|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 3.642
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.240
Forum mesajları: 11.807
Sayfa izlenimi: 641.943
Bugünkü sayfa izlenimi: 292
En son üyemiz: kaptanyamağı
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.18
|
|
Halidiye.com | Çile Çekmeden İlim Öğrenilmez
Çile Çekmeden İlim Öğrenilmez
Çile çekmeden ilim öğrenilmez!
Endülüslü Baki'nın kıssası en şaşırtıcı ve en nadir kıssalardan birisidir. Endülüs'ten İslâm ülkesinin doğusuna İmam Ahmed b. Hanbel ile görüşmek amacıyla yürüyerek yolculuğa koyulan bu âlimin başından ilginç olaylar geçmiştir. Endülüslü Baki b. Mahled, İspanya'dan, Bağdat'a kadar yürümüştür.
Bağdat'a, Ahmed b. Hanbel'in yanına vardığında onun hapsedilmiş ve insanlarla görüşmesinin yasaklanmış olduğunu gördü. Günümüz kanunlarına göre mecburi ikamete tabi tutulmuştu. Baki b. Mahled, kimseye sezdirmeden onunla karşılaşmanın bir yolunu buldu. Kimsenin hatırına gelmeyeceği bir şekilde ondan ilim öğrendi.
* * *
Baki b. Mahled, Bağdat'a doğru yola çıktığında henüz yirmi yaşındaydı. Onun bütün amacı İmam Ahmed b. Hanbel ile karşılaşarak ondan ilim öğrenmekti.
Baki b. Mahled'den dinleyelim:
"Bağdat'a yaklaşınca Ahmed b. Hanbel'in karşılaştığı mihnet ve sıkıntıya dair haberler bana ulaştı. Onun başkalarıyla görüşmesinin ve ondan ilim dinlenmesinin yasaklanmış olduğunu haber aldım. Bundan dolayı olabildiğince üzüldüm. Kalacağım bir yer aradım ve hanlardan birisinde kiraladığım bir odaya eşyamı yerleştirir yerleştirmez hemen büyük camiye gittim. Maksadım; ders halkalarında oturmak ve onların müzakere ettikleri konuları dinlemekti.
Oldukça değerli bir halkaya oturdum. Hadis ravilerinin durumunu açığa çıkartmak suretiyle zayıf ya da kuvvetli diye bu ravileri değerlendiren bir adam gördüm. Yakınımda bulunan birisine:
–Bu kim, diye sordum. O:
–Bu Yahya b. Main'dir, dedi.
Baki b. Mahled, bu mecliste Yahya b. Main'e birkaç soru sorduktan sonra, ona Ahmed b. Hanbel hakkında soru sormaya başlayınca Yahya b. Main şaşırmış ona dönerek:
–Bizim gibi birisi Ahmed b. Hanbel'in durumunu açığa çıkartır mı? O Müslümanların imamı, en hayırlıları ve faziletlisidir, diye cevap verdi.
Baki b. Mahled anlatmaya devam ediyor:
"Sonra oradan çıkıp Ahmed b. Hanbel'in evini bana gösterecek kimseler araştırdım. Bana evi gösterildi, kapısını çaldım. Yanıma çıkıp geldi. Kapıyı açtı. Tanımadığı bir adamla karşılaşmıştı, ona dedim ki:
–Ey Abdullah'ın babası! Ben burada yabancı birisiyim. Bu şehre bu ilk gelişimdir. Ben hadis öğrenmek isteyen ve sünneti toplayan biriyim. Benim yolculuktan amacım sadece yanına gelmektir, dedim. Bana:
–Evin içerisine doğru giden şu girişten gir ve kimse seni görmesin, dedi. Bende denileni yaparak içeri girdim. Bana sordu:
–Nereden geliyorsun? Ben:
–Çok uzak, Mağrib'den geliyorum, dedim. Ahmed b. Hanbel:
–Afrika mı? diye sordu. Ben:
–Ondan da uzak, ülkem olan Endülüs'ten Afrika'ya ulaşabilmek için denizi aşmam lazım, dedim. Ahmed b. Hanbel:
–Yerin gerçekten uzakmış, senin gibi birisinin istediğini elde etmesi için ona yardımcı olmak kadar sevdiğim hiçbir şey yoktur, fakat gördüğün üzere ben şu anda muhtemelen sana haberi ulaşmış olduğu gibi mihnet ve sıkıntı ile karşı karşıyayım. Ben:
–Evet, öyledir, ben yanına gelmek için şehrine yaklaştığım sırada haber aldım, dedim.
