|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 3.665
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 949
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.347
Forum mesajları: 12.117
Sayfa izlenimi: 657.708
Bugünkü sayfa izlenimi: 3.625
En son üyemiz: gülizarıhacegan
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.18
|
|

Halidiye.com | Selamlaşmanın Hükmü Nedir ?
Soru: Selamlaşmanın Hükmü Nedir ?Selamlaşmanın hükmü nedir? Baş ve el ile selam vermek câiz midir? |
|
Cevabımız:Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet edilen bir Hadis-i şerifte Hz. Peygamber (a.s.v) şöyle buyurmuştur;
“Mü’min olmadıkça sizler cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de mü’min olamazsınız. Birbirinizi sevdirecek şeyleri size haber vereyim. Selamı aranızda yayınız.” (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbn-i Mace)
Selam verenin selamını almak tek kişi için Farz-ı Ayn, topluluk arasından birilerinin selamını alması ise farz-ı kifayedir. Şuna da dikkat etmek gerekir ki, selamı alırken selam veren kişiye işittirecek ve selamı aldığını bildirecek kadar sesini yükseltmesi vaciptir.
Nitekim Allahu Zülcelal bir ayet-i kerime de şöyle buyurmuştur;
“Bir selamla selamlandığınız vakit siz ondan daha güzeli ile selam alın veya aynısıyla karşılık verin.” (Nisa; 86)
Selam verirken alırken de; demek yeterlidir. Selam alırken başa yi eklemek bir görüşe göre vacip diğer bir görüşe göre menduptur.
Şayet bir topluluk bir tek kişiye selam verecek olursa o da hepsini kasdederek selam alırsa caizdir.
Kendisine selam verilen kişinin muhakkak olarak selamı işitebilmesi için, önce selam verenin sesini yükseltmesi sünnettir. Şayet uyuyan ve uyanık kimselerin bir arada olduğu bir yerde selam veriliyorsa uyanıkların işitebileceği, uyuyanlarında uyandırılmayacağı şekilde selam verir.
Bir kimse birisine selam verse, sonra aradan fazla geçmeden yine onunla karşılaşırsa ikinci, üçüncü ve daha fazla sayıda selam vermesi sünnet olur. Çünkü; “Selamı aranızda yayınız” hadisinin genel ifadesi bunu gerektirmektedir.
Eğer bir kimse, galip zan ile, kendisine selam verilenin selamını almayacağı kanaati varsa bile selam terkedilmez. Diğer taraftan onlara bu edebi öğretmek için küçük çocuklara selam vermekte bir mahzur yoktur ve onların bu selamı almaları üzerlerine vacip değildir. Şayet küçük bir çocuk ergenlik yaşına gelmiş birine selam verecek olursa onun bu selamı alması vaciptir.
Selamlaşma esnasında eğilmek ve yabancı bir kadına selam vermekte mekruhtur.
Hamamda, yemek yiyen veya savaşan kimseye selam vermek, meşguliyeti dolayısıyla mekruhtur. Kur’an-ı Kerim okuyana, Allahu Zülcelal’i zikredene, telbiye getirene, Hz. Peygamber (a.s.v)’in hadisini okuyana, hutbe okuyana, vaaz edene, selam vermekte mekruhtur. Aynı şekilde okunan kur’anı, rivayet edilen hadisi, hutbe ve vaazı dinleyen kimseye, fıkıh tekrarı yapan, hangi tür ilimden olursa olsun ilim öğretmekte bulunan, ilim üzerine çalışan, ezan okuyan ve kamet getiren kimselere ve def-i Hacet eden kimselere selam vermekte mekruhtur. Def-i hacet eden kimselerin selam alması da mekruhtur.
Elle ve başla selam vermeye gelince, elle ve başla selam vermek Yahudi ve Hıristiyanların adetleri olduğundan, bir Müslüman zorunluluk olmadıkça Allah’ın selamını kullanmalıdır.
Nitekim Hz. Peygamber (a.s.v) bir Hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur;
“Başka milletlere benzemeye özenen bizden değildir. Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeyiniz. Yahudilerin selamı el (kaldırmak) ile, Hıristiyanlarında selamı baş (sallamak) iledir.” (Bezzar)
Selamlaşmanın İslam dininde çok önemli bir yeri vardır. Hz. Peygamber (a.s.v)’de Hadis-i şeriflerinde bizi buna teşvik ettiğinden dolayı onun ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Her Mü’min kendisini bu hayırlı amelden mahrum etmemelidir.
Baş ve el selam vermek câiz olmadığı gibi, günaydın gibi sözlerle de câiz değildir. Ancak sesini duyuramayacağı bir yerde olan insana dili ile selam verdiğini anlatmak için eliyle veya başıyla başkalarının selamına benzemeyecek bir hareket yapmasında bir mahzur yoktur. Yine “Es-Selâmü Aleyküm” demekle beraber el ile de işaret edilse veya selamdan sonra, günaydın veya merhaba denmesinde bir sakınca yoktur. (Mirkatü’l-Mefatih; 4/562)
Şunu tekrar yazmakta fayda görüyorum; selamı alırken selam veren kişiye işittirecek ve selamı aldığını bildirecek kadar sesi yükseltmek vaciptir.
Seyda Muhammed Konyevi |
Bu soru - cevap toplam 110 defa okunmuştur. Tarih: 17.04.2008 |
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|