Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» Guraba
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi
» Mehmed Emin Efendi Baba
» İslami Multimedya






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.686
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 94
Portal Yazı sayısı: 1.021
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 5.042
Forum mesajları: 18.835
Sayfa izlenimi: 939.358
Bugünkü sayfa izlenimi: 4.338
En son üyemiz: myaciz

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Osmanlılar'da Vakıf Anlayışı

Osmanlılar'da Vakıf Anlayışı

Osmanlılar'da Vakıf Anlayışı
Kamil EMİNOĞLU



Temelinde Allah rızası, hayır duygusu ve insanlık sevgisi yatan vakıflar, hayırsever atalarımızın vicdanlarından birer iyilik, güzellik ve şefkat abidesi halinde doğmuş, yükselmiş ve günümüze kadar insanlığa bir çok sahada verimli hizmetlerde bulunmuşlardır. Helal mallarını ve helal paralarını seve seve vakfederek Allah rızasını kazanmayı, cemiyette yardım, fazilet ve sevgi hislerinin gelişmesini gaye edinmiş ceddimiz, yapılmasında fayda mülahaza ettikleri her şeyi vakfa konu seçmişlerdir. öyle ki, “Vakıf yapanlar neler düşündüler?” şeklindeki bir soruya “Neler düşünmediler ki?” diye yeni bir soru ile cevap verilebilir (1) .

Lügat manasıyla vakıf “Bir kimsenin belirli şartlarla, resmi bir senet veya vasiyet yoluyla, mülk veya parasını bir amme hizmetinin sürdürülmesi için tüzel kişiliğe sahip bir kuruluş haline getirmesi” demektir. Bu ifadeye uygun olarak İslamiyet’den önceki toplumlarda da bazı vakıf uygulamaları görülmüştür (2) . Fakat hakiki manasıyla vakıf müessesesi İslamiyet’le birlikte gelişti. Bilhassa Osmanlı devrinde vakıf müesseseleri en gelişmiş dönemine geldi. İslamiyet’te vakıf kurmak demek, kişinin kendi para ve malından cemiyet adına ve en önemlisi Allah rızası için feragat etmesi, kendi para ve malını bu yolda bağışlaması demektir. Bu arada devletin vakıf kurmak isteyen kimseye yardımı olduğu; mülkiyeti devlete aid olan bir çok gayrimenkulü vakıf kurması şartıyla, o kimseye devrettiği sık sık görülmektedir.

Osmanlı vakıf metinlerinden yapılan tesbitlere göre; hasta ve garip leyleklerin bakım ve tedavisi, bayram günlerinde top atılarak halkın sevindirilmesi, halkın neş’e ve sevincinin artırılması, alışveriş edenlerin aldatılmasını önlemek gayesiyle çarşı ve pazarlara ölçek ve kantar kurulması, yoksul genç kızlara çeyiz verilmesi, düğünlerinin yapılması, halka faydalı eserler yazdırılıp bastırılması, dağıtılması, cezaevlerindeki mahkumların ihtiyaçlarının karşılanması, et fiyatlarının kış aylarında yükselmemesini sağlayacak tedbirlerin alınması, ıslah edilmiş koyunluklar kurulması, ziraatın geliştirilmesi, borç yüzünden hapse girenlerin borçlarının ödenmesi, çocukların açık havada gezdirilmesi, Van gölünde gemi işletilmesi, kimsesiz fakirlerin ölülerinin kaldırılması, mektep çocuklarına yardım edilmesi gibi akla gelebilecek her türlü faydalı konuda vakıf kurulduğu görülmektedir. Osmanlı devleti özellikle yükselme ve duraklama devirlerinde, çağının çok ilerisinde bir toplum meydana getirmiştir. (3).

Bu devirde Osmanlı öylesine bir olgunluk seviyesine erişmişti ki, yaz aylarında suların karla soğutularak halka verilmesini şart koşan vakıf, çeşme ve sebiller bile inşa edilmiştir (4) .

Sayıları binleri aşan vakıf eserlerinden Selimiye, Süleymaniye, Beyazıt, Fatih külliyeleri bu konuda başka birer misaldirler. Evliya Çelebi’nin verdiği bilgilere göre, Selimiye medresesinin uzunluğu bir mil, eni yarım mildir. Süleymaniye külliyesinin bünyesinde bir cami, bir rasathane, bir akıl hastahanesi, birkaç hamam ve misafirhaneler vardır. Fatih külliyesinde bunlara ilaveten, sekiz fakültesi bulunan bir üniversite ve bir imaret bulunmaktadır. Gureba hastahanesinin vakfıyesinde şu hükümler vardır;

1— Bu hastahanede garipler, soğanın kilosu bir sarı altına da çıkmış olsa ücretsiz tedavi edilecektir. 2— Her hastaya her gün bir tavuk yedirilecektir. 3— Kış aylarında tavuk eti yedirilemezse, İstanbul yakınlarındaki Belgrat ormanlarından yabani ördek veya kaz vurularak hastalara yedirilecektir (5).

Böylesine muhteşem müesseselerin kurulması için büyük vergi gelirlerinden vazgeçerek, maddi desteğini azami derecede tutan devlet, aynı zamanda ciddi bir kontrol da yapmaktaydı. Kaynaklara göre, Süleymaniye hastahanesine bakmakla görevli nazır, her an gelip hastaların hallerini sorar, şikâyet ve ihtiyaçlarını tesbit ederdi. Vakıf kuran bir kimse, bir vakfiyename hazırlar ve bu vakfiyenamede fakir, sakat ve kimsesizlere, Allah misafirlerine günde ne kadar yemek pişirileceği teker teker belirtilirdi. Cuma ve bayram günlerinde yemek ve tatlıların daha bol, daha gıdalı olması şart koşulurdu.

Her türlü Maddi ve manevi fedakârlığı yaparak vakıflar kuran ve devirlerini aydınlatan ceddimizin yanında bütün bir hayatını Allah yolunda vakfetmiş ve her türlü benlik duygusundan sıyrılmış yeni bir neslin emarelerini görmenin bahtiyarlığı içindeyiz.


___________________

LİTERATÜR
1— İbrahim Ateş, Vakıflar Dergisi. Cilt XVI
2— T.H.Y. Magazin Dergisi, Şubat 1986,
3— Necdet Sevinç, Osmanlılarda Sosyo-ekonomik Yapı (s. 102—109)
4— Osman Ergin Türkiye’de şehirciliğin tarihi inkişaf, (s.7),
5— Evliya Çelebi Seyahatn8mesi (c.2, s.22), — Sızıntı Dergisi (c.4. s.41).
  Tarih: 18.02.2008   Hit: 33
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Uhuvvetin neresindeyiz ? 
Hüseyin TÜRKERİ 
Mirac ve Seyr-i Suluk 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker