Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.630
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.569
Forum mesajları: 16.496
Sayfa izlenimi: 861.600
Bugünkü sayfa izlenimi: 481
En son üyemiz: deli1453

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Önsöz

Önsöz

Önsöz
 

Gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve nuru var eden Allah'a hamdolsun!

Hamdolsun Allah'a! Selâm olsun onun beğenip seçtiği kulla­rına!

Karanlıklar bütün çeşitleriyle küpü temsil ediyorsa, şüphe yok ki, nur da Allah'ın gönderdiği dini müjdeliyor. Allah nezdinde yegâne din, hak din İslâvıiyettir. İslâm dini 15 asırdan beri in­sanlığa nur saçıyorken seven - inanan gönüllere, düşünen - anla­yan akıllara dayanıyordu. Gönüller duyduklarını, afallar anladık­larını dile getirdiler, yazıya döküp sanata çevirdiler, islâm kül­türü meydana geldi; gönül ve fikir cihadı başladı.

Cihad, kıyamete kadar devam edeceğine, ne salimin zulmü ne de âdilin adli onu kaldıravnyacağına göre bugün de dünyamız bir mücadelenin içindedir: nur ile zulmetin, doğru ile yanlışın, başka bir deyişle iman ile küfrün mücadelesi... İmanın, o biricik nurun, o yegâne doğrunun gerçek vıanadaki temsilcileri müslü-manlardır. Bunların dışındakilerse karanlıkların, yanlışların tem­silcileri...

İman - küfür mücadelesi, denebilir ki, tarihte olduğuna nis-betle  bugün  en had safhasına   girmiş bulunmaktadır.    Çünkü hakkı temsil eden müslümanların içten ve dışlan gelen çeşitli sebeplerle za'fa uğramış olmaları ve cihadı âdeta terketmiş bu-lunnaları yanında, başıboş kalan küfür cephesi yüzyılların biri­kimiyle çoğalmış, kuvvetlenmiş, dolayısıyla inançsızlık zulmeti ya-yılma imkânları bulmuştur. Kendi memleketimiz başta olmak üzere asırlar boyu imanın beşikliğini yapmış bulunan islâm, ülke­lerinde bugün, itiraf edelim ki, gençlik, işçi ve aydınlar çevreninde Allahsızlık cereyanı alabildiğine yayılma istidadı göstermektedir. «Cihadı terkettiğiniz takdirde yeryüzünde hem fitne hem de bü­yük bir fesad belirir» [1] tarzındaki ilâhi beyanın haber verdiği acı neticelerle karşı karşıya olduğumuzu kabul etmek mecburiye­tindeyiz.

Ulamla müşerref olmuş kitlelerin imanını muhafaza etmek, müslüman olmamış insanların da şüphelerini gidererek İslama girmelerini sağlamak maksadıyla faaliyet gösteren islâmî ilimle­rin başında Akaid ve Kelâm ilmi gelir. Akaid, teferruata dalma­yan, fikrî münakaşalara yer vermeyen bir metodla iman esas­larım kısaca arz ve izah eder. Bu metod, din eğitimi ve öğreti­minin ilk safhalarında tatbik edilir. Kelâm ise çeşitli fikri cere­yanlar, bid'ate, sapıklığa, küfre götüren inanış ve görüşler karşı-sında aynı iman esaslarını müdafaa eden, söz konusu fikir ve inanışları ilmen çürüterek zihinlerde doğabilecek şüpheleri orta­dan kaldıran bir ilimdir. Bu sebeple, kelâm, fikrî ve itikadı bir cihaddır. Bu cihaUı gerektiren şartlar doğduğu takdirde vazifenin yerine getirilmesi, şüphe yok ki, farz olur. Aksi takdirde ilâhî be­yanın haber verdiği ve bugün karşı karşıya bulunduğumuz netice doğar: fitne ve büyük bir fesad.

İslâm tarihinde, böyle bir cihada lüzum olmadığını soyliyen-ler, başka bir ifadeyle kelâm ilmini tasvib etmiyenler olmuştur. But geçmiş asırların fikrî, itikadı ve içtimâi şartları içinde değer­lendirilebilecek bir husustur. Günümüzde inkarcı cereyanların bunca hücum ve istilâsı karşısında kelâm metodunu kullanarak bu istilâya «dur!» demenin, inkâr fırtınasının tahribatını onarıp gönülleri imar etmenin lüzumsuz ve gayr-ı meşru olduğunu söy-liyecek basiretli ve dirayetli bir din âliminin bulunabileceğine ihtimal verilemez.     

Elinizdeki kitap, söz konusu kelâm İlminin islâm tarihi bo­yunca uyguladığı değişik metodları, bugün tatbik etmesi gereken metodu, başlangıçları günümüze kadar bu ilmin sahası içinde mey­dana getirilen eserlerin özelliklerini, kelâm ilminin mahiyeti ve Önemini... konu edinmiştir. îslâmın büiün asırlarında olduğu gibi bugün de, dünya islâm nüfusunun "< 90 ından fazlasını teşkil eden ehl-i sünnetin ölçüleri ve ekolleri, islâm tefekkür, siyaset, iç ve dış mücadele tarihinde önemli roller oynayan bîd'at ehli ve belli başlı ekolleri de kitabımızın mevzuları arasındadır.

Eserin sonundaki EKLER kısmında, İmam Mâtürîdi'nin Kita-bu't-Tevhîd'inden tercüme edilen örnek bir parça ile tekfir, kader, astronomi ve din konularını kısa fakat özlü işleyen telif • tercüme makaleler, ayrıca İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü öğretim üye­lerinden Mustafa Çağrıcı tarafından uSünnî-Şii İttifakına Doğru» adı altında dilimize çevrilen bir risale yer almaktadır.

Eserin gerek kelâm ilmine giriş mahiyetindeki birinci kita­bında (Umumî Bilgiler), gerek ehl-i sünnet ve ehl-i bid'at mez­hepleri hakkında bilgi veren ikinci kitabında (Önemli İtikadı Mez­hepler) işlenen konular için İmkân nisbetinde ana kaynaklara inilmiş, yerine göre tahlil ve mukayeseler, yerine göre de terİabt&r yapılmıştır. Kaynaklardaki fikir ve mütalâalar, kabul edilmese bile, emanete riâyet duygusu içinde olduğu gibi aktarılmıştır. Önemli İtikadı Mezhepler kitabı içinde ıjir alması gereken Hava-ric, zaman darlığı yüzünden, bu defa işlenememiş, Allah nasibe derse kitabın ikinci baskısına tehir edilmiştir.

Eser her türlü samimi ve yapıcı tenkide açıktır. Kendi saha­nında karınca kararınca bir hizmet ifâ eder, bir bçşluk dolâut'a-bilirse, müellifi, kendini bahtiyar addedecektir,

En büyük muvaffakiyet Allah rızâsına nail olmaktır.

Bekir Topaloğlu[2]

 

 

--------------------------------------------------------------------------------

[1] el-Enfâl  (8), 73.

[2] Prof. Dr. Bekir Topaloğlu, Kelam İlmi, Damla Yayınevi:13-15.

  Tarih: 18.02.2008   Hit: 69
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Halvetilikte rabıta varmı ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker