Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.628
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.556
Forum mesajları: 16.432
Sayfa izlenimi: 859.804
Bugünkü sayfa izlenimi: 1.868
En son üyemiz: beyaz

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Dördüncü Uyarı

Dördüncü Uyarı

Dördüncü Uyarı

 

Müslümanların hepsi itikad etmektedirler ki Peygamber Efendimiz (S.A.V.), ALLAH'ın kullarının efendisidir. Hayatında ALLAHü Teâlâ'ya en ya­kın vesile olmuştur. Vefatından sonra, Berzah âleminde ve kıyamette onun diğer peygamberler ile halkın tamamından üstünlüğü açığa çıka­cak, büyük şefaatin ve yakınlık derecesinin sahibi ve Livâül-hamdin taşı­yıcısı olacak. Hz. Âdem ve ondan sonrakiler, onun derece itibariyle aşa­ğısında bulunacaklar. Hz. ALLAH, kıyamet günü, öncekilere ve sonrakile­re karşı ona üstünlük bahş edince her peygamber bunu ikrar edecek.

 

Bu üstünlük, Buhârî ve Müslim'in rivayet ettikleri bir hadis-i şerifte açıkça bellidir. Peygamber (S.A.V.) "Ben, kıyamet günü insanların efen-disiyim" buyurmuştur. Bu ifade ile zikredilen şefaat hadisinde görül­mektedir ki insanlar, peygamberlerin büyüklerine varacaklar. Onların her biri bir mazeret gösterip kendisinden sonra gelen bir peygambere hava­le edecek. En nihayet Hz.İsâ da Habib-i Âzam (S.A.V.) e havale edecek. Resûl-i Ekrem, gelenleri kabul edip, "Ben bunun için vazifelendim. Ben buna ehilim" buyuracak ve şefaat edecek. ALLAHü Teâlâ da onlar hakkında şefaati kabul edecek.
 

Halkın ilk defa ona gelmesi mümkün iken, Cenâb-ı Hak insanlara bir ilham verecek, önce peygamberlerin büyüklerine gidecekler. Tâ ki onun fazileti açığa çıksın ve onun, yaratılmışların efendisi olduğu ve Al­lah'a göre peygamberlerin en sevimlisi bulunduğu bilinsin diye böyle bir sıra takip ettirilecektir.

 

Bu mânayı, müslümanların avamı, tafsîlâtı ile her ne kadar bilmiyor­sa da, inanıyorlar ki Efendimiz (S.A.V.), dünyâda ve âhirette yaratılmış­ların efendisidir. Her iki âlemde şefaati makbuldür. Dünyâ ve âhirette muradlarına erişmek için onu Aziz ve Celil olan ALLAH'a vesile kılmakta­dırlar.
 

Bu bilgide erkekler ve kadınlar müsavidir. Yani, hepsinin bunu bil­meleri ve çocuklarını bu sahih inanç üzerine terbiye etmeleri icap eder. Çocuk iyiyi kötüden ayırt edecek çağa ulaştığı zaman, Peygamber (S.A.V.) hakkındaki bu bilgiye sahip kılınmalıdır. Büyüdükçe bu inanç, ALLAH'ın takdiri ve tevfiki nisbetinde kalbinde kökleşip gelişmelidir.

 

Bu inanç, Resûlüllah (S.A.V.) in asrından bu zamana kadar önceki ve sonraki müslümanların. benimsedikleri bir itikattır. Evet, iman ehlin­den olup şeytanın oyuncağı hâline gelen bir fırka ayrılık yaptı.
 
 

Bu taife, peygamberlerde bulunan tevessül ve şefaat dilemeye se­bep teşkil eden her türlü güzel vasfı, vefatlarından sonra onlardan so­yarlar, onları diğer insanlar derecesine koyup, hiçbir üstünlükleri olma­dığını iddia ederler.

 
Bu fitneye tutulmuş fırka, peygamberleri ziyaret için yolculuk yapacak ve onlardan ALLAH için meded dileyecek olanları alıkoyarlar.
 

Bu fırkanın önderi, Ebül-Abbâs Tekıyyüd-din Ahmedübnü Teymiyyetil-Hanbelî'dir. Bunun tuttuğu yol, Ahmedübnü Hanbel'in görüşü değildir. Onu bu isnâdtan müstesna tutarız. Hâşâ, sümme hâşa o büyük imam böyle değildi. İbni Teymiyye'nin iddiası, nasıl onun mezhebinde olabilir? O, Resûlüllah'ın sevgisi ile ufak-büyük her işte onun sünnetine uymakta şöhret yapmış bir kimse idi. Hattâ Resûl-i Ekrem'in nasıl karpuz yediği­ne dair bir haber ona ulaşmadığı için ömründe karpuz yememişti.
 

