Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Guraba
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 2.625
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 971
Forum başlıkları: 49
Forum konuları: 4.544
Forum mesajları: 16.402
Sayfa izlenimi: 858.841
Bugünkü sayfa izlenimi: 905
En son üyemiz: noxchi

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Kâfirlerin Mü'minler Hakkında Düşündükleri

Kâfirlerin Mü'minler Hakkında Düşündükleri

Kâfirlerin Mü'minler Hakkında Düşündükleri

 

“Eğer onlar sizi ele geçirebilirlerse, hepinizin düşmanları olacaklar, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatacaklardır. (Zaten) onlar, kâfir olmanızı arzu etmişlerdir. Ne akrabalarınız ne de evlâtlarınız size asla fayda vermez. Kıyamet gününde (Allah onlarla) sizin aranızda kesin hükmü verecektir. Allah ne yaparsanız hakkıyla görendir" (Mümtehine, 2-3).

Allah Teâlâ, mü'minlere, Mekkeli kâfirlerin düşmanlığını haber vermek için böyle buyurmuştur: ifâdesi, "sizi ele geçirirler de size karşı imkân, güç kuvvet bulurlarsa, en îleri derecede düşman olurlar" demektir. Bu, İbn Abbas (r.a)'ın görüşüdür.

Mukâtil şöyle demiştir: "Bu, "Eğer onlar size üstün gelirlerse, size karşı gelirler ve kırmak suretiyle ellerini, küfretmek suretiyle de dillerini size uzatırlar. Sizin, onların dinine dönmenizi arzularlar" demektir.

Ayetin nihaî manası şöyledir: "Allah düşmanları, aralarında bulunan ayrılıktan dolayı, Allah dostlarına karşı, halisane sevgi beslemezler." Ayetteki, "akrabalarınız size asla fayda vermez..." ifâdesine gelince, Hâtıb (r.a) yaptığı şeyden dolayı azarlanınca, o, kendisinin, Mekke'deki müşrikler arasında akrabaları ve çoluk-çocuğunun olduğunu ve orada, akrabalarını koruyacak kimsenin bulunmadığını, dolayısıyla, onlar yanında koruyucu bir el edinerek, Mekke'de ailesinden geride. kalanlara o müşriklerin iyi davranmalarını sağlamak istediğini söyleyerek özür beyan etmiş, bunun üzerine Cenâb-ı Hakk, '"Kendilerinden dolayı müşriklere dostluk izhar ettiğiniz ve onlara olan endişenizden dolayı müşriklere yakınlaştığınız, akrabalannız ve evlatlarınız size asla fayda vermeyecektir" buyurmuştur. Cenâb-ı Hakk daha sonra, "Kıyamet gününde Allah, sizinle akrabalannız ve evlâtlarınız arasını ayıracak, iman ehli cennete, küfür ehli ise cehenneme girecektir. Allah, ne yaparsanız, bu meyânda Hâtıb'ın yaptığını hakkıyla görendir" buyurmuştur. Ayetle ilgili birkaç bahis vardır.

Birinci Bahis: Keşşaf sahibi şöyle demiştir: ifâdesinde, nasıl olurda, şartın cevabı da, şart gibi muzâri gelir?" Sonra da Cenâb-ı Hakk, mazî sigasıyla, buna atfen, 'Ve arzu ettiler..." (Ne dersin?) Biz deriz ki: Her ne kadar mazi, irâb bahsinde, şart babında muzarinin yerini tutarsa da, ancak ne var ki, bunda şöyle bir incelik vardır: Sanki, "Her şeyden önce onlar, sizin küfrünüzü ve irtidâd etmenizi arzuladılar" denilmektedir.

İkinci Bahis: Ayetteki, "kıyamet gününü" ifâdesi, neyin zarfıdır? Biz deriz ki: Bu, ya, ayetteki, veyahutta,  ifâdesinin zarfıdır. İbn Kesîr, yâ'nın dammesi ve sâd'ın fethası ile, "yufsale" şeklinde okumuştur. Bu kelimenin malûm sigasıyla okunması halinde, fail, Allah olmuş olur. Bu kelime nûn ile "nefsıle" ve "nufessıle" şeklinde de okunmuştur.]

 

Basîr İsmindeki İncelik

 

Üçüncü Bahis: Cenâb-ı Hakk, "habîr" bir şeyi bilmeyi ifâde etmede daha beliğ olmasına rağmen, "Allah ne yaparsanız hakkıyla görendir..." buyurmuş, ama "haberdardır" buyurmam ıştır (niçin)? Buna şöyle cevap veritir: "Habîr" lafzı, bir şeyi bilmeyi ifâde etmede daha beliğdir. Ne var ki, Cenâb-ı Hakk onların amellerini gözle görülür gibi kıldığı için, lafzı, burada, "ilim" maddesinden daha açık ve uygun olmuştur

İmam Fahreddin Razi
  Tarih: 18.02.2008   Hit: 15
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Halvetilikte rabıta varmı ? 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu ile 3 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
 
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4
eXTReMe Tracker