|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.625
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.544
Forum mesajları: 16.402
Sayfa izlenimi: 858.807
Bugünkü sayfa izlenimi: 871
En son üyemiz: noxchi
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.16
|
|
Halidiye.com | Teheccüd Namazı
Teheccüd NamazıHz. Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor: "Resulallah (s.a.v.) buyurdular ki: "Her gece, Rabbimiz gecenin son üçte biri girince, dünya semasına iner ve "Kim bana dua ediyorsa ona icabet edeyim. Kim benden bir şey istemişse onu vereyim, kim bana istiğfarda bulunursa ona mağfirette bulunayım" der. Rivayetin Müslim'deki bir vechi şöyle: "Allahu Teâla gecenin ilk üçte biri geçinceye kadar mühlet verir. Ondan sonra yakın semâya inerek şöyle der. "Melik benim, Melik benim. Kim bana dua edecek?" [Buhârî, Tevhid 35, Teheccüd 14, Daavât 13, Müslim,Salâtu'l-Müsâfirin 166, (758); Muvatta, Kur'ân 30, (1, 214); Tirmizî, Daavât 80, (3493); Ebû Dâvud, Salât 311, (1315).]
Hz. İbni Abbas (r.a.) anlatıyor: "Resulallah (s.a.v.) teheccüd namazı kılmak üzere geceleyin kalkınca şu duayı okurdu; "Allahım, Rabbimiz! Hamdler sanadır. Sen arz ve semâvatın ve onlarda bulunanların Kayyumu ve ayakta tutanısın, hamdler yalnızca senin içindir. Sen semâvat ve arzın ve onlarda bulunanların nurusun, hamdler yalnızca sanadır. Sen haksın, vaadin de haktır. Sana kavuşmak haktır, sözün haktır. Cennet haktır, cehennem de haktır. Peygamberler haktır, Muhammed (s.a.v.)’de haktır. Kıyamet de haktır. Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana tevekkül ettim. Sana yöneldim. Hasmına karşı senin (burhanın) ile dava açtım. Hakkımı aramada senin hakemliğine başvurdum. Önden gönderdiğim ve arkada bıraktığım hatalarımı affet. Gizli işlediğim, alenî yaptığım, benim bilmediğim, senin benden daha iyi bildiğin hatalarımı da affet! İlerleten sen, gerileten de sensin. Senden başka ilah yoktur". [Buhârî, Teheccüt 1, Daavât 10, Tevhîd 8, 24, 35; Müslim, Salâtu'l-Müsâfirin 199, (769); Muvatta, Kur'ân 34, (1, 215, 216); Tirmizî, Daavât 29, (3414); Ebû Dâvud, Salât 121, (771); Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 9, (3, 209, 210).]
Hz. Muaz İbni Cebel (r.a.) anlatıyor: "(Bir gece) Resulallah (s.a.v.)’ı yatsı namazı için uzun müddet bekledik, ama gecikti. O kadar ki, bazıları (hane-i saadetinden) çıkmayacağı zannına düştü. İçimizden "Namazını (evinde) kılmıştır" diyen bile oldu. İşte biz bu hal üzere iken Resulallah (s.a.v.) çıktı ve kendisine önceden tahminen söylediklerini tekrar ettiler. Bunun üzerine "Geceye bu namazla girin. (Bilin ki) siz bu namaz sayesinde diğer ümmetlere üstün kılındınız. Bunu sizden önceki ümmetlerden hiçbiri kılmadı" buyurdu . [Ebû Dâvud, Salât 7, (421).]
İbni Ömer (r.a.) anlatıyor: "Resulallah (s.a.v.) şöyle buyurdular; "Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın, sakın onları kabirlere çevirmeyin!" [Buhârî, Salât 52, Teheccüd 38; Müslim, Musâfirîn 208, (777); Ebû Dâvud, Salât 346, (1448); Tirmizî, Salât 331, (451); Nesâî, Salâtu'l-Leyl 1, (3, 197).]
Hz. Bilal (r.a.) anlatıyor; "Resulallah (s.a.v.) buyurdular ki; "Size geceleyin kalkmayı tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yaşayan sâlihlerin adetidir; Rabbinize yakınlık (vesilesi)dir; günahlardan koruyucudur; kötülüklere kefârettir, bedenden hastalığı kovucudur." [Tirmizî, Da'avât 112, (3543, 3544).]
Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor: "Resulallah (s.a.v.) gece namazını hiç terk etmezdi. Öyle ki hastalanacak veya ağırlık hissedecek olsa oturarak kılardı." [Ebû Dâvud, Salât 307, (1307).]
