|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.625
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.544
Forum mesajları: 16.402
Sayfa izlenimi: 858.770
Bugünkü sayfa izlenimi: 834
En son üyemiz: noxchi
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.16
|
|
Halidiye.com | Mimar Sinan Ve İstanbul Su Yolları
Mimar Sinan Ve İstanbul Su Yolları
Mimar Sinan Ve İstanbul Su Yolları
Hasan AYASUN
|
|
Mimar Sinan denince, aklımıza hemen o anda geliverenler, Süleymaniye,
Selimiye ve belki de Şehzade Camii'leridir. Biraz daha düşününce,
bunlara ilâveten bizzat kendinin inşa ettiği veya sadece planlarını
çizdiği, irili ufaklı camiler, mescitler, hanlar, hamamlar,
kervansaraylar, türbe, çeşme ve köprüler gelir. Tabiî ki, bunun yanında
Osmanlı'nın en muhteşem devri olan Kanunî devri öncesi ve sonrasına
layık, her zaman gurur duyduğumuz, İmparatorluğun " Mimarbaşı" sı olan
mümtaz bir şahsiyet hayalimizde tülleniverir. Fakat bütün bunların
yanında, Mimar Sinan'ın üç önemli su yolunu inşa ettiğini çoğumuz
bilmeyiz. Fakat bunu Şair Nakkaş Sâi Mustafa Çelebi'nin, Mimar Sinan'ın
türbesinde yer alan, şu beyitinde bulmak mümkündür ;
"Eser-i Şah kılup su yollarına ihtimam
Hızır olup Âb-ı hayatı âleme kıldı revân."
Bu girişden sonra Mimar Sinan'ın hayatına özet olarak bir göz atalım.
Mimar Sinan'ın 9 Nisan 1588de vefatında, hicri yıl hesabıyla 100
yaşında olduğu belirtilir. Osmanlı ordusunda çeyrek yüzyıl katıldığı
seferlerde, Tebriz'den Rodos'a, Kahire'den Viyana'ya kadar çok farklı
uygarlıkların yapılannı yerinde inceleme fırsatı bulmuş, 1538 yılında
da İmparatorluğun "Mimarbaşı'sı (Ser Mimaran-ı Hassa; Reis-i Mimaran-î
Dergâh-ı Âli) görevine getirilmiştir . Muasırlarını ve kendinden sonra
gelenleri hayrete düşüren ve gıpta ile Osmanlı mimarisini seyrettiren
büyük insan, Mimar Sinan, çoğunluğu bugün de ayakta duran yüzlerce yapı
inşa etmiş veya projesini çizip yapımını yardımcılarına bırakmıştır.
Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde, Sinan'ın mimarlık sanatı ile ilgili
olarak, Şehzade Camii'nde kalfalık, Süleymaniye Camii'nde ustalık ve
Selimiye Camii'nde de asıl gücünü ve kabiliyetini gösterdiğini ifade
eder . Bu benzetme Mimar Sinan'ın su yollanna uygulandığında Taşlı
Müsellim-Edirne su yolunun kalfalık, Süleymaniye-İstanbul su yolunun
ustalık dönemi eserleri olduğunu, Kırkçeşme-İstanbul su yolunda da asıl
gücünü ve kabiliyetini gösterdiğini ifade etmek yerinde olur .
Mimar Sinan'ın bu üç su yolu sistemi dışında, 1583'de bazı yardımcıları
ile Sakarya'nın 25 kilometre uzunluğunda bir kanalla Sapanca üzerinden
Marmara'ya çevrilmesiyle taşkın kontrolü, su kuvveti (değirmenler),
akarsu ulaşımı, Sapanca'da tersane inşaatı gibi çeşitli amaçlara
yönelik, fakat inşaatı gerçekleştirilememiş çok önemli bir proje
üzerinde de ayrıntılı çalışmalar yapmıştır .
Biz bu yazımızda İstanbul'a su getiren Süieymaniye ve Kırkçeşme su
yollarından bahsederek, o günün şartlarında İstanbul'un su probleminin
çözümlenişini anlatmaya çalışacağız.