* * *
Baki b. Mahled anlatmaya devam ediyor:
Ona devamla şunları söyledim:
–Abdullah'ın babası, bu benim buraya ilk gelişimdir. Ben bu şehirde tanınan birisi değilim. Eğer bana müsaade edersen her gün senin yanına dilenci kılığı ile gelir, evinin kapısı önünde dilencilerin söyledikleri sözleri söyler, sende buraya çıkarsın. Her gün bana sadece bir hadis dahi nakledecek olursan bu kadarı bile bana yeter. Ahmed b. Hanbel:
–Tamam, ancak ders haklarında ve hadis rivayet eden kimselerin yanında seni kimsenin görmemesi şartıyla bunu yaparım. Ben:
–Şartına uyacağım, dedim.
* * *
Baki b. Mahled anlatmaya devam ediyor:
Sonraki günlerde, elime asamı alır başıma bir bez parçası sarar, kâğıdımı, mürekkep hokkamı elbisemin yenine yerleştirir, arkasından onun kapısına gelerek şöyle bağırırdım:
–Allah ecrinizi versin, Allah'ın rahmeti üzerinize olsun. O da yanıma çıkar gelir, evin kapısını kapatır ve bana iki, üç ya da daha fazla hadis naklederdi. Sonunda ondan yaklaşık üçyüz hadis kadar rivayet ettim.
Onu bu şekilde mihnete maruz bırakan kişi ölene kadar aynı işe devam ettim. Ondan sonra yönetimin başına gelen kişi ehl–i sünnet mezhebine mensuptu. Bunun üzerine Ahmed b. Hanbel ortaya çıktı ve ünü yayıldı. Herkesin gözünde büyüdü, imamlığı yüceldi. Develer sırtında ondan ilim öğrenmek için yolculuklar yapılmaya başlandı. O da benim sabrımı takdir ediyor ve bu manada beni kayırıyordu. Bundan dolayı ders halkasına vardım mı bana yer açar ve kendisine yakın oturtur, hadis öğrenmek isteyenlere şunları söylerdi:
–İşte buna ilim talebesi adı verilebilir. Sonra da onlara başımızdan geçenleri anlatırdı. O hadis yazılı sahifeleri elden bana veriyor, kimi zaman kendisi bana okuyor, kimi zaman da hadisi ona ben okuyordum.
* * *
Daha sonraki zamanlarda Baki b. Mahled rahatsızlanır. Hastalığından dolayı da Ahmed b. Hanbel'in meclisine katılamaz. İmam Ahmed onun ders halkasında bulunmadığını görünce sebebini araştırdı. Hasta olduğunu öğrenince, kaldığı yerde onu ziyarete gitti. Baki b. Mahled, Bağdat'ın kenar mahallelerinde bir handa kalmaktaydı. İmam Ahmed'in hana gelişi dolayısıyla yer yerinden oynadı. Handakiler:
–Evet, bakın işte Müslümanların imamı geliyor, diyorlardı. Hanın sahibi Baki b. Mahled'in yanına koşarak ona:
–İşte Müslümanların imamı sana doğru, seni ziyarete geliyor, dedi. İmam Ahmed, Baki'nin başucunda oturdu. Odası ilim sahipleri ile dolup taşmıştı. Hatta onlardan bazıları kalemleri ellerinde olduğu halde ayakta dikiliyorlardı. İmam Ahmed ona:
–Allah seni afiyet mertebesine yükseltsin ve şifa veren sağıyla hastalığı gidersin, dedi. Baki diyor ki:
–Kalemlerin onun söylediği sözleri yazdığını gördüm.
İmam Ahmed çıkıp gidince handakiler Baki'ye oldukça iyi davranmaya başladı, güzel muamele ediyorlar, ona yatak, yorgan ve güzel yemekler getiriyorlardı. Bu hususta Baki diyor ki:
–Onlar hastalığımda bana öyle baktılar ki; eğer yakınlarım arasında olsaydım, bana bu kadar bakamazlardı. Buna sebep ise o Salih insanın hastalığımda gelip beni ziyaret etmeseydi.
|
Tarih: 04.04.2008 Hit: 34
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|