Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in vefatından sonra mübarek tüyleriyle teberrük:
13 - Osman ibni Abdillah ibni Mevheb(Radıyallahu Anh) şöyle anlatıyor:
Ehlim (Talha ailesi veya hanımım) beni Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) in ailesi Ümmü Seleme (Radıyallahu Anha) ya bir gümüş bardak içindeki su sebebiyle yolladı, o bardak içinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in saçları vardı.
İnsanlardan birine nazar veya herhangi bir şey (hastalık) isabet ettiği zaman Ümmü Seleme validemize kabını gönderirdi.
Ben de bu gidişimde Ümmü Seleme (Radıyallahu Anha) nın yanında küçük bir kaba rastladım ki içinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) e ait bir takım kirmizı saçlar gördüm."
(Buharı, Libas:64, No:5557,5/2210)
İmam-ı Aynî (Rahimehullah) hadis-i şerifin manasını şöyle açıklamıştır:
Ümmü Seleme (Radıyaliahu Anha) nın yanında deve çanına benzeyen küçük bir kap içinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in saçlarından bir miktar kırmızı saç vardı. İnsanlar hastalandıkları zaman bunlarla teberrük eder (bereketleriyle şifa isterler) ve o saçlardan alıp bir su kabına koyarak içinde saç bulunan suyu içerler böylece şifa bulurlardı.
Ravî Osman (Radıyallahu Anh) in ailesi de o saçlardan bir miktar almış ve onu gümüş bir kap içine koyarak içinde bulunan suyu içip şifa bulmuşlardır. Sonra Osman (Radıyallahu Anh) ı bu kap ile Ümmü Seleme (Radıyaliahu Anha) ya göndermişler, Ümmü Seleme (Radıyaliahu Anha) validemiz de kabı almış onu cülcül (deve çanına benzeyen küçük kap) içine koymuş, Osman (Radıyaliahu Anh) da onun İçinde kirmizı saçları görmüştür.
(Aynî, Umdetü'1-Karî, 22/49, Kastalânî, Îrşadü's-Sârî, 8/465)
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in, saçlarını insanlara dağıtması:
14 - Enes ibni Malik (Radıyallahu Anh) dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'ya vardığında Cemreye (büyük şeytana) gelip taşladıktan sonra, Mina'daki menziline (konaklayacağı yere) gelip kurban kestikten sonra berbere:
"Al" diye evvelâ sağ tarafına sonra sol tarafına işaret buyurdu sonra Saçlarını İnsanlara vermeğe başladı.
(Müslim, Hacc:56, No:1305, 2/947, Ahmed ibni Hanbel, Müsned, No:12093,4/223, Beyhakî, Sünen-i Kübra, No:9400,5/168)
15 - Enes ibni Malik (Radıyallahu Anh) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
Resulullah (Sallalalahu Aleyhi ve Sellem) cemreyi taşladığında kurbanını kesip tıraş olduğu vakit (başının) sağ tarafını berbere uzattı o da onu tıraş etti. Sonra, Ensar'dan Ebu Talhayı çağırarak bu saçları ona verdi.
Sonra, (başının) sol tarafını da berbere uzatarak: "Tıraş et!" buyurdu.
Berber o tarafı da tıraş edince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu saçları da Ebu Talha (Radıyallahu Anh) a vererek "Bunları insanlar arasında taksim et!" buyurdu.
(Müslim, Hacc: 56, No:1305/326,2/948, Tirmizî, Hacc:73, No:912,3/255, Ebu Davud, Menasik:78, No:1981,1/ 606, Humeydî, Müsned,No:1220,2/512)
16 - Hafs ibni Gıy as (Radıyallahu Anh) in Hişam (Radıyallahu Anh) dan rivayetine göre
"Berber, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in mübarek başının sağ tarafından başlayarak saçları birer ikişer kıl olmak üzere halk arasında dağıttı."
