Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» ResimKalesi
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» Ehlullah.com
» İnkişaf
» Tahavi
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» Guraba
» Rıhle Dergisi
» Mehmed Emin Efendi Baba
» İbni Abidin
» Burhan Dergisi
» Menzil.Net
» İslam ve Tasavvuf
» Reddul Muhtar
» Hazırindir
» İslami Multimedya






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.761
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 96
Portal Yazı sayısı: 1.088
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 5.709
Forum mesajları: 22.408
Sayfa izlenimi: 1.046.100
Bugünkü sayfa izlenimi: 4.199
En son üyemiz: haya

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.61

  Halidiye.com | Onbirinci Uyarı

Onbirinci Uyarı

Onbirinci Uyarı

 

İlim tahsil eden talebelerin ve müslümanların avam tabakasının; müs-lümanların akaaidini karıştıran, mü'minlerin birliğini bozan, onların kalp­lerine şüpheler ve tâbi olduğu müctehidlerin mezheplerinin ehemmiyetli noktalarının sıhhatlerinde tereddüde düşüren, bu bid'at erbabı fâsık âlim­lerle bir arada bulunmamaları gerekir.
 
Bunlar, Vehhâbî'lerin bid'atlerini süsler ve Rabbül-âlemînin tevhidi­ni muhafaza ettiklerini zannederler. Adı geçen kimseler, bu hareketleriy­le, hakîykatte, önderleri bulunan İblise itaat etmektedirler. İblis, onları mü'minler topluluğundan ayırmak ve ALLAHü Teâlâ'nın enbiyâsına, sâlih kullarına ve bilhassa Peygamberlerin Efendisi (S.A.V.) e tazim etmek vacip olan husustan, ayırmak için kalplerine bu bid'at vesvesesini atar.
 
Durumları böyle olan bu bid'atçilerden sakınmak, müslümanlar ce­mâatine bağlı kalmak ve bununla ilgili dinî hükümlere bağlanmak her müslüman üzerine vâcibtir.
 
Allâhü Teâlâ buyurmaktadır ki:
 
 

Bundan evvel hakîkaten hem kendileri sapmış hem bir çoğunu saptırmış ve (hâlâ da) dümdüz yoldan ayrılıp sapagelmiş bir kavminhevâ (ve heve) sine uymayın" . Bu yasaklama sebebiyle halkın avam tabakasının, hevâ ve bid'at ehli ile oturması, mekruh görülmüştür.

 
Tâ ki kendilerini azdırıp sapıtmasınlar. Bid'at ehli ile baş başa kalan bir câhil, yırtıcı hayvanla bir arada kalmış gibi tehlikededir.
 

Hukemâdan biri demiştir ki: ALLAHü Teâlâ domuz etini haram kıl­dı. Zira yüce Mevlâ; Arab ırkı ile beraber bulunarak onları şekke düşür­mek isteyen Yehûdî ve Hıristiyanların arasında ismeti kesin hâle getir­mek için domuzu müslümanlara haram kıldı. Çünkü domuz, onların başlıca yiyecekleri ve büyük bir meşguliyetleridir.

 

 

Hakîm olan zâtın onlarla birlikte oturup konuşmasında beis yoktur. Zira o, askerleri ve silâhı bulunan bir hükümdar gibidir. Nereye yönet­se, düşman ona korku veremez.

 
Bundan dolayı, şüphelenince düşma­na kulak vermesi caizdir. Onlarla mücâdele ve müdâfaa yapabilmek için gücünün yettiği kadar peşlerine adam takıp konuşmalarına kulak vermesi icap eder.
 
Cihad ikidir: El ile olan cihad, dil ile olan cihad. ALLAHü Teâlâ, dil ile olan cihâdı, elle olan cihâda tercih etti de kitabının müteaddit yerin­de "Huccef'e "Sultan" adını verdi. Musa Aleyhisselâm'dan bahisle Kur'ân-i Kerim'de şöyle buyurdu:
 

"Ben size apaçık bir bürhân getiriyorum."

 
Bit'at ehlinî red için, onlarla konuşmak kendisine mübâh olan ha­kîm, ilimden gücünü almış, fikrinin kaymasından ve sapıtmasından kor­kulmayan kudretli âlim, demektir. İlim tahsil etmekte olan talebeler ise, öğrenme yolundadırlar veya gücü âlimlerin derecesine ulaşmamış­lardır.
 
Reddetmek düşüncesi ile otea bile, talebenin bid'at ehli kimseler­le karışıp konuşması, onların şüphelerini dinlemesi caiz değildir. Zira, zayıf ve âciz olduklarından, o şüpheler nefislerinde yerleşir de ayırması zor olur. Sonunda bid'at ehlinden olup çıkarlar.
 
Biz, böyle ahmak tale­belere çok şahit olmuşuzdur. Dalâlet ehli ile karışıp otururken, bulun­dukları hidâyet yolunu terk etmişlerdir. Onlarla bulunmak dinin selâ­mette kalmasını dileyen ehl-i islâm için caiz değildir. O kimse ister talebe olsun, ister avamdan.
  Tarih: 18.02.2008   Hit: 27
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Çene Olimpiyatları 
Mazhar ERGENE 
İctihad Risalesi Ne Olacak ? 
Hüseyin TÜRKERİ 
Havass İlmi Nedir ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Alimlere Şükran Borçluyuz 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4