Yazarın Önsözü
Bize bilmediklerimizi kalemle öğreten Allah'a (cc) hamd ve sena: müjdeci, korkutucu ve aydınlatıcı olarak gönderilen efendimiz Muhammed Mustafa (sav) -ki Cenabı Hak. Onunla küfrün ve cehaletin karanlıklarını imha edip insanlığı aydınlığa kavuşturmuş, putperestlik ve sapıklığın izlerini yok ederek iman ve tev-hid davasını yüceltmiştir- ile birer itim ve irfan güneşi olan âl ve ashabına, kıyamete kadar onlara tabi olacaklara salat ve selam olsun.
İnsanın ahireti için hazırlayacağı ve bu uğurda caba harcayacağı en iyi İş aziz Kur'ana hizmettir. Çünkü Cenabı Hak. onu insanlık için aydınlatıcı kılmış, yüce Risaletini onunla sona erdirerek «Ey İnsanlar siz* Rabbbıbdcn gerçek bir burhan gelmiştir. Size apaçık bir nur göndermişizdir.» ayetiyle de onun İnsanlara en büyük nimet olduğunu bildirmiştir.
Cenabı Allah (cc). Kur'an-ı Kerim hafızlarının ümmet içerisindeki yerlerini methetmiş, onları Din'in meşalesi olarak vasıflandırmıştır.
«Benim ümmetimin en şereflisi Kur'anı hıfzedenlerdir.» buyuran Resulallah (sav) efendimiz de, Kur'an hafızlarından ümmetin efendileri olarak sözetmlş. hayatta onlara uyulması-gerektiğini belirterek halk içerisindeki yerlerine şu sözleriyle işaret etmiştir: «Cenabı Allah (cc), Kur'an-ı Kerim* tabi oton kavmi yücelttiği gibi ona uymayan kavmi de alçaltir.»
Hafızlar gibi şerefli kişilerin sırasında olmak ve onlara benzeyebilmek arzusunda olmama rağmen onların benzeri değilim. Ancak kendimi onlardan J<o-bul etmekle sevaplarından bir bölümüne kavuşacağımı umuyorum. Şairin deyişiyle, «Herne kadar onlar gibi değilseniz de kendinizi onlara benzetiniz. Çünkü insanın kendisini şereflilere benzetmesi kurtuluştur.»
Allah (cc)'ın. yüce dinine ve İslâm ilimlerine hizmet etmemi kolaylaştıracağına, halkın faydalanacağı bazı kitaplar telif etmeme İmkan vereceğine İnancım tamdı, öyle inanıyorum ki. İslâm'a hizmet etmek ölümden sonra da İnsana hayır kazandıracak salih ve kalıcı amellerdendir. Zira Resulallah (sav) efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: «İnsan ölünce üç şey dışında ameli kesilir. Sadaka-I cariye, İnsanlara fayda veren bir İlim, ebeveyninin arkasından dua edecek sallh bir evlat.»
Cenabı Allah (cc). emin belde Mekke-I Mükerreme -Allah bütün kötülük ve fenalıklardan korusun- Şeriat Fakültesi İslâm Dersleri Bölümünde müderris ola-rok ders vermemi nosib etti. İmam ve emniyet beldesindeki hür Beyt'lne komşu olmamı nasib eden Allah (cc). bana öyle bir atmosfer verdi ki, burada ders verme, kitap mütalaası ve telifi gibi işleri yapabildim. A1loh( cc), kuruluşundan itibaren bu beldede halkın istikrar, emniyet ve itminan ile yaşamasını temin etmiştir. «Şu Beytin (Kabe'nin) RabMne İbadet etsinler onlar. (O Rab ki) onları açlıktan (kurtonp) doyuran, kendilerine korkudan emirdik verendir.» {Kureyş: 3-4) ve «Çevrelerinde İnsanların zorla (yakalanıp) kapılmakta olmasına rağmen (Mekke'yi) korkusuz (ve emin bir yer) .yaptığımızı onlar görmediler mi? Hala batıla İnanıyorlar do Allah (ce)'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?» (Ankebut: 67) a-yetleri de bunu ifade etmektedir.
