Soru Cevap Rüya Tabirleri Meal Akaid Tefsir Hadis Tasavvuf Tarih ve Medeniyet Halidiye FORUM
  Ana Menü
 » Ana Sayfa
 
» Evrad-u Ezkar
 
» Risale-i Halidiyye
 
» Risale-i Kudsiyye
 
» Mail Grup
 
» İslam Alemi
 
»
İslami İlimler
 » Halidiye Mektebi

 » Mektubat
 » Arştan Hüzmeler
 » Gülzar-ı Arifan
  Üye Menüsü
K.adı
Şifre

 

Şifremi unuttum
Üye ol

 
  Siteden haberler

Seyr-i Süluk Şeması

Rıhle Dergisi Çıkıyor

  Tasvip edilenler
» Ehlullah.com
» İsmetiyye
» Ebu Bekir Sifil
» İnkişaf
» Darul Hikme
» Fetvahane
» Sadabat
» Mecelle
» Reyhanikitap
» SultanReyhani
» Tahavi
» Kerbela
» Tasavvufi Hayat
» Tasavvuf Dergisi
» Dervişan
» Ehli Sunnet
» Hak-Dilaram
» ResimKalesi
» Hazırindir
» Rıhle Dergisi






  İstatistikler

Üye sayısı: 3.632
Portal Konu sayısı: 12
Portal AltKonu sayısı: 93
Portal Yazı sayısı: 930
Forum başlıkları: 46
Forum konuları: 3.121
Forum mesajları: 11.411
Sayfa izlenimi: 630.555
Bugünkü sayfa izlenimi: 2.368
En son üyemiz: Ezel--i Nur

Sayfa oluşum süresi:xx
Gösterim süresi: xx

İp adresiniz: 38.103.63.16

  Halidiye.com | Köşe yazıları : Global Din

İsmail ARSLAN

Global Din


GLOBAL DIN - SUREC FELSEFESI

Materyalist felsefenin teoristyenlerinin söyle bir degerlendirmesi var, derler ki: Ilk insanlar korkularini ve sevgilerini neye yönlendirdilerse ona asiri bir teslimiyet ile tapindilar. Günesin isigina hayranlik duydular günes tanrisi; ayin geceyi aydinlatmasi ile ay tanrisi, güzel olana duyduklari sevgi ile güzellik tanrisi, ask tanriçasi, savas tanrisi, bereket tanrisi v.s vs... kendilerine birçok tanri edindiler. Zihinleri tekamül ettikçe tanri sayisini bire indirerek, tek tanriya inanmaya basladilar. Insanlar rablerini aradilar ve buldular.... Ve bu tekamülün zirvesinde, bütün bu tanri inanisinin, kendi içindeki öz oldugunu fark edene kadar insanin zihni gelisimi sürecektir. Tanri insanin ta kendisidir... Insan ya buna erecektir, ya da eremeyenler, erenlere hizmete mahkum materyaller olarak degerlendirilecektir diger her materyal gibi....

Iddialari bu... Bunun haricindeki ifadeler meselenin aslinin izahati veya artik her neyi ise.... biz bu iddianin su yönü ile ilgiliyiz.

Yaklasik belki on asirdir süre giden ve galiba onlarin hesaplarina göre nihayete varmasina az kalan bir gayret nesilden nesile miras yoluyla devam ediyor.

Tek tanri fikrine inanan Yahudiler kendilerine has inandiklari tanrilarinin bahsettigi orjin üstünlüklerinin sarhoslugunda sair insan tabakalarinin hayat hakki elde etmesi adina onlari varliklarina hizmet ettirme noktasinda binbir türlü cemiyet kurarak, çesitli planlari hayatiyete geçiriyorlar. Bu plan dahilinde maalesef samimi ve dindar Müslümanlar Hiristiyanlar ve hatta bazi Yahudilerde çok rahatlikla, hiç bir seyden habersiz bir biçimde onlarin davasina hizmet ediveriyorlar... Yani bu materyalizm fikrini daraltmak ve bir toplulugun düsüncesi gibi sunmak manasinda degerlendirmezseniz, olayin alt komisyonunun çalisma stilini izah babinda yahudi dedik. Ama mecbur degiliz yahudi demeye daha farkli bir simgeyi de kullanmak mümkün haliyle... ( biz bu tarz mevzularin arkasinda illa bir yahudi zihniyeti arariz ya, biz de bundan esinlenmis olalim; çok ta önemli degil, kim ve neci olduklari... ne yapmaya çalistiklari ve neleri yaptiklari bizce daha önemli...

Konuyu dagitmadan, size bazi bildigimiz hususlari siralamak durumundayiz.....

