Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 3.677
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 952
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.388
Forum mesajları: 12.226
Sayfa izlenimi: 665.629
Bugünkü sayfa izlenimi: 3.075
En son üyemiz: veterinerhkm54

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.18

  Halidiye.com | Şifa Ayetleri

Şifa Ayetleri

Doç.Dr. Hüseyin VAROL

DERTLERE VE HASTALARA ŞİFA AYETLERİ

ÂYETÜ'L–KÜRSİ
Peygamber Efendimizin sevgili torunu Hazreti Hasan Radıyallahu Anhum'dan gelen bir rivayette Resulullah Sallallahu Aleyh' ve Selem şöyle buyurdu:
"Şu 20 âyeti okuyan;
'Her türlü Mârid (güçlü inatçı, şerrir) şeytanın şerrinden; zâlim sultanın zulmünden; saldırgan hırsızın zararından; ve vahşi yırtıcıların vahşetinden Allah'ın izniyle korunacağına garanti veririm" buyurdular.
Kainatin Efendiisnin haber verdiği ayet–i kerimeler şunlardır:

BAKARA SÛRESİNİN 255. ÂYET–İ KERİMESİ
(ÂYETÜ'L–KÜRSÎ)
"Allah, O'ndan başka ilah yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

EL-HAŞR SÛRESİNİN 22. 23.
VE 24. ÂYET–İ KERİMELERİ
"O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka ilah yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır. O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir."

ARAF SÛRESİNİN 54.55. VE 56.
ÂYET–İ KERİMELERİ
"Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'a istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah'tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir! Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez. Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır."

SAFFAT SÛRESİNİN 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8.
9. VE 10. ÂYET–İ KERİMELERİ
"Saf saf dizilmişlere, toplayıp sürenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki, ilâhınız birdir. O, hem göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, hem de doğuların Rabbidir. Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik. Ve (gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk. Onlar, artık mele–i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.

RAHMAN SÛRESİNİN 33. 34. VE 35.
ÂYET–İ KERİMELERİ
"Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız."

PEYGAMBERİMİZİN
OKUMA İLE TEDAVİ ETMESİ
Peygamberimizin bir lemem(nüzul veya cünun) hastasını, rukyâsı(tedâvîsi):
Bir görüşe göre isnâdı zayıf denilen, fakat el–Hâkim'in: "Bu hadis mahfuz sahîh" dediği, Abdürrahman b.Ebi Leylâ'nın rivayet ettiği şu hadise göre Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "lemem" yani bir nevi nüzûl veya cünûn(delilik) gibi bir hastayı şu şekilde rukyâ ile tedâvî ettiği ve hastanın şifa bulduğu anlatılır:
Peygamberimiz hastayı önüne aldı ve üzerine sırasıyla şu âyetleri okudu:
"Fatiha–i Şerife, Bakara Suresinin ilk beş ayeti kerimesi. Yine Bakara surenin 163. ve 164. ayet–i kerimeleri. Sonra Âyetü'l–Kürsî, el–Bakara suresinin 255. ayet–i kerimesi.
Ve yine Bakara Suresinin sonundaki, 284. 285. ve 286. ayet–i kerimeleri.
Daha sonra Êl–i Imrân Suresinin 18.âyet–i kerimesini okudu.
Sonra El–Ârâf suresinin 54.âyet–i kerimesi, El–Mü'minûn Suresinin 116. âyet–i kerimesi, Sâffêt Suresinin başından on âyet–i kerime, Cin suresinin 3.âyet–i kerimesi, Haşr sûresin sonundaki 3 âyet–i kerime, son olarak, Kur'ân'ın sonundaki İhlâs, Felak ve Nâs Surelerini okudu.”
İbn–i Kayyim el–cevziyye'nin "Et–Tıbbü'n–Nebevi" adlı eserinde(sah.51–55), İbn–i Abbas Radıyallahu Anhum'un rivayetine göre:
"Peygamberimize bir kadın geliyor:
–Ya Rasulullah! Beni sar'â hastalığı tutuyor ve o esnada üstüm başım açılıyor, bana düâ ediver şifa bulayım, diyor.
Peygamberimiz:
–Eğer istersen sabret bu hastalık sâyesinde Cennetlik ol; istersen düâ edeyim şifa bul, diyor.
Kadın:
–Sabredip cennetlik olayım, yalnız üstüm başım açılmaması için düâ ediver, deyince o hususta peygamberimizin düâsını alıyor.
İbnü Kayyim bu hastalık hakkında uzunca verdiği izahatlar arasında şu hususları hatırlamak faydalı olur sanırım.
Habis bir ruhun o kişiyi istila etmesi ruhuna girmesi bu hastalığın sebeplerinden biridir. Ekseriyetle hayatını dünya zevklerine bağlamış, kendini kötü insanlara ve arkadaşlara yaslamış Allah'a yönelmekten, ibâdet ve tâattan uzak, inancı zayıf, âhireti ve ölümü aklına getirmeyen...., işte bu tarz insanlara musallat olur.
Bu hastalığa Karşı, En kuvvetli bağışıklık ve tedâvî, Allah'a, Âhirete, ölüme, tekrar diriliş ve hesap gününe kuvvetli bir inanç, irâde ve azim kuvvetiyle, gereğini yapma ve ona göre kendini hazırlama seferberliğine girmesidir. İnsanda azmi, iradeyi ve benliği zayıflatan ve yıpratan düşmanların başında Sigara ve İçki Tiryâkiliği vardır. "Bırakamıyorum!" deyen veya, "Bırakacağım" ile yıllarını sağlığını, iradesini ve azmini tüketen insan, bu türlü maddi ve manevi tüm hastalıklara: buyurun! Kapılarını açmış, ve şahsiyetini kendi eliyle ayakları altına almış, Allah'a gerçek kulluğunu edâ etmesi için Allah'ın verdiği en büyük nimetlerden biri olan sağlık ve âfiyet nimetine karşı nankörlük ve ihânet etmiştir.

