|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 3.642
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.240
Forum mesajları: 11.807
Sayfa izlenimi: 641.942
Bugünkü sayfa izlenimi: 291
En son üyemiz: kaptanyamağı
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.18
|
|
Halidiye.com | Çanakkale'nin Manevi Komutanı
Çanakkale'nin Manevi Komutanı
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Afyon Başmakçı’da metfun merhum ve muazzez Üstad, Kadiri Şeyhi Hacı İbrahim Efendi Hazretlerinden naklen;
Çanakkale Harbi’nin en şedit günlerinden birisiydi. Düşman ile boğaz
boğaza harb ediyoruz. Ama ne harb…Allah bu millete bir daha o günleri
göstermesin. İşte böyle bir günün ahirinde siperler de kendime kendime
evrad-u ezkar ile meşgulüm.
Daha yeni ders almışım. Hayy esmasındayım. Bizim Hayy esması
Hayy Hayy Allah diye çekilir, bu derse çalışanlar bilirler. İşte bu
ders ile meşgulüm. Kalbime birden geldi ki bu ordunun komutanı belli
ama ya Çanakkale’de ki manevi mücahitlerin, şuhedanın komutanı kim diye
düşündüm.
Ama tüm vird süresince bu hal devam etti. Ama ehlullahın, şuhedanın
gösterdiği kerametler askerler arasında anlatılıyor. Dinliyoruz, hayret
ediyoruz işte bu mücahidanın önderini, serdarını merak ettim. Düşündüm,
düşündüm ama bir türlü bulamadım.
Gece ; alem-i manamda muazzam bir orduyu , ordunun komutanı da
başında öyle bir beyaz atın üzerinde. Öyle bir heybet var ki ;
gözlerinden çıkan şualar ile gözlerim kamaştı. Vakarı, heybeti mana
bile olsa bambaşkaydı. O sırada şeyhimi gördüm. Efendi Hazretleri atın
üzerinde ki ordu komutanını gösterek : “ İşte merak ettiğin
Çanakkale’nin manevi mücahitleri, işte bu da Çanakkale’nin manevi
komutanı “ buyurdu.
Birden sıçradım, baktım ki siperdeyiz. Aynı yerimdeyim,
anladım ki bir mana yaşadım. Halime şükrettim ve o simayı beynime
kazıdım. Unutmamam lazım ; hoş nerede olduğunu kim olduğunu bilmiyorum
ya o da ayrı.
Neyse Çanakkale Harbi oldu, bitti, elh biz orada muazzam bir
zafer kazandık. Bizi oradan Suriye’ye gönderdiler. Biz Suriye’den sonra
terhis olduk ve İstanbul’a geldim. Derdim İstanbul’daki hocalardan
okumak. İlim yarım çünkü. Cehalet zamanı. Tabii harbten çıkılmış,
kıtlık ; bir de muhacirler var ; İstanbul mahşer günü gibi.
Fatih Camii’ne gittim. Namaz kılacağım bir yandan da Hoca bakacağım
kendime. Artık kim okutursa. Fatih Camii sarık deryası mübarek.
Namazdan sonra Sultan Fatihin türbesini ziyaret ettik. Oradan istedik
ki Yavuz Sultan Selim Hazretlerini de ziyaret edelim.
Yavuz Selim Camii’ne de ziyaretimizi yaptıktan sonra
dönüyoruz. Orada yüksek kapılı bir tekkeden birisinin çıktığını gördüm.
Elinde asası; başında beyaz sarığı. Muazzam birheybeti var ; birden göz
göze geldik. Kendimden geçtim, hemen ellerine sarıldım. “ Aman efendim
; siz manevi komutansınız” dememe ramak kalmadı “ Evlad sus “ buyurdu.
Ben bakakaldım ; şaşkınım ; orada bir dervişe sordum “ Bu zat kimdir “
dedim. Buyurdu ki “ Mustafa İsmet Efendi Tekkesi Postnişini , Ahıska
muhacirlerinden Ali Haydar Efendi “ .
Meğer Çanakkale Harbine manevi komutan olarak Ali Haydar
Efendi Hazretleri tayin edilmiş. Ne zaman İstanbul’a gitsem kendilerini
ziyaret ettim.
HALİDİYE ARAŞTIRMA GRUBU
|
Tarih: 19.02.2008 Hit: 24
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|