|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.630
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.569
Forum mesajları: 16.496
Sayfa izlenimi: 861.554
Bugünkü sayfa izlenimi: 435
En son üyemiz: deli1453
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.16
|
|
Halidiye.com | Irak'ın Venedik'i Marş Adaları
Irak'ın Venedik'i Marş AdalarıIrak’ın Venedik’i Marş Adaları
CUMALİ ÖNAL
Marş Adaları, Irak’ın Venedik’i olabilecek bir turizm potansiyeline sahip. Dicle ile Fırat’ın birleştiği bölgede bulunan bir tabiat harikası. Hz. Âdem ile Hazreti Havva’nın cennetten çıkarıldıktan sonra burada, iki nehrin birleştiği noktada bulunan bir ağacın altında buluştuğuna inanılıyor.
Saddam Hüseyin’in İran’la işbirliği yapmalarını engellemek için sularını keserek cezalandırdığı Basra’daki Marş (Bataklık) Arapları bugünlerde tatlı bir heyecan yaşıyor. Aktarılan milyonlarca dolarlık fonlarla Marş Araplarının yaşadığı adaların, eski günlerine dönmesi planlanıyor. Irak’ın Venedik’i olarak adlandırılan Basra’ya bağlı, Fırat ve Dicle’nin birleştiği Şattül Arap suyolu üzerindeki tabiat harikası bu bölge, Fırat ve Dicle’nin ‘kaynağı cennet olan üç nehir’den ikisi olduğunun işareti olarak anlatılıyor.
UNESCO’nun destek verdiği çalışmalarla bölgenin Irak’ın en önde gelen turistik merkezlerinden biri haline getirilmesi planlanıyor. Bölge, tabiat harikası manzarasının yanı sıra bölgeye has kuş ve balık türleriyle de ender bir yere sahip. İki nehrin birleştiği noktada yer alan bir ağacın ise Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın cennetten çıkarıldıktan sonra birleştikleri nokta olduğuna inanılıyor.
5 bin yıldır geleneklerini korudukları belirtilen Marş Araplarının Sümer ve Babillilerin soyundan geldiği tahmin ediliyor. İran-Irak Savaşı öncesine kadar 100 bin Arap’ın yaşadığı tahmin edilen Marş Adaları’nda yaşayan insanların, Sümerlerin ünlü Gılgamış Destanı’nda bahsedildiği gibi özellikle su baskınlarını önceden bilmeleri de Marş Araplarının Sümerlerin soyundan geldiğinin kanıtlarından biri olarak gösteriliyor.
Kültürlerini bu kadar uzun sürede korumayı bilen Marş Araplarının özellikle tabiata karşı olabildiğince hassas davranmaları, tabiatı koruma içgüdüleri, yaşam tarzlarına adeta işlemiş. Evlerini, en büyük uğraşıları olan kamışlardan yapmaları, balıkçılıkla uğraşmaları ve manda yetiştirmeleri de tabiatla ne kadar iç içe olduklarının göstergesi.
Özellikle bu bölgede yetişen kamışların hem gür ve hem de geniş olmaları, kabileye mensup sanatkârların süslü ve büyük kanolar yapmalarının yolunu açıyor. Mühif olarak bilinen kamıştan yapılan büyük ve süslü evleri de 5 bin yıldır Marş yerlilerinin değişmezleri arasında. Sümerler döneminden kalma resimlerde de bu tür evler ve kanolara sıklıkla rastlanmaktadır. Bu tür evlerin inşa edilmesi için en az yüz kişiye ihtiyaç duyuluyor. Bu gibi büyük, süslü evlerin bataklıkların yıkıcı etkisine karşı direnebilmesi ve gerektiğinde yüzdürülebilmesi için de örülmüş kamışların üzerine çakılması gerekiyor.
Fakat dünyanın son zamanlara kadar hakkında çok az şey bildiği Marş Arapları ve Marş Adaları’ndaki biyolojik çeşitlilik, Saddam rejimi tarafından adeta imha edilmiş. Marş Adaları’nın, Saddam Hüseyin döneminde sadece yüzde 10’unun hayatta kaldığı, gerisinin kurutulduğu belirtiliyor.
Saddam Hüseyin tanklarla ezdi
Günümüzde çok az bir kısmı Irak sınırlarında yaşayan Marş Arapları, Saddam Hüseyin rejiminin ezdiği grupların başında geliyor. İsyancı liderlerin Marş Arapları arasında gizlenmesi ve bölge halkının İran’la işbirliği içinde olduğunu öne sürmesi Saddam Hüseyin’i akıl almaz yollara sürüklüyor.
1970’li yıllarda barajlar inşa etmeye başlayan Saddam Hüseyin, İran-Irak Savaşı da başlayınca ihanet ettiklerini öne sürerek Marş Araplarını tanklarla eziyor. Bununla da yetinmeyen Saddam Hüseyin, tüm bataklıkların kurutulması emrini de veriyor. Bu amaçla Fırat’ın yatağını değiştirmeye karar veren Saddam Hüseyin, kanallar, borular ve barajlarla suyu başka bir yatağa veriyor. Eski yatağın yaklaşık 180 km uzağında açılan kanala da ‘Tüm savaşların anası nehir’ ismi veriliyor. Daha yukarılarda ise Fırat’ın suları, açılan yeni kanallarla çöle veriliyor. Aynı şekilde Dicle Nehri de Saddam Hüseyin tarafından mecrasından çıkarılarak Marş Adaları kurutulmaya terk ediliyor. Gelir kaynakları tamamen kurutulan Marş Araplarının büyük kısmı İran’a sığınırken, geriye sadece 50 bin kişi kalıyor.
Saddam rejiminin devrilmesinin hemen akabinde bölge sakinlerinin talepleriyle Fırat suları, Saddam Hüseyin’in inşa ettiği bentler ve barajlar yıkılarak yeniden eski mecrasına akıtılmaya başlanıyor. 2004 yılı itibarıyla Marş Adaları’nın yüzde 40’ına yeniden su verilmeye başlandığı tahmin ediliyor.
Fakat Fırat’ın sularının iyice çekildiğini belirten Marş Arapları, 1991’de saniyede 106 bin galon su akarken, bunun şimdilerde 21 bine düştüğünü ifade ediyor. Buna sebep olarak da Türkiye ve Suriye’nin yaptığı sulama barajları gösteriliyor.
Her şeye rağmen bölgede hayatın yeniden canlanmaya başladığını belirten Marş Arapları, her ne kadar eski ihtişamlı günlerine dönemeseler de tüm dünyanın yardımlarına koşacağını ve adım adım da olsa bölgeyi canlandıracaklarını belirtiyor. 15 ile 20 bin kilometrekare arasında bir alana sahip olan Marş Adaları, dünyanın en büyük bataklıklarından birinin üzerinde bulunuyor. |
Tarih: 02.03.2008 Hit: 136
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|