a. Kur’an’ın kıssalarını te’vil hususunda vehbi olan ilim:
Tefsir ilminde kendilerine işaret etmiş olduğumuz vehbi ilimlerden ulu bir faide de Peygamberler kıssalarının te’vilidir. Fakirin bu fende “Te’vilu’l-Ehadis” diye isimlendirilmiş bir risalesi vardır. Te’vilden murad ve vakı’ olan her kıssanın, Rasul’ün ve kavminin hazırlanmasına ve Yüce Allah’ın o vakit içinde irade eylediği tedbire bir başlangıç olmasıdır. Ve Allah, “Rabbın seni öylece (rü’yada gördüğün gibi) beğenib seçecek. Sana rüya ta’birine aid bilgiler verecek...” (Yusuf: 12/6) ayetiyle bu manaya işaret etmiş ibidir.
b. Kur’an’ın mantuku olan beş ilmin tenkihı hususundaki vehbi ilim:
Vehbi ilimlerden biri de Kur’an-ı Azıym’ın mantukundan ibaret bulunan beş ilmi süzüb meydana çıkarmakdır. Bu konuda Risalenin evvelinde bir gurub bilgi geçti, binaenaleyh oraya müracaat et.
Vehbi ilimlerden biri de, fars diliyle kelamın değeri ve mikdadında, tahsisde, ta’mimde ve diğer hususlarda arabcaya berzer bir vecih üzere bir tercemedir. Okuyucuların tafsil olmadan anlayamayacakları korkusu sebebiyle bazı yerlerde bu şartı terk etmiş isek de, biz bunu “Fehu’r-Rahman fi Tercemeti’l-Kur’an”da isbat etdik.
c. Kur’an’ın hassalarını bilmek hususundaki vehbi ilim:
Vehbi ilimlerden biri de Kuran’ın hasseleri ilmidir. Bir cemaat, Kur’an’ın hassaları hakkında iki vecih üzere kelam etmiştir: Bir vecih dua gibidir, bir vecih de sihir gibidir. Ben sihir vechinden Allah’a istiğfar ederim.
Bu fakire menkulden haric bir kapı açtılar. Ve kucağıma bir kerrede el-Esmau’l-Husna’nın (Güzel isimlerin), en büyük ayetlerin ve mübarek duaların hepsini koydular da “Bunları al, bunlar işleri evirib çevirmek hususunda bizim atıyyemizdir” dediler. Lakin her ayet, her isim ve her dua kaideye girmez birtakım şartlarla şartlanmışdır.
Bunların kaidesi, Alimu’l-Ğayb olan olan Allah’dan istihare haletinde olduğu gibi bir ilham beklemektir. Kul, Alimu’l-Ğayb tarafından hangi ayete yahud isme işaret olunacak diye kalb gözünü dikib bekler, neticede bu ayeti ve ismi bu fenn ehlince kararlaşmış olan yollardan biri üzere okur.
Bu risale içinde getirmek istediğimiz şeyler bunlardır. Evvel, ahir, batın, zahir hamd Allah’a mahsusdur.