|
İstatistikler |
|
Üye
sayısı: 3.635
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.139
Forum mesajları: 11.450
Sayfa izlenimi: 632.128
Bugünkü sayfa izlenimi: 3.941
En son üyemiz: uhut
Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx
İp adresiniz: 38.103.63.16
|
|
Halidiye.com | Köşe yazıları : Said Nursi ve Esad Erbili 3
|
Mazhar ERGENE

Said Nursi ve Esad Erbili 3
|
|
Esad Erbili ve Üstad Said Nursi isimli makaleyi Usul-u Hadis kriterlerini baz alarak yaptığımız incelemeye devam edelim. Bu yazı dizisine gelen tepkileri cevaplamayı en sona bırakıyorum ve kaldığım yerden devam ediyorum.
Olayda Sami Efendi Hazretlerinin naklettiklerini inceledik. Şimdi de gelin Abdurrahman Cerrahoğlu Abinin naklettiklerini biraz inceleyelim. Son Şahitler de Necmeddin Şahinerin yaptığı nakle bakalım. Abdurrahman Yardımedici Abinin nakline göre Bediüzzaman Hazretlerinin ders almasını isteyen Esad Erbili
Hazretleridir ve Bediüzzaman bu teklifi geri çevirmiştir.
"Kardeşim, öyle bir zaman gelecek ki, iman adet kabilinden sallantıda olacak. biz,-tarikat bir tarafa-hepimiz bugünden tezi yok imanî hüccetlerin gönüllerde yerleşmesi için birleşirsek o zaman en faydalı, en lüzumlu vazifemizi yerine getirmiş oluruz."
Üstad Hazretlerinden nakledilen cümle bu. Burada açıkçası benim Bediüzzaman Hazretlerine yakıştıramadığım bir cümle var.
Esad Erbili Hazretleri 1847 doğumludur ve Üstaddan otuz yaş büyüktür. 10 yaşında bir çocukken bile muhatabı olan ulema ve meşayiha Efendi Hazretleri şeklinde hitab eden Üstadın kendisinden bunca yaş büyük, muhabbet beslediği bir şeyh efendiye "Kardeşim " şeklinde bir hitabta bulunması makul görünmüyor.
İkinci husus ki Said Nursi ve Esad Erbili 1 yazısında belirttiğimiz gibi Üstadın Şeyh Erbili ile karşılaması ve hasbihal etmesi eski Said dönemindedir.
Eski Said devresinde ise Bediüzzamanın en temel meselesi Kuranın sönmez ve söndürülemez bir güneş olduğunu ispattır. O yüzden de zaten İşaratül İcaz'ı telif etmeye başlamıştır. Ortada Risale-i Nur yoktur ve İman kurtarma hizmeti başlamamıştır. Mamafih Üstad Hazretlerinin bu tür bir cevabı için vakit henüz çok erkendir. üzerinden bir hayli zaman geçmesi gereklidir.
Üçüncü bir noktada o devrede İslama hizmet etme noktasında hilafetten/şeyhlikten ziyade ilim gerekiyordu. Diğer bir ifade ile bugün umumen şeyh efendilerin çevresindeki kenetlenme ve cemaatleşme o devrede daha çok ulemanın etrafında vuku buluyordu. Bugünkü gibi alim sayısı az olmadığı gibi şeyh sayısı da hiçte az değildi. Sadece İstanbulda beş yüzün üzerinde tekke ve zaviye bilfiil faaliyetteydi. Mamafih hilafet alıp, bir tekkeye şeyh olmak İslamın tek yolu değildi.
Bu noktada karşılaşılabilecek en büyük bir sıkıntı Abdurrahman Abinin veya Fethullah Hocaefendinin yalan söyleyip söylemediği olabilirki ; Hocaefendi Üstad Hazretlerini görmediği için o da sadece abilerden duymuştur. Aradaki ravilerden birisidir.
Elbette abimizi yalancı konumuna sokmak gibi bir derdimiz yok. Ancak şurası unutulmamalıdır ki insanız, abimizin hafızası bir takım teknik detayları unutuyor olabilir. Veya sözün/sohbetin sonuna yetişmişte olabilir. O bakımdan abimizin nakli iki bakımdan sakıt oluyor.
Tarih: 21.03.2008 Hit: 450 |
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekmekte...
| talib Tarih: 29.03.2008 |
| Güzel bir yazı tebrik ediyorum. Bu konuda, o zaman dergaha devam edenlerin haricindeki sözlerde hep çelişkiler vardır. Bunu da meşrep taassubu olarak görmekteyiz. Olayın aslını, dinlediğimiz emin bir kaynaktan ileride aktarırız inşaallah. |
Sayfa
{1}
|
|
Günün Hadis-i
Şerifi |
|
Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce
sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından
önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.
|
|
Günün Duası |
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe
doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk
ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir
güç bahşet!
Âmîn... Âmîn... Âmîn... |
|