Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.625
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.544
Forum mesajları: 16.402
Sayfa izlenimi: 858.834
Bugünkü sayfa izlenimi: 898
En son üyemiz: noxchi

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Kişiliği

Kişiliği


Bir insanın kişiliği çevresindeki şahısların gözlemlerinde saklıdır. Mahmud Efendi'nin kişiliği ile alakalı en doğru tespitler de yıllardır Onunla birlikte olan çevrenin gözlemlerinden hareketle yapılabilir. Yıllarını Onunla paylaşanlar kişiliği ile alakalı şunları söylemektedirler: "Bir Sünnet'in ifası için bütün dünyasını verir. Onda kibir, gurur gibi kötü hasletleri hiç görmedik. Şöhreti afet olarak telakki eder. Konuşurken ifadelerinin herkes tarafından anlaşılmasına özen gösterir. Emanet, doğruluk, vefa gibi insani ve İslami mefhumlar Onda etle-tırnak gibidir. İkramda bulunmayı sever, sağlığı yerinde olduğu zamanlarda evinde ağırladığı misafirlerin hizmetlerini bizzat kendisi yapmıştır."


Hocaefendi'nin etrafında yer alanlar Onun adeta bir edep ve ahlak kitabı olduğunu söylemektedirler. En yakınında yer alan bir talebesi Onun edep ve ahlak anlayışını örneklendirirken şunları söylemektedir: "Edirnekapı'da medfun olan Ali Haydar Efendi'yi bir ziyaretinde şöyle buyurmuştur: 'Şayet sarığımı İsmail Efendi Camii'nde unutsaydım onu almak için geri döner, yine de Efendi Babamın huzuruna sarıksız çıkmazdım.', Hocamız, Ali Haydar Efendi'nin kabrini ziyaret ettikten sonra evinde üç-beş dakika dinlenir sonra Mustafa İsmet Efendi'nin kabrini ziyaret ederdi. Kendisine niçin Edirnekapı'dan dönerken uğramadığı sorulduğunda şöyle demiştir: 'Geçerken uğramış olmayayım diye böyle yaptım."Hocaefendi, devlet malını şahsı adına kullanmamaya aşırı özen gösterir. Sağlığı bozulana kadar her yıl Ramazan ayının son on gününde itikafa girerdi. Ramazan kış aylarına dönünce geceleri cami çok soğuk oldu. Hocaefendi ısınmak için camideki elektriği kullanma yerine evinden camiye kablo çektirdi."

"Hayatının ilk yıllarından itibaren kul hakkını ihlal etmeme noktasında son derece titiz davranmıştır. Bu noktada bir asker arkadaşı şunları nakletmektedir: Mahmud Efendi istirahat saatinde öncelikli olarak mescide giderdi. Abdest, namaz derken genellikle yemek ictimalarına yetişemezdi. Geç kaldığı günler ona yemek ayırırdım. Yemeği alınca sorardı, 'bu bizim bölüğün karavanasından mıdır?' Hayır deyince başka bölüğün istihkakı bana helal olmaz der, yemeği yemez, aç beklerdi. "Emanete sadakati çok önemserdi. Tekirdağ'a emr-i bi'l ma'ruf'a gitmiştik. Seyahat esnasında yanımızda götürdüğümüz ne valeleri kullanıyorduk. Tencere, tabak türü gereçlerde almıştık. Ne ki bardak almayı unutmuştuk. Su içmek için bardak lazım oldu. Vaaz ettiğimiz caminin imamından bardak istedik. Sağ olsun getirdi. Hizmet bitti, geri dönüyoruz. İstanbul sınırları içerisine girdik. Mahmud Efendi: "Bardağı hocaefendi'ye verdiniz mi?" diye sordu. Kimse de ses yok. Tahkikat neticesinde öğrendik ki bardak arabada unutulmuş. Hocaefendi şoför arkadaşa "hemen dönüyorsun, Tekirdağ'a gidiyoruz" dedi. Evlerimize girmeden gittik. Bardağı verdik, sonra İstanbul'a döndük."

"Hocaefendi'nin Kur'an-ı Kerim'e karşı hem fart-ı muhabbeti hem de muazzam bir hürmeti vardır. Rahatsız olduğu dönemlerde konuşmaktan ve oturmaktan aciz olur. Fakat bu durumlarda dahi her gün Kur'an-ı Kerim'den ezbere bir cüz okur, cüzü okurken ise yerde diz üstü oturur."

Şöhreti afet olarak gören ve bu yüzden medya kuruluşlarına fotoğraf ve demeç vermeye sıcak bakmayan bu Halidi Şeyhin tasavvuf disiplini bağlamında düşünüldüğünde keramet olarak değerlendirilecek çok sayıda söz ve ameli var. Fakat kendisinin Bahauddin Nakşibend'ten naklen söylediği "en büyük keramet Hz. Resulullah'ın -sallALLAHu aleyhi vesellem- sünnetine tabi olmaktır." ifadesine saygı gösterip -en azından hayatta iken- kerametlerini yazmayı uygun görmedik.
  Tarih: 21.02.2008   Hit: 36
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Halvetilikte rabıta varmı ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker