Onikinci Uyarı
Ey Şafiî, Hanefî, Mâlikî veya Hanbelîlerin insaflılarından sünnî müs-lüman! İbni Teymiyye, şu İslâmî mezheblerden sadece birini hedef alıp diğerlerini bırakmış değildir.
O, ümmeti Muhammedin büyük bir ekseriyetini teşkil eden Eş'arîlerden ve Mâtürîdîlerden olan müslüman-ların topunu sapık kabul etmiştir. Onların icmâlarını dalâlete nispet etmekte ve câhil saymakta son derece ileri gitmiştir.
Ebül-Hasenil-Eş'arî gibi bir zâtı mutlak bir sapık saymış; onun asrından şu zamana kadar gelip geçen İmamül-haremeyn, Fahruddin Râzî, İmam Gazâlî ve bunlardan gayri nice İslâm önderlerini, imamlıkları üzerinde ittifak olunmuş kadri yüce zâtları, hep techil etmiş ve sapık saymıştır.
Şafiî ve Mâlikîlerin itikadta imamları bulunan Eş'arî imamları, aynı zamanda Mâtüridî olan Hanefîlerin imamları sayılır. Zira her iki itikaadî mezhep, hüküfmde tek mezhep sayılır. O da ehl-i sünnet vel-cemâat mezhebidir. Esası teşkil eden hiçbir şeyde çekişmemişler, biri diğerini sapık saymamıştır.
İbni Teymiyye'nin itirazları, onların inançları üzerinde olup, saldırıları hepsini içine almaktadır. O, daha da ileri gidip ümmetin efendisi olan söfî önderleri, âbidleri, velileri ve zâhidleri tekfire kadar gitmiştir. Onların itikadlarına dil uzatmıştır.
O, kendisini asr-ı saadetten bu güne kadar gelip geçen ümmetin tamamının imamı makamına koymuştur. Diğer imamlara hakaret nazarı ile bakıp, onlar aleyhine tenkitte bulunmuş; kendine gelince; fazilette en üstün, verâ ve takvada en yüksek, en âlim, ALLAH ve Resulünün kelâmını ve sâlihlerin sîretini en iyi anlayan kabul etmiştir.
Hangi imam, daha çok şöhrete, ilim ve amele sâhibse; tahkik ve tedkiki, geniş bir fazileti bulunuyorsa ve Muhammed ümmeti ile onun âlimleri tarafından büyük bir meziyyete sahip kabul olunmuş ise, İbni Teymiyye'nin ona düşmanlığı daha şiddetli olmuş ve ona daha çirkin ifâdelerle tecâvüzde bulunmuştur.
Meselâ, Ebül-Hasenil-Eş'arî ve ona değer verenler ile onun kelâmını tetebbu edenler, en büyük düşmanlığı İbni Teymiyye'den görmüşlerdir. İbni Teymiyye onlara çeşitli ayıpmalarda bulunmuştur. Bu hareketinden, onları halkın gözünden düşürüp kendisinin ümmetin tek imamı olmak istediği sanılmaktadır.
O'nun, bir bahse ihtiyaç duyması; ya hasma kanâat vermek, veya kendisinin onların kitab ve mezheplerinde daha geniş bilgisi olduğunu ortaya koymak, yahut da onlar tarafından ilim ve anlayış itibariyle övülmek arzusuna dayanır.
Lâkin, müteferrik mes'elelerde ve onun ehemmiyetle üzerinde durduğu istiğâse mes'elesi ile insü cinnin efendisi (S.A.V.)in kabrini ziyaret için yolculuk yapmak hususundaki vehimlerinde, dinde ve akılda noksan olanlardan başkası onun peşine takılmamıştır