|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.761
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 96
Portal Yazı sayısı: 1.088
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 5.709
Forum mesajları: 22.408
Sayfa izlenimi: 1.046.116
Bugünkü sayfa izlenimi: 4.215
En son üyemiz: haya
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.61
|
|

Elmalılı Hamdi Yazır Efendinin
Meal-i Şerifinden
Kuranı Kerim Meali Şerifi : Saffat
Kur-an'ı Kerim Meal-i Şerifi : Saffat1-Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
2-O haykırıp da sürenlere.
3-Ve o yolda zikir okuyanlara.
4-Ki sizin ilâhınız birdir.
5-O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir.
6-Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
7-Onu her inatçı şeytandan koruduk.
8-Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.
9-Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
10-Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
11-Şimdi onlara sor: "Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
12-Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
13-Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
14-Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
15-Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
16-"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
17-"Önceki atalarımız da mı?.."
18-De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
19-Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
20-"Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
21-(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
22-23-Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
24-Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
25-(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
26-Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
27-Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
28-Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
29-(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
30-"Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz."
31-"Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız."
32-"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."
33-O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
34-İşte biz günahkarlara böyle yaparız.
35-Çünkü onlar, kendilerine: "Allah'tan başka ilâh yoktur" denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
36-Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.
37-Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti.
38-Elbette siz o acı azabı tadacaksınız.
39-Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
40-Sadece Allah'ın ihlaslı kulları müstesnadır.
41-İşte onlar için belli bir rızık vardır.
42-43-Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
44-(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
45-46-İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
47-Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
48-Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
49-Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
50-Derken birbirine dönüp sorarlar:
51-İçlerinden bir sözcü der ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı."
52-Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"
53-"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?"
54-"Siz onu tanır mısınız?" der.
55-Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
56-Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
57-"Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım."
58-59-"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
60-İşte bu büyük kurtuluştur.
61-Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
62-Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
63-Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
64-O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar.
65-Tomurcukları şeytanların başları gibidir.
66-Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
67-Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır.
68-Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir.
69-Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular.
70-Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar.
71-Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
72-Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
73-Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu?
74-Ancak Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka.
75-Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
76-Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
77-Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
78-Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
79-Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
80-İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
81-Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
82-Sonra diğerlerini suda boğduk.
83-Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı.
84-Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
85-O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
86-"Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
87-"Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
88-89-Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
90-O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
91-Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
92-(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
93-Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
94-Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
95-İbrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
96-"Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
97-Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
98-Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
99-Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
100-"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
101-Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
102-Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
103-Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
104-Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
105-"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
106-"Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
107-Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
108-Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
109-Selam olsun İbrahim'e...
110-İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
111-Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
112-Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.
113-Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
114-Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
115-Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
116-Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
117-Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
118-Kendilerini doğru yola çıkardık.
119-Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
120-Selam olsun, Musa ile Harun'a.
121-İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
122-Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
123-Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
124-125-126-Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
127-Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
128-Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
129-Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
130-Selam olsun İlyâsîn'e .
131-İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
132-Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
133-Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
134-Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.
135-Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
136-Sonra diğerlerini helak etmiştik.
137-138-Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
139-Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
140-Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
141-(Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.
142-Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
143-144-Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
145-Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.
146-Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.
147-Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.
148-O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
149-Şimdi sor o seninkilere: Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?
150-Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?
151-152-Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: "Allah doğurdu" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
153-(Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?
154-Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz?
155-Hiç düşünmüyor musunuz?
156-Yoksa sizin için açık bir delil mi var?
157-O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
158-Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
159-Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
160-Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
161-162-163-Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
164-165-166-(Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
167, 168, 169- (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
170- Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
171, 172, 173- Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
174- Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
175- Onlara (inecek azabı) gözetle .Yakında onlar da göreceklerdir.
176- Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
177- Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
178- Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
179- (İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
180- Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
181- Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun.
182-Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. |
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|