-
Yusuf as. Hapishane kapısına şunları yazıd
: “ Burası belaların menzilleri, dirilerin mezarları, düşmanların sevinme yeri
ve dostların tecrübe edilme yerleridir. “
-
Ruh ; kalbin beşeriyet vasıfları
hapishanesinden kurtulması için çalışır, gayret eder ki kalb eşyanın hakikatinin
keşfinde kendisine halisane bir şekilde tahsis etsin “
-
Kimin kulluğu yoksa ; o kişinin yanında
ahiret dünyadan daha hayırlı olmaz.
-
Kim bir yere düşer ve orada da yemek ve
içmeye kadir olamaz ise (yiyecek ve içecek bulamazsa) orada Allah-u Teala
Hazretlerinin Samed ism-i şerifiyle meşgul olsun, O’na kafidir.
-
Muhabbet (Sevgi) Kalbin mıknatısıdır.
-
Alemin bütün zerreleri ne kadar hile
bilseler ve yapsalar ilahi kaza ve kaderin önüne geçemezler.
-
Zühdün hepsi tevekkülün en aşağı kapısıdır.
-
Tefviz (işlerini Allah’a ısmarlama ve
hakiki tevekkül meydanına düşen kişinin bütün muradları ayağına gelir, gelinin
süslenip kocasına gitmesi gibi…
-
Salike düşen vazife Allah-ü Teala
Hazretlerine tevekkül etmek, işlerini Allahü Tealaya ısmarlamaktır.
-
Mikdad bin Esved (r.a.) İslam Tarihinde at
üzerinde Allah yolunca cihad eden ilk kişidir. (Bedir)
-
Bedir ‘de Sahabenin tek atı, 90 devesi,
altı zırhları , sekiz kılıçları vardı. 313 kişiydiler, yetmişi muhacirlerdendi.
-
Efendimiz sav.’in sancaktarı Hz. Ali bin
Ebi Talib’di. Ensarın sancaktarı Sad bin Ubade ra. İdi.
-
Bedir’de meleklerin hepsinin sarıkları
beyazdı. Cebrail as.’inki hariç. Cebrail as.’ın sarığı Zübeyir bin Avvam r.a.’inki
gibi sarıydı.
-
Hüç şüphesiz yakini kuvvet ; nefsin
kirlerinden kalbi temizlemekle olur.
-
İbrahim Havvas Hazretleri buyurdular ki :
Kalbin devası beştir :
1.
Mideyi boş tutmak,
2.
Geceleri (ibadet) için kalkmak,
3.
Seher vaktinde Allah-u Teala Hazretlerine
tazarru edip yakarmak
4.
Düşünerek Kuran-ı Kerim okumak
5.
Salihler ile oturmak
-
İmanları ile beraber faizden kaçınmayan ve
korunmayan kişilerin cehennem ateşinden kurtulmaları mümkün olmadığına göre
kafirlerin kurtulmaları hiç mümkün değildir.
-
İsa as. “ İki kere doğmayan kişi semavat ve
yeryüzünün melekutuna giremez, yüksek derecelere eremez “ buyurdu.
-
İki kere doğmaktan maksat nefsin hayvani
sıfatlardan tezkiyesiyle, hayvani sıfatlardan çıkmaktır. Melekute ermek ise
ruhani sıfatlar ile süslenmektir.