(Müslim, Hacc:56, No:1305/324,2/947)
İnsanların Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in saçlarını almak için yarışmaları:
17 - Enes (Radıyallahu Anh) ŞÖyle buyurmuştur:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'da başını tıraş edince, başının sağ tarafındaki saçları eline aldı, tıraş bitince onları bana uzatarak: "Ey Enes! Bunları al Ümmü Süleym'e (annene) götür." buyurdu.
İnsanlar Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in anneme verdiği bu özelliği görünce, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in saçının kalan kısmını almak için yarışa girerek herkes bir parça almaya çalıştı.
Bu hadis-i şerifi Enes (Radıyallahu Anh) dan rivayet eden Muhammed ibni Şîrîn (Radıyallahu Anh) şöyle anlatıyor:
"Ben bu hadis-i şerifi Abiydetü's-Selmanî (Radıyallahu Anh) a anlattığımda, O şöyle buyurdu:
"Benim yanımda o kıllardan bir tanenin bulunması elbette bana, yerin üstünde ve içinde bulunan her san-ve beyaz (bütün kıymetli eşya vemadenlere sahip olmam) dan daha sevgilidir.
(Ahmed ibni Hanbel, Müsned, No:i3686,4/509, Beyhakî, Sünen-i Kübra, Salât: 523, No:4233,2/599)
İbni Şîrîn (Radıyallahu Anh) ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
Birkere ben Abîde (Radıyallahu Anh) a "Yanımızda Resulullahl (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İnsaçından bir miktar bulunmaktadır ki biz onu Enes (Radıyaliahu Anh) tarafından yahut Enes'in ailesi tarafından elde etmiştik." dedim.
Bunun üzerine Abîde (Radıyallahu Anh):
"Benim yanımda Resulullah (Sallallaha-hu Aleyhi ve Sellem) den bir tek saç telinin bulunması muhakkak bana dünyadan ve dünyadaki şeylerden daha sevimlidir." buyurdu.
(Buhari, Vudû'-.32, No:168, 1/75)
İmam-ı Kastalânî (Rahimehullah) in beyanına göre,
Muhammed ibni Sîrîn'in babası olan Şîrîn, Enes ibni Malik (Radıyallahu Anh) ın azatlısı idi, Enes ibni Malik (Radıyaliahu Anh) da Ebu Talha (Radıyaliahu Anh) in üvey oğludur.
Gerideki hadis-i şeriflerde de görüldüğü üzere Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu saçları Ebu Talha(Radıyallahu Anh) a vermişti, işte İbni Şîrîn (Radıyaliahu Anh) in bu saçları elde etmesi böylece olmuştur.
Yukarıdaki sözün sahibi olan Abîde (Radıyallahu Anh) Tabiîn (sahabe-i kiramı gören tabaka) ın büyüklerinden olup, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in vefatından iki sene evvel islâm ile şereflenmiş fakat onu görememiştir.
Geride zikredilen rivayetlerde geçen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in, başının sağ tarafındaki saçları Ebu Talha (Radıyaliahu Anh) a verme rivayeti Enes (Radıyaliahu Anh) in annesi plan Ümmü Süleym (Radıyaliahu Anha) ya verme rivayetine ters düşmez.
Zira Ümmü Süleym Ebu Talha'nm hanımı olduğu için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in atiyyesi (verdiği hediye) bazen Ebu Talha (Radıyaliahu Anh) a bazen de hanımı Ümmü Süleym (Radıyallahu Anha) ya nisbet edilmiş olabilir.
İşte bütün bu sahih rivayetlerden, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in saçları ile teberrükün caiz olduğu açıkça anlaşılmıştır ki, diğer bütün meselelerde kaynak olarak gösterdikleri bu muteber kitaplarda bulunan sağlam nakilleri Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in eserleriyle teberrük konusunda reddeden, üstelik:
"Sakal-ı şerif ve Hırka-i şerif gibi eserleri ziyaret şirktir" diyerek teberrük edenleri şirkle itham eden sapık vehhabî fırkasının ve memleketimizde bulunan yandaşlarının haktan ne kadar uzak kaldıkları ve bu sözleriyle Sahabe-i kiramı bile müşrik saymış olduklarının farkında olmayacak kadar cahil oldukları böylece ortaya çıkmıştır.