Allah’ın bu zaif kula olan nimetleri sayılmaz ve ihata edilemez. Bunların en ulusu ise Kur’an-ı Azim’i anlamaya muvaffak kılınmaktır. Nübüvvet ve risalet sahibinin bu ümmetin en horuna olan minnetleri de pek çoktur. Bunların en azametlisi ise Furkan-ı Kerim’in tebliğ edilmesidir. Peygamber (s.a.v.) Kur’an’ı ilk sahabi nesline telkin etti, yani söyleyip anlattı. Onlar da Kur’an’ı ikinci nesle ulaştırıp eriştirdiler. İşte böyle nesilden nesile ulaştırla ulaştırla nihayet Kur’an’ın rivayeti ve dirayeti de böylece bu fakirin payına ulaştı.
Ya Allah, Efendimiz, Mevlamız ve şefaatçımız olan bu kerim Peygamber’e salavatlarının en faziletlisi ve bereketlerinin en meymenetlisi ile salat et. Ya Erhame’r-rahımin -ey acıyanların en acıyıcısı- sen O’nun ailesine, sahabilerine ve ümmetinin alimlerine de topdan rahmetinle salat ve merhamet eyle?
EMMA BA’DU (sözün bundan sonrası): Bu fakir Veliyullah İbn Abdirrahim -yüce Allah onların her ikisine de büyük lutfu ile muamele etsin- şöyle der:
Allah bana şerefli kitabını anlamaktan bir kapu açınca arkadaşlara faide verecek yararlı noktaların bazısını kısaltmış bir risale içinde toplayıp zaptetmek istedim. Lutfuna nihayet olmayan Allah’ın lutfundan ümid edilen, ilim isteyici öğreniciler için sırf bu kaideleri anlamakla Allah’ın Kitabı’nın manalarını anlamak hususunda onlara geniş bir cadde açmasıdır. Eğer onlar Tefsir kitablarını mutalaa etmekde ömürlerini sarfeder olsalar da, bu zamanda azın azı olmalarına rağmen müfessirlerin huzurunda okur olsalar da bu kaideler onlara bu zabt ve rabtla bir araya gelip toplanmaz, sabit ve bakıy olmazdı. Ben bu risaleye“el- FEVZU’L-KEBİR Fİ USULİT-TEFSİR” adını verdim muvaffakıyyetim ancak Allah iledir.
“Ben yalnız O’na güvenip dayandım.” (Hud: 11/89)
“O bana kafidir.” (Zümer: 39/38)
“Ve ne güzel vekildir.” (Enfal: 8/172, Hacc: 22/78)
Bu risalenin maksadları Beş bab’a sıkıştırılmıştır: