|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.625
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.544
Forum mesajları: 16.402
Sayfa izlenimi: 858.785
Bugünkü sayfa izlenimi: 849
En son üyemiz: noxchi
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.16
|
|
Halidiye.com | Cihangirde bir miskü amber
Cihangirde bir miskü amberİnsan hayatında önemli anlar vardır. Bunların etkisi bazen çok şeyi belirleyici olur. Bir şeyin farkına varmak için bir şeylerin sebep olması gerekiyor.
Cihangir ve camii İstanbul zenginliğinde küçük bir ayrıntı gibidir. Oysa onun etrafında dönen zengin bir ruh bulunmaktadır. Bir Cuma günü, bir niyetle bir iş için ve bir sevgili dostumun doğup büyüdüğü bir cami haziresindeki bir müştemilatı, camisi, çevresini görmek üzere gittiğimde beni bekleyen sürprizlerin çokluğu sarıp sarmaladı.
Namaz öncesi cemaatle yaptığımız sohbette, cami, çevresi ve menkıbeler ilgi alanımı giderek genişletti. Daha sonra Çankırı’da Hafız Yusuf Efendi ile yaptığımız telefon görüşmesinde, cami ve oluşuyla ilgili anlattıkları daha bir dikkatimizi oraya yönlendirdi. Hafız Yusuf Efendi emekli, Ankara’nın Akyurt’unda ikamet etmede. Cami çevresinde Yanık Hafız diye bilinir. Uzun yıllar burada görev yapar. İlk yıllarında çok zor ve çileli anlar yaşar. Cemaatten Çankırılı biri anlattı. Bir gün çocuklarına götürecek ekmeği bile yokken, caminin müezzin odasında rahlesinin üzerinde Kur’an-ı Kerim okur. Kendi içinde “Allah rezzaktır, bir kapı açılır.” der. O arada, biri omzuna dokunur, yanına bir çanta bırakır. Hafız Yusuf Efendi dönüp bakmaz bile. Kur’an-ı Kerim’i okuyup bitirdikten, fatihasını okuduktan sonra, bakar ki çantada sıcacık simitler. Onu alıp çocuklarına götürür ve yedirir. Bunu, sevgili dostum da doğruladı. “Bunu ayniyle yaşadık” dedi.
Caminin yapılış gerekçesi: Bir gün Kanuni Sultan Süleyman avlanmak üzere gittiği bu bölgede, ormanlığın içinde bir grup dervişin zikir etmekte olduğunu görür. Onlarla yaptığı sohbette, Şeyh Hasan efendi buraya bir cami yapılmasını ister. Kanuni sadrazama talimat verir cami yapılmaya başlanır. Orada şeyh Hasan Efendi için de bir yer yapılır. Kanuni’nin oğlu Şehzade Cihangir ise konuşmuyor. Sadrazamı bir gün şeyh Hasan Efendiye gönderen Kanuni “Efendi Cihangir için dua buyursun, konuşmuyor konuşsun” der. Şeyh Hasan Efendi “İnşallah konuşur” karşılığını verir. Dönüp geldiklerinde Cihangir’in konuşmaya başladığı görülür.
Şeyh Hasan Efendi ile Aziz Mahmut Hüdai arasındaki gönül muarefesi, birbirlerine gidiş gelişleri. Boğazda Hüdai Yolu diye bilinen manevi yolun oluşu.
Bazı anlar vardır ki anlatılamaz. O ruhu yaşamak gerek.
Çankırılı amcanın adını bile soramadım. O namaz öncesi ve sonrası beni hiç yalnız bırakmadı. Sürekli bilgi verdi. Belki de benim için asıl sürpriz ezan okunduktan ve biz camiye yönelirken, demir parmaklıkların hemen bitişiğindeki bir ağaçtan koparıp bana verdiği bir dal ve çiçekler idi. “Bu misk u amber ağacıdır. Senede iki kere çiçek açar. Bu padişah tarafından buraya dikilmiştir.” Alıp kokladığımda kokusu ruhumu sarıp sarmaladı. Misk a amberi ilk kez görüyordum. Beni derin bir duyguya ve ötelere götürdü. Bu ruhun güzelliğinin insan ruhunu kuşatışı ve tarihin içinden akıp gelen bir güzellik olduğunu o an hissettim. Tarihin kokuydu, bizim tarihimizin ve geleneğimizin. Padişahların ince ruhunun bir yansımasıydı. O camiin ruhundan beslenenlerin taşıdığı güzelliği yansıtıyordu.
Cami, Şehzade Cihangir ve Hasan Efendi, Kanuni hakkında geniş bir inceleme gerek. Belki de bu kültürün, düşüncenin ve bu güzelliklerin bir anlatısı gerekiyor. Daha da önemlisi ruhumuzun yansıması yeterince verilemeyince biz kendimizi tanıyıp anlamada güçlük çekiyoruz. Hayatın incelikleri, zarafeti bu güzelliklerde gizlidir. Bu ruhun insanı da kendisi gibi güzeldir, zariftir, nahiftir. Bu, her insana nasip olmaz. Bu asil ruh insanı derinden kavrar ve bir güzellik abidesi olarak yükselir.
Misk ü amber Osmanlı mıdır, Şeyh Hasan efendi midir, Şehzade Cihangir midir, Kanuni Sultan Süleyman mıdır, Hafız Yusuf Efendi midir, sevgili can dostum mudur, Çankırılı amca mıdır? Marmara denizine hakim ve Üsküdar’a karşıdan bakan bu güzellik İstanbul ruhunun bir yansıması. Manevi bir zenginliktir Cihangir Camii, çevresi ve ruhu. |
Tarih: 05.04.2008 Hit: 70
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|