Bunu duyduktan sonra bu büyük zâtın, "Resûlüllah'ın ALLAH katın­da bir mevkii yoktur" diyebileceğini, onunla ALLAH'a tevessül etmeyi ve kabrini ziyaret için yolculuk yapmayı yasaklayacağını düşünebilir mi­sin? "O, vefatından sonra diğer müslümanlardan bir ferdin aynıdır" di­yebilir mi?

 

Gavs-i Âzam Abdülkaadir Ceylânı (K.S.) hazretleri Hanbelî mezhe­binden olup, en fasih ibarelerle "Gunye" de Peygamber (S.A.V.) Efen­dimizle tevessülde bulunmayı tecviz ve tasrih etmiştir.

, Hanbelî âlimleri hep böyle ifade ve inanç sahibi idiler. Ancak, Ne-cid'li Muhammedübnü Abdfl-vehhâb'a mensup bulunan Vehhâbî fırkası bu hükmün dışında kalmaktadır.

 
Bu Necid'li, kendine tâbi olanları, İbni Teymiyye ve onun iki talebesi İbni Kayyim ile İbnü Abdil-hâdî'nin uydur­malarına tabi olmaya sevk etmiştir. Hakıykatte bu bid'at ve uydurmala­rın önderi İbni Teymiyye'dir. İbni Kayyim ile İbnü Abdil-hâdî'ye gelince, bunlar hocalarının uydurmalarına yardımcı olanların başında gelmekte­dir
 
.

İbnü Abdil-vehhâb, İbni Teymiyye'den beşyüz sene sonra gelmiş ve bu bid'ati yaymaya çalışmıştır. Bu sebeple, yaygın hâle gelen şer ve belâ, ortalığı karıştırmış; sel gibi kanlar akmış, ALLAH'tan başkasının bilemiyeceği kadar çok can heba olup gitmiştir.
 

Bu türedilerin hepsi, kendisini müctehid sanmaktadır. Bilginleri, im­kân dâhilinde olan ilmi toplamıştır. Onlar, kitap telifi, basım ve yayımı ile meşgul olurlar; bu uğurda birçok mal sarfederler.

 
İbni Teymiyye'nin türettiği şeylere yardımcı olmak için, olanca güçlerini sarf ederler, halkı "İctihâd-ı mutlak" iddiasında bulunmaya teşvik ederler.
 
Kitap ve sün­netten ahkâm çıkarırlar ve fakat ümmeti Muhammedin, üzerinde ittifak ettiği dört mezhepten birini taklit etmeyi terk ederler.

 

 

Halbuki insanlar, bu mezheplere tâbi olmakla kitap ve sünnetten harice çıkmış olmazlar. O hükümler, dört mezhep imamının ve mezhep­lerinin kitâb-i ilâhîye ve sünnete mutabık olmasında ömür tüketen bü­yüklerin anladıkları manâ itibariyle kitap ve sünnetin aynidir.

 
O zâtlar; takva, verâ, velayet ve zühdleriyle birlikte sahili bulunmayan denizleri andırıyorlardı. Bu değerli zatların kelâm-i ilâhîyi ve Resûl-i Ekrem'in hadis-i şeriflerini anlaması nerede, falan Hind'li,feşmekân Necid'linin anlaması nerede?
 
 İşte biz Mısır ve Şam şehirlerini ve ekseri İslâm beldelerini gö­rüyoruz ki, halkının ekserisinin kalbleri dinî ilimlerden yüz çevirmiş, firenk dillerini ve dünyevi ilimleri öğrenmeye yönelmiştir.
 
 
Onlardan, dinî ilimlerle meşgul olanların bir çoğu da, İbni Teymiy-ye'nin eserlerini ve Hasan Sıddık Hân'ın kitabını okuyor, câhil oluşları, dinî bilgilerinin kıt ve akıllarının yetersiz olması sebebiyle müctehidlik iddiasına kalkışıyorlar.
 
Vehhâbîlerden işittikleri, yoldan saptırıcı sözler sebebiyle onların içine bid'at zehiri sirayet edince, mezheplerin ayrılık­larından dolayı, Vehhâbîlerin hâli hoşlarına gitti ve bu yüzden oön ve alçak talebelerden bir çoğu yoldan saptı ve doğru yola aykırı tavır takın­dılar
  Tarih: 18.02.2008   Hit: 103
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Halvetilikte rabıta varmı ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker