Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 3.643
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.246
Forum mesajları: 11.816
Sayfa izlenimi: 642.743
Bugünkü sayfa izlenimi: 1.092
En son üyemiz: kurtuluş

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.18

  Halidiye.com | Boyu uzayan Kâbe

Boyu uzayan Kâbe

Boyu uzayan Kâbe

Ali Ulvî Kurucu Bey, hatiralarinda Haci Bayram Camii eski imamlarindan Zekâî Efendi'nin Kâbe-i Muazzama ile ilgili sozlerini soylece aktariyor:

"Ilk umre tavafimi yaptim. Altinoluk'un altinda oturuyorum. Kâbe-i Muazzama'ya bakarken hatirimdan gonlumden su gecti: 'Ya Rabbi, ben sanirdim ki, Kâbe-i Muazzama'nin civarinda Kâbe'den yuksek ev bulunmaz.' O gunlerde, civarda dort bes katli evler bulunuyordu. Yalniz zihnimden geciyor, dilimle bir sey soylemis degilim. Rukn-u Yemânî tarafindan, Altinoluk'un altina dogru bir zât geldi. Ihramli, sacli, esmer, son derece mehîb, heybetli. Selâm verdi. 'Esselâmu aleykum!' dedi. 'Ve aleykumusselâm' dedim. 'Irfa' re'sek ve'nzur fevkek! Basini kaldir, yukari bak!' dedi. Basimi kaldirdim. Kâbe'ye baktim ki, Kâbe gidiyor. Semâya dogru yukselip gidiyor. Gokte uzayip gitmis, sonu gorunmuyor. Bu gozumle gordum. Kendimden gectim. Bir taraftan da 'Allah'im bu bir su-i edebdir. Fakat dilimden cikmadi. Gonlume geldi, kalbime hutur etti. Allah'im muâheze etme. Allah'im beni gazabina ugratma, beni yerlere carpma.' diye yalvarip yakardim. Kendime geldim. Dedim ki: 'Beni uyandiran, ikazda bulunan zatin bir elini opeyim, duasini alayim.' Hemen tavafa girdim. Tavaf edenler 45-50 kisiyi gecmiyordu. O zat yoktu. Mekke'de on bes gun kaldim, o zati hep aradim, goremedim." (M.Ertugrul Duzdag, Ustad Ali Ulvî Kurucu, Hatiralar-3)

Ayni kitapta Ali Ulvî Agabey'in anlattigi soyle bir olay da var:

"Bir gun ogle namazini kildim. Icimde her zaman bulunmayan bir sikinti var. (...) Keciler icin eve mutlaka yonca lâzim. Yonca pazarina ugradim. Yoncayi aldim. (...) Hamal icin bakindim. Nur yuzlu bir Yemenli; yetmislik bir ihtiyar ipini omuzuna atmis, hazin bir tavirla bekliyor. "Buyur amca al" dedim. Yoncayi aldi. Ben onde, o iki adim arkada eve dogru yurumeye basladik. Hamal amca yoncayi basina koydugu dakikadan itibaren 'Elhamdulillah. Lâ havle velâ kuvvete illâ billah. Kullun minhû Elhamdulillah. Kullun minhu'. 'Her sey O'ndan.' 'Basimiza ancak Allahu Teâlâ'nin tayin ve takdir eyledigi seyler gelir. Her sey O'ndan. Gerek ferah, gerek surur, gerek sikinti âninda, hayatin her safhasinda Allah'tan gelen kaza ve kadere teslimiyet gosteren, sabirli kimseler, iste takva sâhipleri bunlardir.' diyerek, Allah sahidim, eve kadar o bes yuz metrelik yolu, o adam bu tesbihlerle yurudu. Allah sâhittir; artik o hâle geldim ki 'Kutuphane yandi; icinde annen, kizin, oglun, hanimin da yandi da kul oldu' deseler, 'Eh, her sey O'ndan; O'nun takdiridir' diyecek hâle geldim. Eve yaklastik. Evin onundeki bahce duvarini gectik. (...) Annem karsiladi. 'Oglum bir kazaya ugradik. Ibrahim ucuncu kattan, balkondan dustu. Basinin uzerine. Iceride. Seni bekliyorduk.' Kostum, cocugu kucagima aldim. Bes yasindaydi. Agzindan, burnundan, kulaklarindan kan geliyordu. Kafasi catlamis."

Olayin gerisini ozetleyelim. Hastaneye yetistiriyor. Tedavi oluyor. Hicbir âriza kalmadan kurtuluyor. Sonra universitede hoca oluyor.

Bunlari nakletmekten maksadim, hacca ve umreye gidenlere bir hatirlatma yapmak. Oralarda gerek Mukaddes Mekanlar hakkinda gerekse oranin insanlari hakkinda asla su-i zanna dusmemek ve saygisizlik yapmamak icin dikkatli olmak. Ayrica bu munasebetle Ertugrul Duzdag Agabey'imizin buyuk emeklerle kazandirdigi bu hatiralar hazinesinden bahsetmek.

Ucuncu cildi de cikan "Ustad Ali Ulvî Kurucu, Hatiralar-3" kitabindan insaallah gerektigi gibi istifade ederiz.
  Tarih: 11.03.2008   Hit: 148
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Uşşakilik 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu İle 2 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4   Tasarım, hosting: Gisa
eXTReMe Tracker