"Şüphe yok ki Rabbinin katındakiler, O'na ibadet etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbfh ederler Ve yalnız O'na secde ederler."
Araf 206.
Müşebbihe, ayetteki, "Rabbinin katındakiler" tabirine tutunarak, "Bu ifadedeki ind (katında-yanında) lafzı, bir mekan ve bir yön manasını ihsas ettirmektedir" demişlerdir.
Buna şöyle cevap veririz:
"Biz bu sûrede (Araf, 54) ayetini tefsir ederken, Hak Teâlâ'nın bir mekan ve cihette olmasının imkansız olduğuna dâir, pek çok aklî ve naklî delil zikretmiştik. Bunun böyle olduğu sabit olunca, biz, "Bu ayeti te'vit etmek gerekir" deriz.
Bunu birkaç yönden izah ederiz:
1) ALLAH Teâlâ bir başka ayetinde "O (ALLAH) sizinle beraberdir" (Hadid. i) buyurmuştur. Şüphe yok ki bu beraberlik cihet ve mekan bakımından değil, ALLAH'ın fazlı ve rahmetinin bizimle olması bakımındandır.
İşte bu, tefsir ettiğimiz ayette de böyledir. Hem sonra hadis-i kudsîlerde, Cenâb-ı ALLAH'ın, "Ben, benim için kalbleri kırık (mahzun) olanların yanındayım" buyurduğu rivayet edilmiştir. Buradaki, "yanındayım" ifadesinin, mekan ve cihet bakımından bir yanında oluş manasında olmadığı hususunda bir ihtilaf yoktur. İşte ayetteki "katında" ifadesinde de böyledir.
2) Bu kelimeden maksad, şeref bakımından yakın (yüksek) oluştur. Nitekim, "Vezirin, padişaha büyük bir yakınlığı vardır" denilir. Bu tabirdeki "yakınlık" ile yer ve cihet bakımından yakınlık kastedilmemiştir. Çünkü padişahın kapıcı ve odacıları (hizmetkârları), yön ve mekan bakımından padişaha, vezirden daha yakındırlar. Şu halde bu sözde, nazar-ı dikkate alınan yakınlığın, mekan ve cihet bakımından olan değil, şeref bakımından yakınlık olduğunu anlıyoruz.
3) Bu, Cenâb-ı Hakk'ın, kendi (katına) izafe ederek, melekleri şereflendirmesidir. Çünkü Hak Teâtâ onları, şerefli ve kıymetli bir yerde yerleştirmiş ve o yeri nurların durağı, ruhların, taatların ve iyiliklerin yükseleceği bir yer kılmıştır.
4) Hak Teâlâ, melekleri anlatırken, "Rabbinin katındakiler..." buyurmuştur. Çünkü onlar, ALLAH'ın mahlûkata gönderdiği elçileridir. Nitekim bir beldede dağınık olarak bulunsalar bile, halifenin ordusu için, "Halifenin katında büyük bir ordusu vardır" denilir. İşte burada da böyledir. ALLAH en iyi bilendir
mefahitu'l gayb imam fahreddin razi k.s