Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 3.635
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.150
Forum mesajları: 11.513
Sayfa izlenimi: 634.148
Bugünkü sayfa izlenimi: 1.231
En son üyemiz: uhut

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Köşe yazıları : Müslümanlık ve Müslümanlık şekli

Muhammed Zahid

Müslümanlık ve Müslümanlık şekli

Müslümanlık ve Müslümanlık şekli

Müslüman ile müslüman biçiminin arasındaki ilişkiyi anlarsak ve İslam'ın bu ikisinden hangisine öncelik verdiği konusundaki tereddütlerden kendimizi kurtarırsak, dünyada biz müslümanların niçin bulunduğunu ve ne yapması gerektiği hususunu bi nebze olsun açıklamış oluruz. İslam’a ve Müslümanlara karşı düşmanlık hissi besleyenler ilk olarak İslam'i biçimlere saldırmayı amaç ediniyorlar. İslam'a karşı yapılan kılıçlı, silahlı taaruzlarda başarılı olamayacağını anlayan küffar, müslümanları Kur’an'dan uzaklaştırarak mutlak bir muzaffere necat olmayı umuyorlar. Bunu da müslümanları “İslam”ın istediği manadaki biçimden kopararak yapmayı planlıyorlar.

İslam'a karşı kinini, nefretini ve düşmanlığını daha etkili kılmak isteyen küffar topluluğu, her konuda özün biçimden önce geldiği fikrini benimsettirmeye çalışmışlardır. Kendi toplumlarını ise inançları doğrultusunda biçime bağlanmaya çağırmışlardır. İslam'ın korunması,bekası,çağa ayak uydurmak, küffar topluluğunun rızasını kazanmak vs. sun-i manupülasyonlarla müslümanların biçimlerinden vazgeçmesi gerektiğini söyleyen sözde müslüman ve küffar toplumunun bireyleri , söylemde, müslümanlığı korumak istiyorlarmış gibi görünseler de, özde tam tersi bir sonucu arzulayanlardır. İnsanlık tarihinde hiçbir öz yoktur ki, biçimini kaybettikten sonra özünü devam ettirebilmiş olsun. Müslüman biçiminin terki hususunu kabul ettirmeye çalışanlar, müslüman biçimiyle korunabilen ve savunulabilen İslam'ın korunmasız ve savunmasız kalmasını isteyenlerdir. Özü kaybolmuş, tükenmiş, bozulmuş bir müslümanlık , özsüz kalmış bir müslümanlık olabilir. Teoride kalmış pratiğe indirilmemiş, temenni ve tehallillerle donatılmış bir islam zamanla etkinliğini kaybeder, yerini münkerat ve fuhşiyata bırakır. Büyük bir toplumun ahlak çöküntüsü içinde özsüz ve biçimsiz olarak batışına şahit olabilirsiniz. En uygun müslüman formatına girmeksizin ve müslümanlığı yaşayan bir toplumun içinde yaşamaksızın, hiçbir zaman İslam davasında etkin olunamaz.İslam'ın kemale erdirilmesi, müslüman biçiminin kemale erdirilmesinden başka birşey değildir. Biçimsiz kalmış öz diye bir şey yoktur ve olmayacaktır.

Dünyanın neresinde olursa olsun bir müslümanın yegane işi biçimini ve biçimciliği bir kenara bırakmak değil, tam tersine ulaşabildiği ve yapabildiği kadarıyla biçimini özüne uygun kılmaktır. Müslümanlar öz ile biçim arasındaki ilişkiyi yorumlamaktan ve yaşamaktan imtina ettikleri oranda küfrün hükmüne rıza göstermiş olurlar. Küffar tarafından suçlanan, müslüman aleminden çoğu, cezaya çarptırılmamak ve İslam düşmanları gözünde beraat etmek için olmadık şekillere giriyorlar. Bu tutum yalnızca İslam'dan uzaklaşmaya değil, aynı zamanda gerçek müslümanların ve müslümanlığın küçük görülmesine, kafirlerin yardakçısı derekesine düşürülmesine sebep oluyor.

Bu kadar olumsuzluğa rağmen, İslam’ı yaşayabildiğimiz ve gereklerini yapabildiğimiz oranda değerimiz artar ve Rabbimizin rızasına nail olmuş olabiliriz. Allah ancak muttakilerin dostudur, zalimlerin ve kafirlerin düşmanıdır. Müminlere karşı her daim merhametli ve şefkatli, zalimlere ve küffara karşı ise son derece gadablı ve katıdır.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun........

 
Tarih: 21.03.2008    Hit: 176

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekmekte...
 Nurani  Tarih: 01.05.2008
 Allah günahlarımızı affetsin ve bizleri de hakiki müslümanlardan eylesin.

Sayfa {1}
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Uşşakilik 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu İle 2 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4   Tasarım, hosting: Gisa
eXTReMe Tracker