Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.628
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.556
Forum mesajları: 16.432
Sayfa izlenimi: 859.788
Bugünkü sayfa izlenimi: 1.852
En son üyemiz: beyaz

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | MÜHİM BİR DUA VE DUA EDEBİ

MÜHİM BİR DUA VE DUA EDEBİ

MÜHİM BİR DUA VE DUA EDEBİ

 Ümmü Eymene.. Ashab-ı kiramlardan bir hanım.. Ümmü Eymene'nin bir sepeti vardı ve bu sepet içerisinde yirmi bin tane taş vardı. Sepetin önüne oturur:

Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah... devir ediyordu. Böylece taşların hepsi yere geliyor, sonra:

 Allâhumme salli alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âli seyyidinâ Muhammed, Allâhumme salli alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âli seyyidinâ Muhammed...

 Tekrar önündeki taşları, tane tane yerden alıp, sepetine koyuyordu. Rasûlullah Sallallahu aleyhi ve sellem, sabah namazından sonra onu ziyaret etmişti. Öğleden sonra bir daha ziyaret etti:

 " Ne o, sen önündeki taşları bitiremedin mi? " buyurdu.

 " Bitirmedim Ya Rasûlullah" Râsulu Muhterem aleyhisselam :

 Bu kadar zorluğa katlanmaya lüzum yoktur.

 Subhânallâhi adede mâ halaka fil'ardi. Ve Subhânallâhi adede mâ halaka fissemâi. Ve Subhânallâhi adede mâ halaka beyne zâlike. Subhânallâhi adede mâ huve Hâlıkun. Velhamdü lillâhi mislû zâlike. Ve Lâ ilâhe İllallâhu mislu zalike. Vallâhu Ekber mislu zâlike. Ve Lâ havle ve lâ kuvvete İllâ Billâh-il - Aliyy-il- Azîmi mislu zâlike.

 Bunu üç kere dedin mi bu kadar sevab alırsın. " buyurdu.

 Bunu üç kere söylemek gerekir. Özellikle sabah ve akşam bunu söyleyin. Ki söyleyen yirmi bir bin kadar Lâ ilâhe İllallah, yirmi bin kadar da Salâvat-u şerîfe kadar sevab alıyor.

  Ve özellikle gençlerin bunu çokça söylemesi lazım... bazen kafaya geliyor " Allah güneş gibi midir? " " Allah dağ gibi midir?... "  " Allah var mıdır?" İşte bu anlarda:

 " Lâ ilâhe İllallah, Vahdehû lâ şerike Leh. Leh-ul-mulku ve Leh-ul-hamdu ve Huve alâ kulli şey'in Kadîr. " Ve bir de bu zikir çok faydalıdır. Çok faydalıdır... Şeytan bundan kaçar.

 Ashâb-ı Kiram radıyallâhu anhum, tüm tesbihleri tüm zikirleri öğreniyorlardı, tatbik ediyorlardı; hem de itikadı öğreniyorlardı. Bizim de aynı şekilde onlara ittiba etmemiz lazımdır ve hatta elzemdir.

 Tesbih, zikir ve dualarda manayı bilmek şartı yoktur. " Bu ne demektir, ne diyor?.. " Allah Teala ZülCelal Hazretleri " Ben'im İsmimi söyleyin " diyor, biz de O'nun İsmi'ni söylüyoruz. Hatta bir kimse milyar sefer bunu tercüme olarak söylese o sevabı alamaz.

 Biz secde ediyoruz, ruku' ediyoruz. Rukû'nun manası nedir? Secdenin manası nedir? Bunları bilmek mecburiyetimiz yoktur. Allah Teâlâ demiş : "Başını yere koy " ben de onu yere koyuyorum. Allah Teâlâ demiş " Namaz kıl " kılıyorum. " Zekat ver" veriyorum. manasını bilmeye mecbur değilim. İllâ manası bilinsin, ondan sonra tercüme olarak söylensin " sözü gayrı müslimlerin sözüdür. Yani sevaba ahirete inanmayanların fikridir. " Ne demek istiyor ? " Ne demek isterse.. Bilmiyoruz.. Yalnız bunu söylemek ibadettir; bunu biliyorum. Fakat bu da vardır. Bazı duaların manasını bilmek faydalıdır.

 itikad üzerinde çok çalışalım, Dualar üzerinde çok çalışalım. İtikad ve dua ne kadar kuvvetli olursa, o kadar Cenâb-ı Hakk Teâlâ, feyzi, bereketi insanın kalbine yağdırır.

 Üstaz İsmail bin Mahfûz ( ÇETİN ) rahimehullah'ın 24-1-1991 Bir Cuma gecesi sohbetinden bir bölüm

  

Dini vazifeleri öğrenmek hususunda utanç yoktur kaidesince lütfen en az bir kere şu aşağıda yazılan ve çok iyi bildiğimizi zannettiğimiz fıkhî mütalaalar okunsun....

 Bedenimizi ve libasımızı necasetten temizlediğimizde şu kaideye riayet etmeliyiz:

Necasetin izalesinde daima, temizleyici olan suyu, temizlenen yerin üstünden akıtmalıdır.

 Mesela mendilimizi yıkadığımızda, mus­luğun, hortumun veya ibrik gibi herhangi bir kabın yani mecrasının altında bulundurma­lıyız.

Elimizi yıkadığımızda kabın içine sokmayıp, yine su mecrasının altında temizleyeceğiz. Bu keyfiyetle temizlenen şey suyun altında olup, üzerine suyun devamlı veya musluk olmadığında kesik kesik gelmesi ge­rekir. Ayrıca necaseti izale eden suyun, tekrar olarak yıkanan şeye dönmemesi şarttır. Burada ince bir nokta var; o da, medenî ve dînî olan taharetlenmedir. Maalesef gençlerimizden daha ziyade birçok ihtiyarlarımız, hatta imam ve müezzinlerimiz, taharetlenme ibadetini , gayrı müslimlerin temizlenmelerinden ayırt etmemektedirler.

  Mesela gayrı müslimlerin taharetlenmelerinde, necasetin altta veya üstte kalması şart olmayıp, hatta eserinin izalesi bile söz konu­şu olmadığından, musluğun karşısında oturur, ön ve arkasına bol su döker, el değdirmez. Bu keyfiyet mecusîlerin ve rafizîlerin taharetlenme usulüdür. Ehli kitab ise, neca­set eserinin izalesini bilmediğinden, sağ ve­ya sol eliyle kap veya musluktan su alır; alt­tan necaset mahalline vurur; tırnaklarıyla necaseti oradan alır; musluğa götürür. Kul­landığı elini temizlerken, musluğun altını pisler. Şimdi musluktan akan su, necaset üzerine geldiğinden pislenmiş olur. Ondan sıçrayan, elbiseyi de pisler. Bu takdirde, taha­retlenmemiş olur ve temiz elbiseleri de necis olur. Mecradan aldığı suyun necaset mahal­line değmesiyle necaset mahallinden el ve suya damlayanla elde getirdiği su da necis oluyor. Her iki takdirde de elindeki necis su ile necaseti izale edemez. İşte taharetlenme­de temizlik de olmamıştır.

Öyleyse şu kaideye de riayet etmelidir:

Her halde, sol el sağa hizmetçi; taharetlen­mede, sağ el sola hizmetçidir. Binaenaleyh kaza-i hacetten sonra, hortum veyahud ib­riğin kulpu sağ elle tutulup, önden, kasıkla hayalar arasından su akıtılır.. Bu arada sol el, sol ayağın dışından, baldırla uyluk arasına sokulur ve onunla ovuşturularak necaset izale edilir. Hortum, ibrik veya herhangi bir kap bulamayan, yine sol elini sol ayağının dışından, uylukla baldır arasına sokar, hazır bulundurur, yani değdirmez. Ancak musluk­tan veya kabın içinden sağ eliyle suyu getirip, haya ile kasık arasından döktükten sonra sol elle necaseti izale eder. Bu keyfiyetle su necasetin üstünden gelmiş ve onu yerinden izale etmiş olur. Yani bu surette sağ el sey­yar olur. Her iki surette de sol el sabit kalır. Şu halde, necasetin zevali değil, izalesi şarttır. Sol elin sabit kalmasıyla, avuç içi de temizlenmiş oluyor. Fakat sol elin arkası, ay­rıca temizlenir

 Erkeklerde bil husus istibra meselesinde şu kolaylık var: Mendil veya herhangi taharet bezi veya tuvalet kağıdı alınır, sol elle makaddan itibaren kamışın ucuna kadar sıkılır. Eğer bezsiz yaparsa yine çıkmaz. Eğer bezi yoksa, pamuk kullanmak müstehab olur.

 Şimdi tahareti olmayanın namazı yoktur mealindeki hadîsin hikmeti beyan olundu.  

 

  Tarih: 18.02.2008   Hit: 112
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Halvetilikte rabıta varmı ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker