|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.758
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 96
Portal Yazı sayısı: 1.083
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 5.668
Forum mesajları: 22.226
Sayfa izlenimi: 1.039.397
Bugünkü sayfa izlenimi: 1.533
En son üyemiz: Hamza
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.61
|
|
Halidiye.com | Hat Sanatımız 2
Hat Sanatımız 2Fatih döneminde Osmanlı Hat sanatı oldukça ilerlemiştir. Büyük sanatkârlar bu dönemde önemli eserler vermişlerdir. Bunlardan biri de Akşemsettin’in torunu olan, Mehmed bin Hamza’dır. Şeyh Hamidullah Efendi’nin yetiştirdiği ve icazet verdiği Hamza Efendi Ayasofya Camiî’nin kubbesindeki Nur ayet-i kerimesini yazmıştır. Acem ağa mescidinde bulunan kitabede Hamza Efendi’ye aittir.
Amasî ailesi ise hat sanatımızda yenilikleri icra eden ve kuşaklar boyu bu sanata hizmet eden bir aile olarak karşımıza çıkmaktadır. Amasyalı olan bu ailenin en özgün kişiliği kendine ait hat üslubuyla Abdullah-ı Amasî’dir. Daha sonra yetişen Celâli Amasî ve onun oğlu Cemalî’ Amasî, ve Muhyiddin Amasî de bu aileden yetişen ünlü hattatlardır, Amasya’da bulunan Beyazîd Camiî’nin kubbesinde yazılı olan Fetih suresi, Cemalî’ Amasî’ye aittir.
Fatih Sultan Mehmet döneminde Hat sanatının ilerlemesinin temel etkenlerinden biri de İstanbul’un Fethi’dir. Fatih, İstanbul’un bir kültür şehri olması için çok çaba sarf etmiş, bunun için Avrupa’nın öne çıkan sanatçılarını İstanbul’a getirtmiş ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunan bir çok sanatkarımızı da İstanbul’a gelmeleri yönünde teşvik etmiştir.
Batı ve Uzak doğu harflerinin kullanımıyla Hattı karşılaştırdığımızda hiçbir harf herhalde bu kadar estetik ve sanatsal açıdan bütünlüklü bir biçimde zemine sunulmamıştır. Latin harfleri keskin çizgilerle, uzak doğu yazısında kullanılan harfler ise yine çizginin doğrusallığıyla zemine aktarılır.
Hat yazımı Hattatın dünyasıyla her türlü değişime ve yeniliğe açık bir yazım biçimiyle de diğer harf kullanımlarından farklılık gösterir. Hat sanatı daha çok siyah mürekkeple icra edilse de renkli mürekkep kullanımına da gidilmiştir. Hat yazımı için gerekli olan kalem ve mürekkeptir. Bu kalem kamıştan bir kalemdir. Harflerin büyüklüğü ve kısalığı kalemin ağzının genişliğiyle ayarlanır.
Hattatının kalem tutuşu, kullandığı zemin, yazarken verdiği eğim onun kendi öznel bakışıyla ilgilidir. Bu sanat icra edilirken Hattat daha çok sağ dizini kullanır, oturduğu yerden dizini kendisine doğru çeken Hattat yukarıya kaldırdığı dizinin üstüne bir altlık koyar, bu altlığın üstünde kağıda ya da neye isterse yazmaya başlar. Yazım bittikten sonra tashih işlemi de yapılabilir. Anadolu da bir tabir vardır ‘El emeği göz nuru’ diye, işte hat sanatı bu sözü doğrularcasına bir çabayı ifade eder.
Hat sanatıyla iştigal eden insanların yaşamına baktığımız zaman bu sanatın bir yaşam formuyla örülü olduğunu görüyoruz. Bu yaşam formu Hat sanatını çala kalem yapılan bir uğraş olmaktan çıkartır ona faklı anlamlar yükler.
İstisnasız gittiğimiz her camiî’’de bir hat’la karşılaşırız, bu meyanda Hat sanatı sonsuza kadar yaşayacak bir sanat dalı, ama eskisine oranla, bu gün için Hat sanatıyla uğraşan ve ortaya konan ürünlere baktığımız zaman bu sanat dalının kan kaybettiğini söyleyebiliriz.
Kendi tarihine küsen bir ülkenin kendi sanatıyla barışık olması elbetteki düşünülemezdi, Hat Sanatı da bundan nasibini aldı, 1900’lü yılların başında doğan ve bir silsilenin devamında olan bir çok güzel insan bu sanatı hafızasını silmeye çalışan bir millete taşımaya çalıştı. Bunlardan biri Hafız Mahmut Öncü’dür. Ankara Kocatepe Camiî başta olmak üzere Anadolu’nun çeşitli yerlerinde eserler veren Mahmut Efendi, Beşiktaş’ta bulunan Kaptan İbrahim Paşa Camiî’’nin de yazılarını yazmıştır.
Hafızlığı babasından öğrenen Mahmud Efendi sadece Anadolu’da değil Arap ülkelerinde ve diğer Batı ülkelerinde inşa edilen Camiî’lerde de eserler vermiştir. Mahmut Efendi gibi Anadolu’da Hat sanatının sancaktarlığını yapan bir başka isimde 1937’de Erzurum’da doğan Hasan Çelebi’dir. Bir çoğumuzun namaz kıldığı camiî’lerde eserleri bulanan Hasan Efendi, Mahmud Efendi gibi Hafızdır.
Çağlayan, Yenibosna Camiî, Beşyüzevler Beraat Camiî, Ümraniye Sondurak Camiî, Beykoz Ortaçeşme Camiî, Florya, Darıca Camii, Hasan Efendi’nin eserleriyle süslüdür. Bunun haricinde Hırka-i Şerif Camii kubbe yazısı, Anakara Kocatepe Camiî, Sultan Ahmet Camiî kubbe yazıları gibi bir çok camiimizde eserleri bulunan Hasan Efendi yurt dışında da önemli izler bırakmıştır.
Nerden bakarsak bakalım Hat sanatı bu toprakların çilesiyle, derdiyle havasıyla, peygamber aşkıyla, insan öznesiyle ve daha sayamayacağımız nice birikimleriyle yoğrulmuş, bir sanat dalımızdır. Hat sanatı bir ehl-i gönül sanatıdır. İslam ve sanat deyince verebileceğimiz en güzel örneklerden biridir. Hat ve benzeri sanatları varlığımızın bir parçası olarak görüp, bu sanatlara ilişkin bir şeyler yapma gayreti içersinde olmalıyız. Gayret, bizden olsun yeter ki.. |
Tarih: 05.04.2008 Hit: 32
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|