Martin Luther, Incilin sadece Hiristiyan ruhbanlarinin anlayisina köle olmaktan! kurtarma adina bir gayrete girdi. Incili Latince’den tüm mensuplarinin anlayacagi sekilde, özüne dokunulmayan! bir biçimde anlasilabilmesi gayesi ile sadelestirdi. Kurallardan, seriattan! müstagni kildi kutsal kitabi. Sadece sevgiyi ve inanci esas alan bir anlayila inananlarina özgün bir nefs tatminini, din adina dinden hariç ne varsa her seyi kullanarak olabildigince dogal bir akisla sunuverdi. Ve bu, haliyle oldukça ragbet gördü. Zira cezasiz, kuralsiz, siyasi dünyadan uzak, kisisel zevklerin tatminine tu kaka demeyen, tam nefsin bam teline dokunan bir din!.. mensuplarinin ugruna can verdigi! bir sevgi ve hosgörü dini olarak basamaklardan bir basamak olarak bu yeni Hiristiyan inanci tarihte yerini aldi. Hala onun en yilmaz savunuculari samimi niyetlerle her yerde bu görüsü yaymaya çalisiyorlar... Martin bizce davasinda samimi bir insandi; ama felaket senaryo yazarlari için ona biçilen, onun hayatinda düsünemedigi belki bir roldü. Ve onun ölümünün ardindan bes alti yüzyil geçti belki ve materyalizm babinda plan sakir sakir isliyor su an... Insanin kendisi tanri! ( hasa ) .....

Yahudi Talmut’u ise eglendiren ve zevk veren, asiri kuralci ruhbanlarin öngördügü kati örtüsünün altinda, “ Yahudi isen ne yaparsan yap netice de yaptigin bir sekilde affedilir ve kutsal davanda basarilarin bütün günahlarina kefarettir “ mantiginin sarhoslugunda olabildigince nefsi tatmine yönelik kurallar kitabi! olarak tarihin tozlu satirlarinda bir nesle damgasini vurdu ve o nesil inatla davasini bir sonraki yüzyila tasimada iki bin yillik bir gayrette... Onlara göre sevgi, saygi, inanç, hikaye-i laf-i güzaf, önemli olan yahudi irkinin üstünlügüne inananlara hayat hakki verilmesi ve inanmayanlarin bir sekilde güç nereye kadar yetiyorsa oraya kadar harap edilmesi.... Kendi aralarindaki davalari, cana ve bedene zarar gelmeyecek bir sekilde, mümkün oldugunca aile! arasinda kalmasi kaydiyla Talmut’un, esrarengiz, kati ama gevsek! kurallari ile halledivermek esasi çerçevesinde irkçi bir din anlayisi ile faal hayati sürdürmek esasi.... Onlara göre zaten her yahudi bir manada özel bir ilah....

Islam’da ise birkaç asirdir reform teraneleri... alimlerin sözlerine elestiriler.. onlar eskide kaldi yeni bir seyler söylemek lazim kuru laflari.. beyni sulanmis ene küpü ilimsiz ve üstelik dar fikirli insanlarin dini yeniden yapilandirma adina dine balyoz darbeleri ile saldirma canavarliklari... Bunlar da tabi ki bilinçsizce... Aslolana neye hizmet ettigini bilmeden bir takim fikri darlarin etkin olduklarini sandiklari, ama içinde ezildikleri bir çark.... Bunun da sonu ferdiyetçi tavra, kisisel egonun ilahlastirilmasina kadar gidecek haliyle....


(Sahih alimlere itimadi kaldirmalari gerekiyor ki kendi görüsleri aykiri da olsa o alimlerin fikirlerine, halka rahatlikla sunum yapabilsinler ve hürmet hissini sahislarina yönelten halki rahatlikla koyun sürüsü gibi güdebilsinler!... ve Peygamber aleyhisselam ile sahabesini devreden çikarma plani ardindan... Öyle ya kuru, mücerred bir meali eline alip oradaki bir kelimeyi tam yirmi saat araliksiz vaaz mevzusu yapabilecek dirilikte, laf ebesi insanlar aramizdayken, Peygamberin ve sahabesinin ve alimlerin yüzyillarin birikimi ve ilmin getirisi, teslimiyetin ve asiri muhabbetin semeresi takvalarinin eseri fetvalarinin ve görüslerinin yollarini kesmesine müsaade etmemeleri için su hadis zayiftir, su fikir eskidir, filan adam cahildir demesinler de ne desinler!?... Kur’an hususunda, Meal yazanin fikrine ve uyarlamasina gösterdikleri sayginin on binde birini Peygamber aleyhisselam’a göstermeyen bu tarz kisiler hakkinda herhalde çok konusmaya gerek yok... ) bu anlasildigi gibi paradoksun bir yönü ile ilgili bir parantez içi ifade idi. Genel konuda bunu da dikkate almayiniz....

