9- İrab ve İrabın Tefsir ile Alakası:
Muhakkak Kur’an-ı Kerim i’rabını bilmenin faydalarındandır ki, i’rab bilinirse nassın içerdiği anlam bilinir. Ebu Ubeyde Yahya bin Atik’ten rivayet etmiştir. Dedi ki:
Hasan’a dedim ki
“Ya Ebu Said! Bir kimse kıraatini düzgünleştirmek ve nutkunu güzelleştirmek için arapça öğreniyor. Ne dersin?” Dedi ki:
“Güzel! Ey kardeşimin oğlu sen de öğren. Muhakkak bir adam bir ayet okur da onun vucuhunu bilmez ve onda helak olur.”
Kuranı Kerim müfessirinin üzerine gerekli olan şey Kur’an kelimelerine bakmaktır. Kelimelerin sigalarına, yerlerine, ref”mi, nasb mı, cerr mi, sükun mu olduklarına bakmalıdır. Bütün bunlar sarf, i’rab ve nahiv ilimleri ile alakalı olan şeylerdendir.
Bunun içindir ki biz müfessirlerin yazmış oldukları tefsir kitablarında çok olsun az olsun aralarındaki ihtilaflarla ilgili olarak Kur’an ayetlerinin irabları ile ilgili hallere dikkat çektiklerini görüyoruz.
Bunun için de i’rab ve nahiv kuralları ile ilgili bilgiler tefsir ilminden sayılmıştır. Çünkü onunla Kur’an ayetlerinin manaları açıklanır ve maksadları idrak edilir. Sonra onunla Kari’nin kıraati istikamet bulur ve hataya düşülmüş olmaz.
Kur’anı tefsir eden müfessirlerin menheclerinde mana tefsiri ili birlikte izaha yöneldiklerini görürüz. Allame Ukberi İmlau Ma Menne bihi’r-Rahman adlı eserinin Mukaddimesinde şöyle der: Manayı gerektiği gibi anlamak tutulacak en sağlam yoldur. Kur’an kıraati üzere çalışmış imamlardan nakl edilen Kur’an vucuhlarına bakmak gerekir.
Allame Kaysi Müşkilu İ’rabu’l-Kur’an adlı eserinin Mukaddimesinde der ki: İrab bilgisi manaların çoğunu bize tanıtır. Müşkilleri açığa çıkarır. Faydaları ortaya çıkarır ve hitabın anlaşılmasına yarar. Murad olunan mananın hakikatinin bilgisini sıhhate kavuşturur