Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.625
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.544
Forum mesajları: 16.402
Sayfa izlenimi: 858.784
Bugünkü sayfa izlenimi: 848
En son üyemiz: noxchi

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Az Odun Suyu Kaynatmaz

Az Odun Suyu Kaynatmaz

Bir ihvan neden terakki etmez, derseniz, bugün size bundan bahsedeyim. Efendimizin misallerini vereyim size. Çok güzel güzel misaller getirirdi Sami Efendimiz. Bir gün bir ihvanı geliyor, “Efendim, bir türlü ilerleyemiyorum.” diyor, Efendimiz de: “Ocağının altında odunlar az, rabıtan az da ondan. Kaynatmıyor, o çarkı döndürmüyor attığın odunlar.” diye cevap veriyor. Açıktan görüyor hâlini ve derdini söylüyor. Efendimiz söylüyor ben de haber veriyorum.

Meselâ: Elma, armut vs. meyveleri düşünün. Bunları birbirine aşılamak istediğinizde hem meyve aşılanmaya müsait olacak, hem de mahir bir aşıcıya ihtiyacınız var. Yoksa ne yeni bir meyve oluşur, ne de eski meyveden bir tat kalır. Tatsız, kokusuz, zehir gibi acı bir şey çıkar ortaya. Yenmez, zayi olur. Meyve sulu olacak, aşıcı sulu olacak. Ham olduğunu bile bile tarikat yolu gösterilmez insana. Mukaddime verilmeli önce. Bir zaman bekletmeli. İmanının sıhhatini ve ihlâsını iyice tecrübe etmesi lazım bu yola tâlip olan kişinin.

Efendimiz diyor ki; “Duvara birkaç defa vurun da, kırılmayan testileri alın” “Hemen kırılıveren adamları almayın” diyor. Şöyle diyor: “Kalplerin şifası Allah Allah Allah Allah” demektir. Ağacın yaralı dalı varsa rabıta kalemi ile sararsın. Gereken dalları budarsın. Ne kadar kötü ahlâkı olsa da kalbinde halis bir teslimiyet taşıyan kişi bu yolda kemâle erer. Cansız dalları budanır, taze filizler vermeye başlar; göverir.

Efendimiz derdi ki: “Bizim huzurumuzda dursun da, o kişinin kalbine manevî tohum düşmesin; bu mümkün olmaz. Tohumun tutacağından kimse şüphe etmesin…”

Ama burada bir incelik var. Eğer tarla temizlenmemişse, ayrık otları toplanmamışsa, manevî tohumla birlikte bu otlar da büyür. Onun için mücahit çapasını eline alacak, o kötü ahlakları bir güzel çapalayacak. Çapalama işini, çabalama işini kişi kendi yapacak. Bizi ileri göndermeyen kötü ahlaklar. Cihat edin kötü ahlâklarınızla. “Siz çapalama işini güzel yaparsanız, füyûzat suyunu da ben koyarım”, derdi Efendimiz.

Hırsını, tamahını, buhlunü, adavâtını, kinini, buğzunu, riyasını, süm’asını, kişi kendi gayretiyle yenmeye çalışacak. Büyüklerimiz, su vermeye hazır bekliyorlar. Amma bakıyorlar, tarla temizlenmemiş. Su verseler ayrık otları da boy atacak. Çapalama kesintisiz olacak, rabıta kalemi de sıkı duracak; o zaman o gönülden kaynak suları fışkırır. Çaputlarımızı atamıyoruz, ahlâkımızı çapalamıyoruz, emeğimizi riya, süm’a, nefis, şeytan rüzgarları alıp götürüyor.

Bunun için terakki edemiyoruz. Fidanı sıkı bağlayacağız; sağa sola meyil vermeyecek. Neyle bağlayacağız: Emri bi’l marûf nehyi ani’l-münker ile. Allah’ın emrettiklerini tutup nehy ettiklerinden kaçmak suretiyle iyice bağlayacağız. Rüzgar esse bile üzerinden geçer gider o zaman, bağlı kazığa zarar veremez. O ağaçtan artık zamanla irfan meyvaları toplanmaya başlanır.

Rabıtaya sıkı tutunup “Allah Allah Allah” demeye devam edin, bakın nasıl meyva verecek o ağaç.

Es’ad Erbili (k.s.) 69. mektubunda şöyle buyurmuş: “Muhabbet-i masivaya meftun bir kalp ile mahbûb-ı hakikinin huzuruna varılmaz” Üstâd-ı Ekrem Efendimiz (k.s) bunu Yüksek İslâm Enstitüsü’nden bir Hocaefendiye yazmış. Biz, köylümüze konuşuyoruz. Dağda çoban olsa sözümüzden anlaması ve hazzetmesi lâzım. Sözü büyükler sarf etmeli, en küçüklerimiz de anlamalı.

Onun için sözü döndürüp konuşuyorum.
Mahbub-û Hakikimiz Allah celle celaluhu. Sevgilimiz, Allâhımız. Bizden razı olduğu gün kurtuluruz. Hiç başka türlü ibadetin faydası olmaz. Baş olayım, ayak olayım. Cennete gireyim. Şunu bulayım. Hiç bunun için ibadet etmeyin. Kalbinizde başka bir şeyin muhabbetiyle Allah’a ibadet etmeyin. Sırf Rıza-yı İlahiyeyi istediğimiz için Allah’a ibadet edelim inşallah.
Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a.
  Tarih: 28.03.2008   Hit: 60
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Halvetilikte rabıta varmı ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker