Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» Guraba
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi
» Mehmed Emin Efendi Baba
» İslami Multimedya






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.686
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 94
Portal Yazı sayısı: 1.021
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 5.042
Forum mesajları: 18.835
Sayfa izlenimi: 939.384
Bugünkü sayfa izlenimi: 4.364
En son üyemiz: myaciz

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Sapık fırkalardan Hımâriyye ( Bâbıkıyye):

Sapık fırkalardan Hımâriyye ( Bâbıkıyye):

Sapık fırkalardan Hımâriyye ( Bâbıkıyye):

  Kurucusu Hamdan Kırmıt... Bazısına göre Abdullah bin Meymun el-Kaddah.. Kırmıtiyye, Muhammeriyye,Babıkıyye ve Mâziyâriyye fikrinde birleşirler.
 Davaları dört ana noktada toplanır:
    a- Her şeyde iştirak, eşitlik.
    b- Peygamberlere tabi' olan dinleri ortadan kaldırmak.
    c- Aldatmak için her şeye, herkese hoşgörüyle davranmak ve muhaliflerine ilk anda mutabakat göstermek.
    d- Herkese insanlık hakkını verip, dinlemek ve temel fikrini
gizlemektir. Çok evvelden böyle olanlara Müzdekiyye ismi verilmiştir.
    İşte Komünizmin temeli buradadır: Her şeyde iştirak... Temel düsturları şunlardır:
    1- İçinde çıra (yani fıkıh bilginleri) bulunan evlerde konuşmamak. Buna sır makamı derler.
    2- Davalarına kabiliyetlileri avlamak için, gizlide araştırmak ve tesbit etmektir. Buna teferrus ismini verirler. Yani akılcılık. Görürsün konuşsalar: Filanın kafası şöyle çalışır, Filan şöyle zekidir. Filan şöyle gözü açıktır. Bir muallime ihtiyac var. Bilimsel hareket gerekir. Bilim adamı olmaksızın iş hallolmaz... derler. Buna da makâm-ı ta'lim derler.
   3- Avamın içinden çıkamayacağı soruları sormaktır. Nasıl sorular?. Soru... Yeter ki kişinin aklı bozulsun.
   Dinden sorarlarsa: Kur'an'da elif, lam, mîm ne demek? Yâsîn ne demek? Neden hayzlı kadın namazını iade etmez, amma orucunu kaza eder? Yahu meni tenasül azasından gelir, neden yıkanması kafi gelmez de bütün vücud yıkanır? Bu farz ne demek? Neden beş vakit namaz kılınır? Bizim için namazda ne fayda vardır? Neden sabah iki öğlen dört falan filan...
    Muhatablarını kuvvetli dindar görürlerse, bunların cevablarını teker teker, fıkralar anlatmak suretiyle bildirirler. Zayıfsa, ayetleri yorumlar, yorumlamada tedricen dinleyiciyi şüpheye düşürür ve itikadını bozarlar. Buna muvaffak olurlarsa, daha üstün zeki bir adama götürür, sözleşmeyi temin ederler. buna da makam-ı rabt derler.
   4-Tamamen şüpheye düşen kimse, lidere götürülür. Lider ona nezaket gösterir. Ehli Beytin, büyüklerin menkıbelerini söyler. Ve kalbini çalmak için gayret gösterir. Sonra filan makama geldin, diye tebliğ eder. Buna da makam-ı te'sis derler.
   5- Esaslı bir şekilde bağlanan kimse dindar ise, lider başlar; İslam’da, abdest almaktan murad, imamı, lideri, başkanı sevmektir. Teyemmümden murad, imam bulunmadığı zaman, huccetullahtan, mezundan feyz ve öğüt almaktır. Namazdan maksad huzurdur. Bozulmasından maksat, başkanın yasakladıklarından birini yapmaktır. İhtilamdan maksat sırrı ifşa etmektir. Gusülden murad biiati tazelemektir. Zekat Allah'ı bilmektir. Taharet de budur. Kabe dindir. Dinin kapısı Alidir. Safa Nebi, Mervâ Ali'dir. Tavaf yeri yedi imamı sevmektir. Buna sükunet ve selh makamı derler. Bundan geçtiyse: BEN O'YUM (Allah'ı kastederler) O DA BEN. O ne yerdedir, ne de göktedir. Hem yerdedir, hem göktedir. Hem vardır, hem de yoktur. Ne vardır ne de yoktur. derler. Elhasıl, edebi ve felsefi konuşmakla inananları, zirvede kafir ederler. İnanmayanları ilk başta kafir ederler. İşte burada tekamül edene, Hüccet, Ayet, Delil; filan.. diye isim takarlar Bunların küfründe asla şüphe yoktur
...

Kaynaklar.  El-Farku beyn-el Firak s.62,266; El-Milel venNihal c.1 s.249; El-Fisal c.1 s.34,37; Makalat-ul-İslamiyyîn c.1 s.99; Muhtasaru Tuhfet-il-İsnâaşar s.29 ve devamı; Şerh-ul Mevakıf s.53,627,628; El-Metâlib velMezâhib s.103,301. El-Makâsıd velMetalib bölüm 3 Fermasonluk başlığı altında; Şezerat c.2 s.14,27,31, 47,49, 51'den seçme.; El-Kamil fi-t-Tarih c.6. s.328,358 Bu eserde Bâbık'a ait çok bilgi var ilgililere duyurulur... El-Lubbab c.1 s.59,101,436, c.2 s.101, c.3 s.28 ; Tarih-ul-felasefe adlı esere de bakın. Ayrıca Arif Paşa'nın Bin bir Hadis Şerhi'ne de bakın... 

Şimdiki Muhammeriyye diye adlandıracağımız mezhebin mensubları, hücre sistemi üzere çalışırlar. Özellikle Türk gençlerinin inançları zayıf olduğundan (önceki yazıda) saymış olduğumuz makamların yerine: Karo, Caro, Mao, Hegel ve saireden bahsederler. Makamları birleştirerek; beynin çalıştırılması, beyin hücreleri gibi isimlerle direk; iştirak ve eşitlik fikrini aşılarlar. Hatta Yunus, Hegel, Pir Sultan Abdal; Semavî, Nesimî ve Hallac'ın sözlerini bir araya getirip, asli fikirlerini gizleyerek, bunların deyim ve terimlerinin kalıbında aşılama yaparlar.

     Bunlar hükümleri ayet ve hadislerden çıkardıklarını da söylerler.
özellikle mutasavvıf kıyafetinde ortaya çıkanlar da çoktur. şu kadar deriz:

Şer'i şerife muhalif olan her bâtın, batıldır. Şeriatı bilfiil tatbik
etmek, hak ve hakikattir. Binaenaleyh, şeyhe secde etmenin, ayağını, eteğini öpmenin yeri yoktur. Üstad Bediuzzaman'ın Yirmi dokuzuncu mektubunun " Telvihat-ı tis'a" sında: ' Belki daire-i şeriattan hariç...' diye tenkit ettiği, bu gibi tasavvufçulardır. Çünkü şeriat dairesinde olan yani Ehli Sünnet velCemaatten olan tasavvufçuları över. Ve: Rabıta-i İslam... İslam kal'ası... Sırrı insani... Kemal-i beşeri... diye övdüğü tasavvufçular, Ehli Sünnet velcemaat tasavvufçularıdır...

 

İttiba Ehli Sünnet'edir  Dilara Yayınları

  Tarih: 18.02.2008   Hit: 100
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Uhuvvetin neresindeyiz ? 
Hüseyin TÜRKERİ 
Mirac ve Seyr-i Suluk 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker