Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 3.635
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.139
Forum mesajları: 11.450
Sayfa izlenimi: 632.127
Bugünkü sayfa izlenimi: 3.940
En son üyemiz: uhut

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Köşe yazıları : Münkir Hukuku

İsmail ARSLAN

Münkir Hukuku

MÜNKİR HUKUKU

'Oturma münkir ile yeme sancı
Pas alırsın paklamaz her kalaycı '

'Abdurrahmân-i Tâgî Hazretleri buyuruyor; bir gün Seyyid Tâhâ söyle buyurmus:

-"Bir münkirin bir lokmasini yiyen müridin kalbi kirk gün zikr etmez." Yine üstadim Gavs-i Azam, münkirlerle beraber olmayi, kafirlerle beraber olmaktan tehlikeli sayardi. '

izah:

münkir kelimesi umumen evliyaullah'ın dilinde (dinden çıkmayı gerektiren) mürted/kafir manasında kullanılmamıştır.

mesela filanca zatın münkiri, falan yolun münkiri denildiğinde, bu, onu kabul etmeyen anlamındadır.

mesela ahmed'in münkiri...

bu münkir, ahmed'in usulunü reddetmiştir.

filan hoca'nın münkiri, falan tekkenin münkiri gibi...

münkir kelimesini dini kabul etmeye n anlamında kullanabilmek için münkir lafzı tek başına yetmez.

islam münkiri demek gerekir....

tarikatı kabul etmeyenleri islamı kabul etmiyor derecesinde yargılar isek, büyük çıkmazlara kendimizi sokarız...

olur ki, tarikati kabul etmeyen şahıs, bir mazerete mebni kabul etmiyordur...

mesela: ben rabıtayı kabul etmediğim için tarikatı reddediyorum derse, onun münkirliği, onun dinine zarar vermez.

zira rabıtayı kabul etmek ne amentü'nin ne de islam'ın rükunlarından değildir.... onun reddedişi, onu islam şemsiyesinden çıkarmaz.

tarikatı topyekun kabul etmiyorum diyen kişi ise cahildir. o neyi inkar ettiğini bilmeden bunu öylemiştir.

zira tarikat: iman islam ve ihsandan ibarettir... gerideki sözler, izahlardır...

aynı kişiye (tarikatı reddediyorum diyen) mesela amentüyü reddediyor musun denilse: asla! islam'ın rükunlarını reddediyor musun? asla! ihsan'ın tarifini? asla! diyecektir...

demek ki bu meselede onun reddi ya mefhuma va kıf olmamaktan yahud da bazı itikadına uymayan tavır ve sözlere inkarındandır...

hülasa: burada münkir gavur demek değildir. münkirin gavur manasında sıfat olarak bildirilmesi için, o kişinin amentüyü ve islamı reddtmesi icab eder.

işte tarikatta amentü ve islam ile alakalı bölümü reddetmek ayrıdır, usullerı reddetmek ayrıdır...

münkirden kaçmak ayrıdır, onu din dışı nitelemek ayrıdır.

tarikat münkirleri ile birebir çok görüşmem olmuştur. sormuşumdur neyine münkirlik yapıyorsunuz? iyi dinlerim, doğru anlarım ve yanlışlık veya bilgi eksikliği varsa tashih ederim.

münkirden kaçmak demek, reddedişinin bulanıklığını giderme imkanın yoksa ondan uzak kal, sen de bulanmayasın demektir...

umum tavsiye donanımını pekiştirmemiş olanların münkir ile münaz aradan azami ölçüde kaçınmasıdır.

zira donanımsız kişi, ya münkirin münkirliğini artırır; yahud da münkirin seline kapılır, kaybolur, en azından zarar görür.

bütün bu tavsiye ve emrler

sulûk nasibi ve kemalatın tahsiline dair bazı mânîler ve daha şiddette imanî bazı endişelere binaen sakındırma maksatlı tarîk usulu koyucunun eğitim mertebesi ve usulu ile ilgili seddi zerâi kabilinden sözleridir.

aksin bir tavır, müslümanların arasnda diğergamlık, tanışma, dayanışma ve kaynaşma düsturları heba olacaktır.

bu ve benzer dusturlar tarikata cidden dahl olmuş ve tarikat terbiyesi ile cidden meşgul olan zatlara özel ciddi emrlerdir;

ama zayıf ve duyarsız olanlarda ise aksi tesir edebilecek uygulamalara sirayeti kat'î şekilde engel lenmesine dair şerhe ihtiyac duyulan lafızlardır.

bu gibi nasihatların yanlış ve eksik anlaşılması değil midir ki, filan tarikat ehlini falan tarikat ehlinden, filan cemaat ehlini filan cemaat ehlinden uzaklaştıran, soğutan, neredeyse husumete varacak kadar şiddette kinlendiren hususlar...

eksik anlaşıldığında söz, nerelere kadar büyük darbeler husule geliyor...

'benim şeyhim şeyhul ekberdir, ona intisab etmeyen münkirdir' diyenlerin de kalkanı bu gibi sözlerdir haddizatında...

bu sözler çok geniş şerh edilmiştir, edilmelidir.

'ancak mü'minler birbiri ile kardaştır' lafzının şemsiyesini daima tepemizde hissetmek zorundayız.

a tarikatının b cemaati ile münasebetini kesmesini gerektirecek manada sözler değildir bu sözler...

münkir denilirken ıstılahı doğru kullanmak, içeriğini net anlamak, intisab edilen zatın feyzinden nasibdar olmak için -şeriata aykırı olmayan emrine- imtisal ve üst kimliği asla unutmamak gibi bazı dusturlar daima gözetilmeli...

bu nasihatları okuyan birinin yanlış anlamasına mani olmak da en az bu sözleri aktarmak kadar vecibedir.

bu sözlerin muhatabı: tarikatlara kastından münkirlik yapan, tarikatı reddederken tarikatın iman ve islam ile ilgili bölümlerine dair imanı dahi hafife alıp, mürşidleri veya tarikat ehlini şirk içinde telakki eden, onları müşrik vasfı ile vasıflayan densizlere dair bir kaçındırma düsturlarıdır...

yani özü: umum olarak ondan sakınılması gereken münkir, tarikat erbabını ya direkt ya da dolaylı anlatımla inançla müslüman görmeyenlerdir...

özelde ise her mürşid kendine özgü bir suluk ve eğitim usulu belirleyebilir. mürşid neden sakındırmışsa müridini ondan sakınması işte müridlik oluyor...

veya neyi emretmişse, onu tatbiki...

mürid bu demektir.

kendi işine bakan demektir...

gayrıda gözü olmayan demektir...

ismail arslan
 
Tarih: 24.03.2008    Hit: 152

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekmekte...
 Ebu cendel  Tarih: 29.03.2008
 Güzel bir bakış açısı. Kucaklayıcı bir yaklaşım. Sizi tebrik ediyorum. Keşke herkes sizin gibi olaylara yaklaşsa. Kavga gürültü mü olur ?

Sayfa {1}
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Uşşakilik 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu İle 2 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4   Tasarım, hosting: Gisa
eXTReMe Tracker