Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» ResimKalesi
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» Ehlullah.com
» İnkişaf
» Tahavi
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» Guraba
» Rıhle Dergisi
» Mehmed Emin Efendi Baba
» İbni Abidin
» Burhan Dergisi
» Menzil.Net
» İslam ve Tasavvuf
» Reddul Muhtar
» Hazırindir
» İslami Multimedya






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.762
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 96
Portal Yazı sayısı: 1.088
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 5.716
Forum mesajları: 22.457
Sayfa izlenimi: 1.048.004
Bugünkü sayfa izlenimi: 1.551
En son üyemiz: ümame

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.61

  Halidiye.com | Simurg Efsaneden de Öte

Simurg Efsaneden de Öte



Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız diyalog sözcüğü Latince’den dilimize geçmiştir. En genel biçimiyle iki veya daha fazla kişinin karşılıklı olarak konuşması olarak izah edebileceğimiz bir sözcük olan “Diyalog” sözcüğü eski Yunan’da da önemli bir karşılık içeriyordu. Sözlü ve yazılı kültürün yaygın olduğu Yunan toplumunda, insanların birbiriyle olan ilişkileri yani diyalogları, düşünsel anlamda bir metafor oluşturuyordu. Bizdeki karşılığı münazaradan biraz farklı belki mülahazaya daha yakın olan bu sözcüğü, tam karşılığı olmadığı için mi bu kadar sık kullanıyoruz bilmiyorum ama Latince’ye, çok da uzak bir toplum değiliz. Büyük bir imparatorluğun başkentinde yaşayan, yamacına tutunan bizler için, kültür ve medeniyet, yanı başımızdaki bir olgu.

Egemen güçlerin tüm dünya insanlığının başına çöreklendiği günden beri, insanlar toplumsal, siyasal, ekonomik ilişkileri birbirlerine üstünlük kurma adına geliştiriliyor. Öğrenmekten ya da bilgi edinmekten ziyade karşımızdakini nasıl etkisiz hale getiririz ondan nasıl fayda sağlarız yaklaşımı doğru, düzeyli, kavramsal bilgi edinmenin de önüne geçiyor. Bu ruh hali toplumun en alt katmanlarında yaşayan insanların gündelik yaşamlarında dahi kendisini dışa vuruyor. Birey olmanın bilincinden ve toplu yaşam kültüründen yoksun bilinçler hayatın gerçekliğini ıskalıyorlar.

Rus yazar Gogol “Palto” adlı eserinde, 1800’lü yılların ortalarında Rus halkının yaşadığı sorunları dile getirir. Bu sorunların kimlerden kaynaklandığını da eserinde çarpıcı biçimde anlatan Gogol, Rus aristokratlarının tepkisini çeker. Gogol’un yazdıklarından rahatsız olan aristokratlar Çar’ın da desteğiyle, Gogol halkına ihanetle suçlarlar. Kimin halkına ihanet ettiği ise çok kısa bir süre sonra ortaya çıkacaktır. Bugün Rus halkının tüm dünyada adlarını dahi bilmediğimiz o aristokratlar değil, Gogol temsil ediyor. Onun dikkat çekme istediği gerçeklere dün kulaklarını gözlerini tıkayanlar, kaybettiler. Çünkü gerçekleri görmezden gelerek, sorunları aşabileceklerini zannettiler.

İnsanlar arasındaki etkileşim ve iletişim tarihin her döneminde vardı ve var olacak. Burada önemli olan bunun insanlığa sunacağı fayda. Avrupa, Ortaçağı bütün karanlığı ile yaşarken, Harun Reşid’in oğlu Halife Memun Bizans’a karşı kazandığı zaferden sonra şu teklifi yapmıştır. 1000 Bizans esirine karşılık, Konstantinopolis’ten 10 değerli kitap. Önce şaşıran Bizanslılar daha sonra bu teklifi kabul etmişler. Ve çok değerli 10 kitabı Halife Memun’a göndermişlerdir. Bu kitaplar sayesinde teknik ilerleme doğuda bir hayli ivme kazanmıştır. Bugün artık bilgiye ulaşmak eskisi kadar zor değil. Güç dengeleri birilerinin lehine diğerinin aleyhine gibi gözükse de, tarihin yasaları işliyor. Toplum olarak, okuyup, araştırmamız, sorgulayıp, tartışmamız gerekiyor. Birbirimizle sıkça konuşmalı ve paylaşmalıyız, neredeyiz ve nereye gidiyoruz sorusunun cevabını aramalıyız.

Simurg, Pers mitolojisinde önemli bir figürdür. Kaf dağının ardından yaşayan, küllerinden yeniden doğan, kuşların hükümdarı olan Simurg aynı zamanda ölümsüzlüğünde simgesidir. Tasvirleri sıkça değişen Simurg sadece Pers mitolojisinde değil, tüm dünyada bilen bir efsanedir. Anadolu’da Anka Kuşu, Batı’da ise Phoneix olarak bilinen Simurg, ulaşılmaz, yenilmez bir kuş olarak anlatılır. Ama Simurg bütün bu ulaşılmazlığı yanından öğretici yönü ağır basan bir efsanedir. Özellikle edebiyatta hatta Türk şiirinde sıkça kullanılan bir imgedir. Firdevsi “Şahname” adlı eserinde Simurg’u çarpıcı bir biçimde anlatmıştır. Simurg’un bize öğrettiği en önemli şey, kararlılık ve inançtır. Simurg’dan yardım istemek için yola çıkan üç yüz kuşun yedi vadiyi aştıktan sonra sayılarının otuza düşmesi, efsanenin en can alıcı yeri. İnsanoğlunun ulaşmak istediği hedefe varmak için karşılaştığı zorlukları ve bu zorlukların sonunda kazandığı erdem, Simurg efsanesinin bir nevi özetidir aslında.

Yaşadığımız dünyada insanlığın vicdanı olma sorumluluğu bugün için hepimizin omuzlarında. Bu sorumluluğu yerine getirmek için, inanç ve kararlılık gerekiyor. Konuşmak için söze, anlatmak için bilgiye, öğrenmek için de biraz cesarete ihtiyacımız var. Simurg bize bunu hatırlatıyor, bir efsaneden daha fazlasını...
  Tarih: 11.04.2008   Hit: 61
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Çene Olimpiyatları 
Mazhar ERGENE 
İctihad Risalesi Ne Olacak ? 
Hüseyin TÜRKERİ 
Havass İlmi Nedir ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Alimlere Şükran Borçluyuz 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4