Hz. Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor: "Resulallah (s.a.v.) buyurdular ki; "Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan ve hanımını da uyandıran, hanımı imtina ettiği takdirde yüzüne su döken kula rahmetini bol kılsın. Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, kocası imtina edince yüzüne su döken (hafifçe ıslatan) kadına da rahmetini bol kılsın." [Ebû Dâvud, Salât 307, (1308); Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 5, (3, 205).]
Yine Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor; "Resulallah (s.a.v.) buyurdular ki; "Biriniz uyuyunca ensesine şeytan üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm yerine eliyle vurarak "üzerine uzun bir gece olsun, yat" dilediğinde bulunur. Adam uyanır ve Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür, abdest alacak olursa bir düğüm daha çözülür, namaz kılarsa bütün düğümler çözülür ve böylece canlı ve hoş bir hâlet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde habis ruhlu (içi kararmış) ve uyuşuk bir halde sabaha erer." [Buhârî, Teheccüd 12, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Müsâfirîn 207, (776); Muvatta, Kasru's-Salât 95, (1, 176); Ebû Dâvud, Salât 307, (1306); Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 5, (3, 203).]
Mesrûk (r.a) anlatıyor: "Hz. Aişe (r.a.)' ye sordum; "Resulallah (s.a.v.)' a göre hangi amel efdaldir?" Bana; "Devamlı olan!" diye cevap verdi. Ben tekrar; "Gecenin hangi vaktinde kalkardı?" dedim. "Bağıranı yani horozu-işittiği zaman kalkardı!" diye cevap verdi." [Buhârî, Teheccüd 7, Rikâk 18; Müslim, Müsâfirîn 131, (741); Ebû Dâvud, Salât 312, (1317); Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 8, (3, 208).]
AÇIKLAMA
Resulullah’ın gece kalkış vakti, horozun ötüşüyle tayin ediliyor. İslâm âlimleri bu hadisi açıklarken horozun umumîyet itibariyle gecenin yarısında öttüğünü söylerler. İbnu't- Tîn bu açıklamanın İbni Abbas (r.a.)' ın meselemizi ilgilendiren bir beyanına muvafık düştüğünü belirtir. Bu beyanda (r.a.): "Horozun ötmesi, gecenin yarısında veya az evvelinde veya az sonrasındadır" demektedir. Ancak İbni Battâl: "Horoz gecenin üçte birinde öter" demiştir.
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Resulallah (s.a.v.), bazen olurdu bir ay boyu oruç tutmazdı ve o aydan hiç oruç tutmayacağını zannederdik. Bazen de (öylesine ara vermeden) tutardı ki, o aydan hiç bir günü oruçsuz geçirmeyecek zannederdik. Sen onu, geceleyin namaz kılarken görmek istesen mutlaka görürdün. Geceleyin uyur görmek istesen mutlaka görürdün." [Buharî, Savm 53, Teheccüd 11; Müslim, Sıyâm 180, (1158); Tirmizî, Savm 57, (769).]
Hz. Huzeyfe (r.a.) anlatıyor: "Resulullah (s.a.v.) gece namaza kalktığı vakit ağzını misvakla ovalardı." [Buhârî, Cuma 8, (2, 212), Vudû 73, Teheccüd 9; Müslim, Tahâret 45, (254); Ebû Dâvud, Tahâret 30, (55); Nesâî, Tahâret 2, (1, 8) Bu metin Sahîheyn'e aittir.]
Abdullah İbni Ömer (r.a.) anlatıyor; "Rüyamda elimde bir istebrak (kalın ipek kumaş) parçası gördüm. Cennette her nereye istedi isem bu parça beni (bir kanat gibi) oraya uçuruyordu. Rüyamı (kız kardeşim) Hafsa'ya anlattım, O da Resulallah (s.a.v.)' a anlatmış. Aleyhissalâtu vesselâm, Hafsa'ya: "Kardeşin Abdullah (Allah'ın ve kulların hakkına riayet eden) sâlih bir insan, keşke geceleyin de namaza kalksa!" buyurmuş. Ben bu vakıadan sonra gece namazını hiç bırakmadım." [Buharî, Fezâilu'l-Ashab 19, Mesâcid 58, Teheccüd 2, 21, Tâbir 25, 35, 36; Müslim, Fezâilu's-Sahâbe 139, (2478); Tirmizî, Menâkıb, (3825).]
Ebû Hureyre (r.a.) anlatıyor: "Resulallah (s.a.v.) buyurdular ki; "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç (ayı) Şehrullah olan Muharrem ayıdır. Farz namazdan sonra en efdal namaz da gece namazıdır." [Müslim, Sıyam 202, (1163); Ebû Davud, Savm 55, (2429); Tirmizî, Salat 324, (438); Nesâî, Kıyamu'l-Leyl 7, (3, 207, 208).] |
Tarih: 23.04.2008 Hit: 61
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|