On sene gibi utun sayılabilecek bir zaman yaşadığım bu atmosfer içinde telli ettiğim kitapların sonuncunu «Reval ül-Beyan fi Teftlr-I Ayât-ı Ahkam mlnel-Kur'an» diye İsimlendirdiğim İki ciltlik kitaptır.
özellikle ahkam ayetlerini konu edindiğim geniş kapsamlı ilmî derslerimden oluşan kitabımda geçmişteki sağlam ilmi üslup ile çağımızın kolay üslubunu uz-laştırarak kolay ve yeni bir yol takip ettim. Kitaptaki konuları derin bir araştırma sonucu ve dakik bir üslupla tanzim ettim. Konu edindiğim ayetleri aşağıda gösterildiği üzere sekiz yönden İnceleyip değerlendirdim:
Birincisi: Lügat alimleri ite müfessirlerin söz ve görüşlerinden deliller getirerek Igfzi tahliller yaptım.
ikincisi: Ayet-i kerimelere kesin ve icmali bir mana verdim.
Üçüncüsü: Ayetlerin nüzul sebebi varsa onları belirttim.
Dördüncüsü: Ayetler arasındaki bağlantıları açıkladım.
Beşincisi: Tefsirin inceliklerini, yani sırlarını, belagat nüktelerini ve İlmî derinliklerini de ihtiva edecek biçimde zikrettim.
Altıncısı: Fakihierin ayetlerden kendi delilleriyle çıkardıkları hükümler ve bu deliller arasında hangisinin daha tercihli olduğunu gösterdim.
Yedincisi: Ayetlerin insanlar üferinde yapacağı irşadatı kısaca açıkladım.
Sekizincisi: Ahkam ayetlerindeki teşrii hikmetlere işaret ettim.
Kitabımda yazılanların tümünün benim olduğunu söylemiyorum. Belki eski ve yeni, ehil ve meşhur müfessirlerin görüşlerinin bir özeti, güçlü alimlerin fikirlerinin bir sonucudur. Allah (cc)'ın rızasını talep için, aziz Kur'ana hizmet yolunda nice fakihler, müçtehidler, muhaddisler ve diğer alimler uykularını terket-mişlerdir. Benim burada yaptığım iş İse, dağınık haldeki elmas, inci ve pırlanta gibi mücevherleri görüp toplayarak bunları sağlam bir ipliğe dizen kişinin veya gözleri kamaştıran bir bahçeye girip nefis meyveleri, gülleri, çiçekleri gönüllere ferahlık, gözlere1 sevinç verecek biçimde derleyip toplayan kimsenin yaptığına benzer. Telif ettiğim kitapta yaptığım sadece, mütekaddimîn ve müteahhlrîn (eski ve yeni) alimlerin sözlerini özetleyerek eski ve yeni görüşleri birleştirmek oldu.
Herhangi bir konuyu incelerken Hadis ve Lügatin dışında onbeşten fazla a-na kaynak hükmündeki tefsire müracat ederek bu dersleri hazırladım. Konuları yazarken de hangi kaynaktan istifade ettiğimi belirtmeye tam bir dikkat gösterdim.
Allah (cc)'tan dileğim, bu kitaptan müslümanlorın faydalanması ve karşılığının da. iO günde ki ne mal fayda eder, ne de oğullar. Meğer ki Allah (cc)'a (küfr ve nifaktan) tamamen salim bir kalb İle gelenler ola.» biçiminde ifade edilen kıyamet gününde verilmesidir.
Kitabımın başında olduğu gibi sonunda da alemlerin Rabbi olan Allah (co)'a hamd ve sena, O'nun seçkin kulu ve peygamberi efendimiz Muhammed (sav) ile âl ve ashabına salat ve selam olsun.
Muhammed AN SabÛnî Mekke-I Mükerreme Üniversitesi Şeriat Fakültesi öğretim Üyesi[2]
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/5-6.
[2] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/7-8.