|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.628
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.556
Forum mesajları: 16.432
Sayfa izlenimi: 859.776
Bugünkü sayfa izlenimi: 1.840
En son üyemiz: beyaz
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.16
|
|
Halidiye.com | TEVESSÜL İLE İLGİLİ DELİLLER
TEVESSÜL İLE İLGİLİ DELİLLERTEVESSÜL İLE İLGİLİ DELİLLER:
Mevlâ Tealâ:
"Ey inananlar! Allah'tan korkun ve O'nâ vesile arayın," buyurmuştur.
Vesile, Allah-u Tealâ'-nın kendisine yakınlığa sebep kıldığı her şey olabilir, ancak burada aranılan husus vesile edilen şeyin Allah-u Tealâ indinde kıymet ve hürmeti olmasıdır.
Görüldüğü gibi Ayet-i celiledeki vesile lâfzı umumi olduğu için, nebiler ve salihler gibi üstün kimselerle, hayatlarında ve ölümlerinden sonra tevessül etmeye şâmil olmakla beraber, emredilen şekilde yerine getirilen salih amellerle de tevessül etmeyi içermektedir.
Şimdi okuyacağınız hadis-i şerif ve eserlerde vesile edinmenin genel manada caiz olduğunu size açıklayacak deliller bulacaksınız. O halde kalbiniz hazır olarak buraya kulak verin ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Selkm) ile yaratılmadan evvel, dünya hayatında, ölümünden sonra berzah âleminde, dirildikten sonra arasatta (kıyamet arsalarında) tevessül edildiğini göresiniz.
Varlığından evvel Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile tevessül:
Âdem (Aleyhisselâm) malûm hatasını işlediğinde, affı için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile tevessülde bulunduğu ve onun hürmetine affolduğu hakkındaki hadis-i şerifi, Hâkim/'Müstedrek" te sahih olarak ihraç etmiş, Hafız Süyûtî, "Hasâis-i Nebeviyye" isimli eserinde tahric ve tashih etmiştir.
Kitabının mukaddimesinde mevzu hadisleri rivayet etmediğini belirten Beyhakî, "Delâil-i Nübüvve" sinde rivayet etmiş, Kastalânî ve Zürkânî, "Mevâhib-i Ledünniyye" de nakletmiş, Sübkî "Şifaü's-Sikâm" da, Taberanî "Evsat" ta, Şeyhülislâm Belkînî "Fetâvâ" smda, Şeyh ibnül Cevzî "Vefa" isimli kitabının başında bu hadis-i şerifi irad etmişler, İbni Kesir de "Bidaye" isimli eserinde (1/180) bunu zikretmiştir. (Rahmetullahi aleyhim ecmaîn)
4 - Ömer İbni Hattab (Radıyaiiahu Anh) dan rivayete göre Resulullah (Sailalfohu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Âdem (Aieyhisselâm) o hatayı işlediğinde: 'Ya Rabbi Muhammed'in hakkı için beni affetmeni senden isterim/ diye dua edince,
Allah: 'Ey Âdem henüz ben onu yaratmamışken sen onu nasıl tanıdın.' diye sordu
O da: 'Ya Rabbi sen beni (kudret) elinle yaratıp ruhundan bana üfle-diğinde başımı kaldırdım ve arşın direklerinde: («üil J^-j ju*«* <J)l VI <JI V ) yazılı olduğunu gördüm.
İşte o zaman senin kendi isminin yanına' ancak kullarından en sevdiğini (n ismini) katmış olduğunu anladım.' dedi.
Bunun üzerine Allah-u Tealâ: 'Ey Âdem! Doğru söyledin şüphesiz ki O, kullarımın bana en sevgilisidir. Bana O'nun hakkıyla (hürmetine) dua et, Muhakkak ki seni affettim. Muhammed olmasa seni de yaratmazdım/ buyurdu."
(Hakim,Müstedrek, No:4228,2/672, Beyhekî, Delâilü'n-Nübüwe:5/489, Süyûtî, D.Mensur:l/142)
Bu hadis-i şeriften dolayı Ebu Cafer (Rahimehuiiah) Resulullah (SaiMiahu Aleyhi ve Sellem) in huzurunda dua ederken, kabr-i şerife doğru yönelmenin hükmünü İmam-ı Malik (Rahimehullah) a sorduğunda, İmam-ı Malik (Rahimehullah):
"Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), senin ve baban Âdem'in kıyamet günü Allah'a (yaklaşmak için) vesilesi iken, niçin yüzünü ondan dönüyorsun?" diye cevap vermiştir.
(Kastalânî, Şerhu'l-Mevahib, 8/313)
İşte bu hadis-i şerif, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bu âlem şereflenmeden önce Adem (Aieyhisselâm) ın O'nun hürmetine Mevlâ Tealâ'dan affını istediğini ifade etmekle birlikte, tevessülün sahih olması için, hürmetine istenen zatın, rabbisi katında yüksek makama sahip olması gerektiğini, fakat dünyada yaşıyor olması şart olmadığını açıkça anlatmaktadır.
Böylece hayatta olmayan kimseyle tevessülün sahih olmayacağını söyleyenlerin bu sözlerinin, Allah-u Tealâ'dan gelen bir hidayete dayanmaksızın nefsin nevasına uyanların sözü olduğu ortaya çıkmış olmaktadır.
Geride zikredilen bu hadis-i şerif, sünnet-i nebeviyye üzerine emin (güvenirlik vasfına sahip) olan yüce makam sahibi hadis hafızlarından Hâkim, Süyûtî, Sübkî ve Belkinî (Rahimehumullah) gibi zatların tashih (sahih olduğunu ifade) ettikleri bir hadis-i şerif olduğundan delil getirilmeye çok müsaittir.
İmam-ı Beyhakî bu hadis-i şerifi "Delâil-i Nübüvve" isimli eserinde zikretmiştir ki, bu eser hakkında:
"Bu kitabı okumaya devam edin, çünkü onun tamamı hidayet ve nurdur." buyurmuştur. |
Tarih: 18.02.2008 Hit: 104
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|