* * *
Peygamberimiz bazı sara hastalarına o halde iken rastladığında, varır o hastayı tutar ve o anda onda bulunan habis ruha hitâben:
"Çık oradan Ey Habis ruh! Ben Rasûlullâh'ım" derdi. Bazı ilim ehlinin, o haldeki hastanın kulağına eğilip bazı âyetler ve düâlar okuduğu ve bu şekilde saralı hastanın ayıldığı görülmüştür. Bilhassa âyetü'l–Kürsî, İhlas ve Muavvizeteyn okunur, ayıldıktan sonra da kendisine bu sureleri devamlı okuması tavsiye edilir.
Peygamberimizin ismi kullanılarak yapılan düalar, O'nun güzel ahlakını bilfiil yaşayanlar için çok tesirlidir. :
Osman b. Hanif Radıyallahu Anh anlatıyor: Bir gün Peygamberimize bir âmâ geldi:
–Ya Rasûlellah! Bana düâ ediver de gözlerim açılsın, dedi.
Rasûlüllah:
–Bıraksam da mükâfatına kavuşsan?
Adam:
–Ya Rasûlellah çok zor geliyor bana.
Rasûlüllah:
–Öyleyse kalk abdest al, iki rek'at namaz kıl ve Şöyle söyleyerek Allah'a yalvar:
"Allahümme inni es'elüke ve eteveccehü ileyke bi'n–Nebiyyi Muhammed, Nebiyyi'r–rahmeh. Yâ Muhammed! İnni eteveccehü bike ilâ Rabbî, en yekşife li an basarî . Allahümme şeffi' hü fiyye ve şeffi' nî fi nefsî."
"Allah'ım! Ben Rahmet Nebisi Muhammed ile sana yöneliyorum. Ya Muhammed! Ben Seninle Rabbime yöneliyor ve gözlerimi açmasını istiyorum. Allah'ım! Peygamberimizin benim için bu şefaatini kabul et ve benim de kendim için bu düâmı kabul et." dedi ve o an gözleri açıldı.
Peygamberini sevdiğini, gerçek amelleriyle perçinlemiş bir Müslüman da, aynısını yapabilir ve Allah'ın yardımını biiznillah görebilir.