Süleymaniye su yolları, Osmanlı döneminde İstanbul'un Rumeli yakasını
besleyen üç büyük sistemin birincisi olan 15 ayrı suyolu alt
sisteminden oluşan ve şehrin kuzeybatısındaki çeşitli kaynakların
sularını derleyen halkalı sisteminin en uzun kolu olup, debisi (birim
zamanda taşıdığı su hacmi) en fazla olanıdır Bu su yolunun uzunluğunun
yaklaşık 50 kilometre ve sularının 152 masura (680 Lt/dk. veya 1000
m3/gün) olduğu ifade edilmektedir. Süleymaniye su yollarının tarihi
haritası görülmektedir. Süleymaniye su yolu, Süleymaniye Cami-i'nin
üstten akışlı şadırvanında sona ermektedir
Kırkçeşme su yollan, İstanbul'un Rumeli yakasını besleyen üç büyük
sistemin ikincisi olup, şehrin kuzeyindeki su kaynaklarının bir
bölümünü derlemektedir. Bu sistem Kâğıthane Deresi'nin Belgrad
Ormanları'ndaki iki ayrı su kolunun sularını derlemekte, Başhavuz'da
birleşip Kargir galerilerle Eğrikapı mahzenine ulaşmakta ve oradan,
şehrin çeşitli semtlerine dağılmaktadır.
5'de Kırkçeşme su yollarının bir kısmının tarihi krokisi görülmektedir.
Günümüzde İstanbul'un su ihtiyacının karşılanmasında 10.000 m3/sn
mertebesinde mütevazi bir katkıda bulunan ve büyük ilgi çeken Kırkçeşme
su yollannın toplam uzunluğu 46 kilometre olup, her iki koldaki
katılmalarla da. 50 kilometreye yaklaşmaktadır.
Kanunî Sultan Süleyman devrinde. Süleymaniye Camii ve su yollarının
inşaatı devam ederken; "Tezkiret-ül Emniye(*)"nin giriş kısmında;
İstanbul'da çekilüb suya kıllet
Yine ol semtde sular bulundu
Yapub kaus-i kuzah gibi kemerler
Olub cari ol âbı pür safa da
Azaldı Kırkçeşme yaşı gayet
Su yolları yapılmak emrolundu
Çıkardık suları şehre beraber
Yapıldı çeşme üçyüzden ziyade
şeklinde de ifade edildiği üzere, Kırkçeşme Su Yolları, İstanbul'un su
sıkıntısını gidermek amacıyla, 1554'de inşaatına başlanmış ve 1560'da
bitirilmiştir .
En uzun kolu 26 kilometre olan İstanbul Süleymaniye su yolları,
engebeli araziyi geçiş ve daha eski kalıntılardan yararlanmadaki
hüneri; en uzun kolu 35 kilometre olan, İstanbul Kırkçeşme su yolları
da, önemli boyutlara sahip ve ender güzellikteki su kemerlerinin
haşmetiyle büyük Türk-İslâm mimarı Sinan'ın su mühendisliği alanındaki
kabiliyet ve zekasını bizlere göstermektedir .
Ayrıca bu iki su yolunun ilgi çekici, ortak bir özelliği de, suların
hep iki ayrı yöreden derlenerek, su temini açısından güvenilirliğin
sağlanmasıdır .
Son yıllarda artık kendini iyice belli eden ve özellikle 1990 yazında
İstanbul'u kasıp kavuran susuzluk, yıllardan beri İstanbul'un su
kaynaklarının nüfusla doğru orantılı bir şekilde arttırılmamasından,
kırsal kesimden gelen büyük göç akımlarından, israf edilen su
kaynakları ve su ulaştırma sistemindeki büyük kayıplardan
kaynaklanmaktadır. Fakat asıl önemli sebep, insana hizmet götürme
anlayışının yerini, günlük politik hesapların almış olmasıdır. Böyle
olunca da, İstanbul'un su ihtiyacının karşılanması imkânsız hale
gelmekte ve insanımız hayatın, güzelliğin ve temizliğin en önemli
sebeplerinden biri olan bu güzel nimetten gereğince faydalanamamaktadır.
