Müfessirlerin çoğu, muhasama ayetlerinden ve ahkam ayetlerinden her bir ayeti bir kıssaya bağlıyor ve bu kıssanın o ayetin nüzul sebebi olduğunu zannediyorlar. Muhakkak olan ise, Kur’an’ın nüzulünden asli maksad, beşeri nefisleri ıslah edip pakize ve halis kılma, batıl akidelerini yarıp parçalama, bozuk işleri ve amelleri yok etmekdir. Binaenaleyh mükelleflerde batıl akidelerin mevcud oluşu, muhasama ayetlerinin nüzulüne sebebdir; bozuk işler ve amellerin bulunması ve aralarında zulümlerin cereyan etmesi de ahkam ayetlerinin nüzulüne sebebdir; bozuk işler ve amellerin bulunması ve aralarında zulümlerin cereyan etmesi de ahkam ayetlerinin nüzulüne sebebdir.
Mükelleflerin, Allah’ın nimetleri, Allah’ın günleri, ölüm vak’aları ve ölümden sonraki işlerin zikrinden başkasıya uyanmamaları, tezkir yani hatırlatma ayetlerinin nev’inden üzerlerine aldıkları zahmetli işlerin ve zorlukların, o ayetler lehine itibara alınacak bir dahli ve tesiri yokdur.
Bu tesir ancak içlerinde, Peygamber zamanında yahud O’ndan evvel vücuda gelmiş vakıalardan bir vakıaya ta’riz vakı olan yerlerdeki bazı ayetler de vardır. Bu ta’rizi işitme sırasında dinleyiciye arız olan bekleyiş, ancak o kıssayı yayıb genişletmekle zail olur. Öyleyse bu ilimleri teker teker kıssalar getirme zahmetini gerekli kılmayacak bir vecihle açıp şerhetmemiz lazım geldi.