AYETÜ’L–KÜRSİ
HAKKINDA
Übey b.Ka'b, merfuan rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz:
"Allah'ın Kitâbı Kur'an'da en efdal, en Âzam âyet, Âyetü'l–Kürsî'dir.Nefsimi kudret elinde tutan Rabb'ime kasem olsun ki: Kıyâmet gününde dile gelerek Arş–i Âlâ'nın ayağında Allah'ı takdis edecektir." buyurmuştur.
Abdullah b.Mes'ud rivayetiyle gelen bir hadiste de, Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Allah–u Azze ve Celle gökte ve yerde Âyetü'l–Kürsî'den daha âzam bir şey yaratmamıştır."

ÂYETÜ’L–KÜRSÎ MUHAFIZ
ve Şifâ âyetlerindendir
Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği bir hadise göre:
"Ayetü'l–Kürsi'nin okunduğu evden şeytan kaçar. Akşam okuyan sabaha kadar; sabah okuyan akşama kadar Allah'ın hıfzında ve korumasında olur."
Hazreti Hasan, babasından, O'da, Peygamberimizden naklen rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurdu:
"Her farz namazdan sonra Âyetü'l–Kürsî'yi okuyan, gelecek namaza kadar Allah'ın zimmetinde ve muhâfazasında olur."

ARŞ’IN HAZİNESİNDEN
DÖRT CEVHER
Ebu Ümâme'nin rivayet ettiği diğer bir hadis–i şerifte de Peygamberimiz şöyle buyurdu:
"Arş'ın altındaki hazineden dört cevher nâzil olmuştur ki: oradan onlardan başkası inmemiştir:
1.Ümmü'l–kitâb( el–Fâtiha) ki, onun hakkında Rabb'imiz:
'Şüphesiz o, Bizim katımızda, Ana Kitab'da mevcûd yüce ve hikmet dolu bir kitab'dır." buyurmuştur.
2. Âyetü'l–Kürsî;
3. Sûretü'l–bakara;
4.Sûretü'l–Kevser'dir."

* * *
Esmâ b. Yezid'in Peygamberimizden rivayetine göre:
İsm–i Âzam şu iki âyettedir:
1– "Allah'ınız bir tek Allah'tır. O, merhamet eden Rahmân ve Rahîm olandır. O'ndan başka Allah yoktur."
2–Êl–i Imrân suresinin birinci âyeti: Elif Lâm Mîm. Allah Birdir O'ndan başka İlah yoktur. O, Hayyu'l–Kayyûm'dur."

* * *
Übey b. Ka'b'ın rivayeti: Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir adamın şu duayı yaptığına şâhid oldu:
"Allahümme innî es'elüke bi ennî eşhedü enneke ente'llâhu'llezî lâ ilâhe illâ ente, el–Ehadü's–Samedü'llezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüven ehad."
Peygamberimiz şöyle buyurdu:
"Adam, İsm–i Âzam ile duâ etti ki onunla yapılan düâ kabul olur; Onunla istenir ise, mutlaka verilir."

* * *
Enes b.Mâlik anlatıyor:
"Peygamberimizle bir toplantıdaydık, bir adam da namaz kılıyordu, rükûsunu secdesini ve teşehhüdünü bitirdikten sonra şöyle duâ etti:
"Allahümme innî es'elüke bi enne leke'l–hamdü lâ ilâhe illâ ente Bedîu's–semâvâti ve'l–ard, yâ Ze'l–Celâli ve'l–ikrâm, yâ Hayyu Yâ Kayyûm."
Bunun üzerine Peygamberimiz:
İsm–i Âzam ile duâ etti ki onunla yapılan düâ kabul olur; Onunla istenir ise, mutlaka verilir." buyurdular.
Devam edecek, gelecek sayıda "bir cinnî Âyetü'l– Kürsî'deki sırrı öğretiyor.
  Tarih: 03.04.2008   Hit: 130
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Uşşakilik 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4   Tasarım, hosting: Gisa
eXTReMe Tracker