16. yüzyılda muhteşem İmparatorluğun, muhteşem başkenti ve dünyanın
sayılı şehirlerinden biri olan İstanbul'da -1520'da İstanbul'un nüfusu
800 bindir. Kanuni devrinde (1520-1566) ise şehrin nüfusunun çok hızlı
bir şekilde arttığı bilinmektedir. Bir milyon civarında insan
yaşamaktadır. Fakat bu insanlar, bugünün insanları gibi susuz
değillerdir. Su temini sahasında teknik, günümüzle
kıyaslanmayacak kadar geri olduğu halde. Devlet-i Âliye âlîliğini
göstermiş, insanını susuz bırakmamıştır. Kanunî'ler ve Sinan'lar da
milletlerine karşı, mesuliyet duygusu içinde görevlerini yapmışlar ve
küçük politik hesapların dışında, ülkelerine ve insanlarına hizmet
etmenin şuuru içinde bulunmuşlardır.
Onların bu durumu, bizlere, yine o devrin büyük şairi Bakinin şu mısralarını hatırlatır;
Minnet Hûda'ya, devlet-i dünya fenâ bulur
Bâki kalır, sâhife-i âlemde adımız.
Evet Onların adları, "sâhife-i âlemde" baki kaldı, unutulmadı ve hayırla yâd edildiler.
Unutulmamak, hayırla yâd edilmek isteyenler de, milletlerine hizmet
konusunda Sinan'lar gibi olmalıdırlar. Yoksa tarih, hizmet götürmek
yerine, günlük politik hesaplann peşinde koşanlar hakkında çok acı
hükümler verecektir ve vermeye hazırlanıyor da.
KAYNAKLAR:
1) Altınay, A. Refik (Haz.: Z. SÖNMEZ, 1977): -Türk Mimarları" (Hazine-i evrak vesikalarına göre), İstanbul, Sander, 159 s.
2) Öziş Ü.; Arısoy, Y.(1987): "Mimar Sinan'ın Su Yolları" (Mimar Sinan
Donemi Türk Mimarlığı ve Sanatı Sempozyumu). T. İş Bank. Kültür Yay.,
İst. 219 s. Denel yayın No: 288.
3) Evliya Çelebi (Haz.: İ. Parmaksızoğlu, 1983): "Seyahâtname (Giriş)".
Ankara. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, No: 506.350 s.
4) Özış.Ü; Arısoy, Y. (1987): a.g.e.
5) Çeçen, K. (1981): "Osmanlılar Devrinde Karadeniz-Sakaya-İzmit
Bağlantısı. İstanbul, İ.T.Ü., I. Uluslararası Türk-İslâm Bilim ve
Teknoloji Tarihi Kongresi. Cilt V, s. 225-248.
6) Çeçen, K. (1934): -İstanbul'da Osmanlı Devrinde Su
Tesisleri."İstanbul. İ.T.Ü. Bilim ve Teknoloji Araştırma Merkezi. N.İ.
292 S.
71) Nirven, S.N. (1946): 'İstanbul Su Yolları." İstanbul, Halk Basımevi. 252 s.
8) Öziş, Ü. (1986): "Mimar Sinan'ın Su Yolları." İzmir. Dokuz Eylül
Üniversitesi Rektörlüğü" Çarşamba Konferansları." ön baskı, 16 s.
9) Altınray, A. Refik (Haz.: Z. Sönmez, 1977): a.g.e.
10) Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, c.12, S.167
(') Sinan'ın ağzından arkadaşı Sai Mustafa Çelebi tarafından 994,1586 yılı civarında kaleme
alınmış Sinan'ın hayatı ve eserlerini anlatan eser.
|
|
Tarih: 18.02.2008 Hit: 19
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|