Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 3.632
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.113
Forum mesajları: 11.380
Sayfa izlenimi: 630.238
Bugünkü sayfa izlenimi: 2.051
En son üyemiz: Ezel--i Nur

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Köşe yazıları : Aşağıladıkça Büyümek!

İsmail ARSLAN

Aşağıladıkça Büyümek!

Aşağıladıkça Büyümek!

Fikrimize uymayana dair umum tepkimiz neden önce tahkir, ardından isbat veya kabule diretme olur?

Aşağılayınca büyüyor muyuz?

Aşağılamak üstte olma hissiyatının tezahürü aslında.

Altındakini hırpalamak insana farklı bir zevk veriyor. Alay tahkir, hafife alma v.s gibi kalbi günahların hepsi kibir mefhumunda birleşiyor. Kendini tanrı yetkinliğinin gölgesine alan, başlıyor tüm kanatlardan hucuma...

İnsanlar esasen söz söylediklerinde başkaya dair, kendilerini tanımlarlar...

Öven, kendini, söven kendini...

Dikkat edin! İnsanlara tepeden bakma heveslisi olanlar toplumda ya mal, makam, ya ilim, prestij, ya ün; ya bir özel sivri vasıf sahibi; ya da üst kompleks sahibi. Aslında her tepeden bakıcı, son son insan olarak bomboş birisi.

Vasıflar ç oğaldıkça imtihan da şiddetleniyor...

Övgü ve sövgüde hassaten...

Bir fikir ki, yerinde sabitlenmiş, ileri vites, geri vites kabul etmiyor, o fikir, sahibini erken bunatır.

Kararlılık düşmek ve kalkmaktadır. Düşme meylini görmeme rağmen, hiç düşmeyenlerden/düşmem diyenlerden her zaman çekinmişimdir.

Ben arada düşerim, arada düşenleri severim. Düşemeyenlerle/asla düşmeyenlerle/düşmem diyenlerle ya da işim olmaz.

Öfkelenmek tabiidir; ama öfkeyi dinleştirmek tabii değildir. Kinlendiğiniz zaman bakacaksınız, kininiz kinlendiğinizin neyine? Bunun mihengi, vasıf gitmesine rağmen kin sürüyorsa, problem sizin algınızdadır.

Hatalı yönünü görmeyen insan, hatasızlık hastalığına tutulur.

İnsanın doğasında gayrı didiklemek var. Didiklerken, kendine 'sütten çıkmış ak kaşık mualemesi' yapmak... İtiraf edebilmek zor oluyor; ya da yok saymak çok kolay geliyor; ama bu böyle.

Kibri konuşuyoruz. Şeytanı tepe taklak edeni...

İnsan, inancının tezgahtarlığını yaparken, sunduğunun sahibi gibi davrandığında, ister istemez sahiplik dürtüsü hakim oluveriyor. aşağılamak yermek çoğu zaman bu duygunun mahsülü oluyor.

Aidiyetinde olmak yerinde aidiyetine almak...

Farklı perspektif bakanı, 'anlamamazlık, farkedememezlik, yanlış görmeklik' ile ince ince itham ederken onu içerden bir yerlerinden rahatsız edecek bir uslub kullanmak, bu da 'yol alamama'nın bir sebebi olabilir mi?

Tahkir, cüsseli bir zanaattir. Belli bir sıfatı olsa da, özel bir kalıbı yoktur. İnceden dokundurmak...

Halbuki çok kesin bir hakikat var ki, aşağılamak, asla yüceltmiyor, sana yaklaştırmıyor aşağıladığını ve hatta yanaşma zeminini yok ediyor ve nefretini çoğaltmaya yarıyor.

Müslümanların birbirine hilm ile hitabı gerekliliği buyruğu'nun sahibi gavuru, gavurluğu aşağılıyor diye, onun kullarının ibadet aşkıyla birbirlerini tahkiri gücüme gidiyor.

Bu mevzuya dair ciddi sıkıntım var ve bu konuda çok kalem oynattım.

MuHASEBE YAZILARI

ÖTeLENMiŞ ÖTEKiLERİN iTELENMiŞ HALLERi

BÜKÜLMÜŞ BURUŞMUŞ DÜRÜLMÜŞ ŞERHLeR

ZAMANE YAŞAmLARA TUZ RUHU

Bütün bu yazılar/yazı dizileri hep bu odak mantıklı bir şekilde.

'Neden bu metod' diye sorguladığım yazılarda temelde işi cüretli tespitlere kadar da götürmüşümdür. Bir tarz tanrı olma hevesi ile izah etmeye mecbur kalmışımdır bazen.

Uslub uslub uslub...

Tamam sertlik, kırıcılık, öfke gereklidir, gereksizdir hiç ağzımı açmayacağım.

Sadece bildiğim, gördüğüm öfkeli, incitici, alay edici, tahkir edici, dalga geçici uslub asla muhataba hitab etmiyor. Söz sahibinin boşalmasına ve rahatlamasına belki fayda veriyor.

Sonra ise:

Kocaman bir boşluk...

ismail arslan
 
Tarih: 21.04.2008    Hit: 91

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekmekte...
 Halidi  Tarih: 13.05.2008
 Gerçekten de bu ülkede aşağılananlar gün gittikçe büyüyor.

Sayfa {1}
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Uşşakilik 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu İle 2 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4   Tasarım, hosting: Gisa
eXTReMe Tracker