Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Guraba Mecmuası
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 3.608
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 918
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 2.890
Forum mesajları: 10.721
Sayfa izlenimi: 610.348
Bugünkü sayfa izlenimi: 2.292
En son üyemiz: al-mutasawwifa

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Simge / Şiar

Simge / Şiar

Mahmut TOPTAŞ / Milli Gazete

Kendisi Konya’da toprak ağası olan biriyle terzi dükkanında görüşürdük. Mehmet Ali Aybar’ın partisinden Milletvekili adayı olmuş, kazanamamıştı. Kendisini Marksist olarak tanıtırken Marksist kelimesini doğru söyleyemezdi.

Dinle hiçbir bağının olmadığını söyleyerek konuşmayı kızıştırmak isterdi ama başaramazdı.

Hanımının beş vakit namazlı olduğunu, oğlunun Ülkücü olduğunu söylediğimde “Ben, kendimden sorumluyum. Onlara karışmam” derdi.

Bir gün yine konuşmayı kızdırma işlemine girişirken “Ben de dinden, Müslümanlıktan hiçbir şey kalmamıştır. Çok şükür bunu başardım” demişti.

Ben “Çok şükürüne” takılmadan “Peki, ben sende dinden bir şey var desem ve de ispat etsem ne yaparsın?” dediğimde “Hemen onu çıkarır atarım” diye cevap verdi.

İğnenin ucuyla para kazanan, beş vakit namazını kılan, terzi, iğne elinde işi bıraktı acaba ne bulacak ki diyerek bana bakmaya başladı.

İlkokul mezunu, toprak ağası bu sosyalist şaşkınımız sırıtmanın en kaba şekliyle bana bakıyor ve çaresizliğimi seyrediyorken ben “Yıllar önce sen dünyaya geldiğinde baban, annen, deden, eben hepsi bir araya gelmişler ve ne olur ne olmaz, ilerde belki gavur olur. Biz, buna küçükken İslâm damgası vuralım demişler ve seni sünnet etmişler” dediğimde “İşte bu hiç aklıma gelmedi” dedikten sonra evinin yanındaki cami imamına kızdığını onun için camiye gitmediğini anlatarak beynamaz mazeretleri ileri sürmeye başladı.

Ondan sonra biz, onunla sevebileceği imamların camilerine gitmeye başlamıştık.

Sünnet, Hz. İbrahim’le başlayan dini sembollerden/simgelerden biridir.

Aslında simge olmayan hiç bir şey yoktur.

Bütün dillerde kelimeler bile simgedirler.

Kendisini ateist olarak niteleyen birine “Gavur” deseniz, kanı beynine sıçrar.

Onu bildiği için ateistler kendilerini tanıtırken “Ateistim” derler de “Gavurum” demezler.

Demek ki, simge olarak “Gavur” kelimesi “Ateist” kelimesinden daha etkili bir simge.

Şiar, Amblem, İşaret, Nişan, Alamet, Belirti, Damga, Marka, Remiz, Sembol, Timsal, Tuğra, Ongun, Remiz, Rumuz kelimeleri simge kelimesinin biraz farkıyla eşanlamlarıdırlar.

Minare bir simgedir. Simge olduğu için yıkılması gerekmez ama Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi esnasında adı Müslüman bazı teknik insanlar dört minarenin yıkılması teklifinde bulunmuşlar.

Alman arkeoloğun muhalefeti, Mimar Kemaleddin’in “Minareler kubbeyi destekliyorlar, minareler yıkılırsa cami yıkılır raporuyla simgeler yıkılmaktan kurtulmuşlar.

Çan da simgedir. Kilisedeki çan simge görevi yaptığı gibi koyunun boynundaki çan da sürünün simgesidir.

Bütün camiler, kiliseler, havralar, tapınaklar birer simgedirler.

Bakara suresinin 158’inci ayetine göre Mekke’deki Safa tepesi ile Merve tepesi Allah’a ibadet edilecek ve o yolda koşulacak yerlerin işaretleri olduğundan şeair/şiarlar olarak nitelenmiş.

Yaratılan her şey Allah’a işaret ettiğinden “Alem” denilmiş.

Biz her gün beş vakit namazımızda kırk defa “El hamdü lillahi Rabbil alemin” diyerek yaratılan her şeyin birer simge olduğunu ve hepsinin Allah’a işaret ettiğini, üzerinde Allah’ın tuğrası bulunduğunu ifade ederiz.

Başörtüsü bir simge olduğu gibi Başörtüsüne karşı çıkanların kendi elleri de birer simgedir.

Parmağının bir tek çizgisini Amerika veya Avrupalı bilim adamları çizivermemiştir.

O bilim adamları ancak yaptıkları silahlarla çiziktiriverirler.

İslâm’ın simgelerine kafa tutanların işi zor.

Bundan sonra gördükleri, tuttukları, tattıkları, kokladıkları, hissettikleri her şeyin simge olduğunu, hepsinin Allah’ı çağrıştırdığını görecek ve “Her yer simgeeeeeeeeeeee” diye bağırmaya başlayacaklar.

Yaratılan her şeyin Allah’a işaret ettiğini Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’inde “ve min âyâtihi..” diye başlayan ayetlerle bildiriyor ve yerin göğün yaratılması, insanın topraktan var edilmesi, rüzgarların estirilmesi, gemilerin yüzdürülmesi, geceyle gündüz, güneşle ay, uyku, özetle yaratılan her şey Allah’ın varlığına birliğine işaret eden birer ayet/simgedirler. (Bak, Rum suresi 20-46, Fussilet süresi 37, Şûra suresi 29-32)

İşin farkında olan Yunus Emre:

“Dağlar ile taşlar ile

Çağırayım Mevlâm Seni.

Seherlerde kuşlar ile

Çağırayım Mevlâm Seni” diye haykırmış.

Arab şairi: “Her şey O’nun varlığına ve birliğine ayettir/delildir” derken Türk şairi de: “Hep güzeller birbirine padişahı (Allah’ı) gösterir” der.

Simgeler aleminde Rabbimizin bir ayeti olarak dolaşırken her şeyde O’nun tuğrasını görüyor, her çiçekte O’nun remzini okuyor, her böcekte O’nun ongununu tanıyor, her deniz ve her yıldızda O’nun rumuzlarını bulmaya çalışıyoruz.

O’nun simgesini, ayetini, alametini istemiyorum diyenlere Rabbimiz “Göklerin ve yerin çevresinden çıkmaya gücünüz yetiyorsa çıkın” buyurur. (er-Rahman suresi ayet 33)

Çıkmaya gücümüzün yetmeyeceğine göre, aldığımız hava, içtiğimiz su, yediğimiz nimetlerden de memnun olduğumuza göre bunları Yaratandan da memnun olalım ve rızasını kazanmaya çalışalım.
  Tarih: 26.03.2008   Hit: 120
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Cerrahilik ve Esmalar 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu İle 2 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4   Tasarım, hosting: Gisa
eXTReMe Tracker