İnsanların ekserisine göre nazar-ı itibare alınan mertebeler pekçoktur.
Birinci Mertebe: Mülk, hükümranlık ve kudrettir... ALLAH Teâlâ, Hz. Dâvud ve Süleyman'a, işte bu türden pek büyük bir hisse vermiştir.
İkinci Mertebe: Çok şiddetli belâ ve büyük sıkıntılardır. ALLAHu Teâlâ, bu mertebeyi ve özelliği de Hz. Eyyub'a tahsis etmiştir.
Üçüncü Mertebe: (Peygamberler) içinde, bu iki hali kendisinde toplamış olanlar da bulunmaktadır. Bu, Yusuf (a.s)'dur. Çünkü O, işin başında çok şiddetli belalara uğramış, işin sonunda da hükümranlığa (mülke) nail olmuştur.
Dördüncü Mertebe: Peygamberlerin faziletlerinden ve özelliklerinden dördüncüsü, mucizelerin kuvvetli, aklî delillerin çok olması, saygı uyandıran bir heybet ve görünüm, çok şiddetli ve çetin bir kuvvet sahibi olma ve ALLAH'ın onlara, en büyük yakınlığı ve mükemmel bir ikramt tahsis etmesidir ki bu da Hz. Musa ve Harun hakkında söz konusudur.
Beşinci Mertebe: Alabildiğine zühd, dünyaya iltifat etmeme ve insanlarla iç içe bulunmamadır. Bu da, Hz. Zekeriyyâ, Yahya, İsa ve İlyâs (a.s) hakkında söz konusudur. İşte bu sebepten dolayı Cenâb-ı Hak onları, "Onlar salihlerdendir" diye tavsif etmiştir.
Altıncı Mertebe: İnsanlar arasında taraftarları ve kendilerine uyan kimseleri kalmayan peygamberlerdir. Bunlar, İsmail, Elyesa, Yûnus ve Lût (a.s)'dur. Biz, nazar-ı dikkate aldığımız bu izaha itibar ettiğimizde, peygamberlerin zikredilmesinde bir sıranın gözetildiği ortaya çıkmış olur
İmam fahreddin razi r.a enam 84-88 ayeti kerimesi tefsiri