|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 2.761
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 96
Portal Yazı sayısı: 1.088
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 5.709
Forum mesajları: 22.408
Sayfa izlenimi: 1.046.100
Bugünkü sayfa izlenimi: 4.199
En son üyemiz: haya
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.61
|
|
Halidiye.com | Onbirinci Uyarı
Onbirinci UyarıOnbirinci Uyarı
İlim tahsil eden talebelerin ve müslümanların avam tabakasının; müs-lümanların akaaidini karıştıran, mü'minlerin birliğini bozan, onların kalplerine şüpheler ve tâbi olduğu müctehidlerin mezheplerinin ehemmiyetli noktalarının sıhhatlerinde tereddüde düşüren, bu bid'at erbabı fâsık âlimlerle bir arada bulunmamaları gerekir.
Bunlar, Vehhâbî'lerin bid'atlerini süsler ve Rabbül-âlemînin tevhidini muhafaza ettiklerini zannederler. Adı geçen kimseler, bu hareketleriyle, hakîykatte, önderleri bulunan İblise itaat etmektedirler. İblis, onları mü'minler topluluğundan ayırmak ve ALLAHü Teâlâ'nın enbiyâsına, sâlih kullarına ve bilhassa Peygamberlerin Efendisi (S.A.V.) e tazim etmek vacip olan husustan, ayırmak için kalplerine bu bid'at vesvesesini atar.
Durumları böyle olan bu bid'atçilerden sakınmak, müslümanlar cemâatine bağlı kalmak ve bununla ilgili dinî hükümlere bağlanmak her müslüman üzerine vâcibtir.
Allâhü Teâlâ buyurmaktadır ki:
Bundan evvel hakîkaten hem kendileri sapmış hem bir çoğunu saptırmış ve (hâlâ da) dümdüz yoldan ayrılıp sapagelmiş bir kavminhevâ (ve heve) sine uymayın" . Bu yasaklama sebebiyle halkın avam tabakasının, hevâ ve bid'at ehli ile oturması, mekruh görülmüştür.
Tâ ki kendilerini azdırıp sapıtmasınlar. Bid'at ehli ile baş başa kalan bir câhil, yırtıcı hayvanla bir arada kalmış gibi tehlikededir.
Hukemâdan biri demiştir ki: ALLAHü Teâlâ domuz etini haram kıldı. Zira yüce Mevlâ; Arab ırkı ile beraber bulunarak onları şekke düşürmek isteyen Yehûdî ve Hıristiyanların arasında ismeti kesin hâle getirmek için domuzu müslümanlara haram kıldı. Çünkü domuz, onların başlıca yiyecekleri ve büyük bir meşguliyetleridir.
Hakîm olan zâtın onlarla birlikte oturup konuşmasında beis yoktur. Zira o, askerleri ve silâhı bulunan bir hükümdar gibidir. Nereye yönetse, düşman ona korku veremez.
Bundan dolayı, şüphelenince düşmana kulak vermesi caizdir. Onlarla mücâdele ve müdâfaa yapabilmek için gücünün yettiği kadar peşlerine adam takıp konuşmalarına kulak vermesi icap eder.
Cihad ikidir: El ile olan cihad, dil ile olan cihad. ALLAHü Teâlâ, dil ile olan cihâdı, elle olan cihâda tercih etti de kitabının müteaddit yerinde "Huccef'e "Sultan" adını verdi. Musa Aleyhisselâm'dan bahisle Kur'ân-i Kerim'de şöyle buyurdu:
"Ben size apaçık bir bürhân getiriyorum."
Bit'at ehlinî red için, onlarla konuşmak kendisine mübâh olan hakîm, ilimden gücünü almış, fikrinin kaymasından ve sapıtmasından korkulmayan kudretli âlim, demektir. İlim tahsil etmekte olan talebeler ise, öğrenme yolundadırlar veya gücü âlimlerin derecesine ulaşmamışlardır.
Reddetmek düşüncesi ile otea bile, talebenin bid'at ehli kimselerle karışıp konuşması, onların şüphelerini dinlemesi caiz değildir. Zira, zayıf ve âciz olduklarından, o şüpheler nefislerinde yerleşir de ayırması zor olur. Sonunda bid'at ehlinden olup çıkarlar.
Biz, böyle ahmak talebelere çok şahit olmuşuzdur. Dalâlet ehli ile karışıp otururken, bulundukları hidâyet yolunu terk etmişlerdir. Onlarla bulunmak dinin selâmette kalmasını dileyen ehl-i islâm için caiz değildir. O kimse ister talebe olsun, ister avamdan. |
Tarih: 18.02.2008 Hit: 27
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|