Özde hadise su:

Martin Luther Incili insanilestirdi!... Insana özel, insan için din anlayisi ile zamana zemine ayak uyduran bir din anlayisinin hakim olmasinda ciddi bir adim atti; kendi çapinda oldukça da basarili oldu. Onun fikirlerini bu gün milyonlarca insan samimiyetle savunuyor ve içtenlikle insanin kendi içindeki tanri ile birlesmesinin gerekliligine inaniyor ve bu amaçla ahlaki prensipte temel alan, seriatsiz bir din yasayiveriyorlar....

Yahudi Talmut’u, ahlaki prensipte önemsemeyen seriati ile, kutsal irkin yolunu açmaya her an reformda! bir rahatlikla - ki kapi ardina kadar yeni kurallar için açik - özgün yapisinda devam ededuruyor.... yine kendi insani için...

Budistlerin isi kolay.. onlar zaten ahlak ve kültür davasinin pesinde adam olmak davasi! ile o kadar içli dislilar ki, temelde kolaylikla asli davaya hizmette yeri gelince disli olabilir çarkta.. temeli de önü de insanoglu insan.... ilah insan

Müslümanlik cephesinde reform çalismalari, güne özel, güncel bir din anlayisi için ciddi çalismalar.... yine bunun da adi özgün özel kisiye özel bir din anlayisi... ve tepesinden de altindan da baksaniz ilah insan profilinin beyin yumrularina etkisini kirma telasesi ve Islam’la özlestirme çalismalari bu fikri... ( çalisanlarinin bununla bir alakasi yok ama, onlarin bu materyalist çalismanin adini bile duyduklarini sanmiyorum. kisisel megalomanilerinin tatmini için çalisirken aslinda neye hizmet ettigini bilmeyen tipler bunlar )

Buraya kadar aktara geldiklerimizi bir ön bilgi olarak zihinde tutalim ve su soruya geçelim.

Bütün bu tek tanrili dinler veya dahasi dinlerin hepsi Bir takim iq dehali insanlar tarafindan materyalist felsefenin hayat dini ! olmasi için nasil kullanilabilir?

Problem Hiristiyan Yahudi ve Islam mefhumlarini insan beyninde nasil birlestirebilir ve ulasilmasi gereken hedef olan tanrinin insanin ta kendisi oldugu fikrine ( hasa ) bu dinleri nasil yaklastirabiliriz?

Cevap su olsa gerektir:

Memleketimizden baslayalim:

Basinin buna etkin oldugu, insanlarin en özel hallerinde bile onsuz olamadigi televizyonu (çagdas teledeccal!) kullanarak zeki, hazircevap, halkin öz mantigina yüksek egitimlerle asina, Islamin temel dinamiklerinden haberdar ve alternatif fikirleri savunmakta, ehliyetsizlerin karsisinda usta! ilim adamlarini! sürekli davetsiz davetli misafirler seklinde kullanip halkin en mahrem odalarina ( beyinlerine) sokabilir miyiz?

Zaten büyük çogunluk is güç as geçim, mevki telasesindeki bu insanlarin içinde bir grup akli öteli kisiligin aklini çesitli beyin yikama seranomileri ile yikayabilmenin yolu,sürekli bombardiman halinde tezat ve dile getirilmemis veya asirlarin küfünde pas tutmus fikirleri isitip, temizleyip, pahali makyajlarla süsleyip sunsak, acaba bu göl maya tutar mi?

Iste görüyorsunuz... Televizyonlarda din adina tartismalar, en akl-i selim bildiginiz insanlar bile bu tehlikeli çarkin dislisi olmayi göze alip, en gaddar zalimlerle bir nevi isbirligi içinde, saf beyinli halki olmaz tuhafliklarla tokat çocugu haline getirdiler.... ve her sey o kadar aleni yapiliyor ki ve hizli... degerlendirme yapma firsati bile verilmeden gündem patir kütür degisiyor. bu kadar yakin bakmak olaya kalp ve beyin gözümüzün görme duyusunu bozdu çogumuzun....

Ince bir tezgah, ilmek ilmek islenen özel konular... Bazisi zihnimize geldi. Mesela: Hazreti Isa öldü ve sonra Allah katina çekildi iddiasi.. Bunun altindaki bit yenigini söyle kisa yollu bir düsündüm de ne geldi aklima biliyor musunuz?

Malum Islam inancinda Hazreti Isa ölmedi ve Allah Teala, Onu Kendi katina çekiverdi, yerine ona benzeyen bir haini çarmiha gerdiler. Bunu hepimiz böylece bilip dururken; nereden çikti bu Öldü ve Allah onu diriltip katina çekti iddiasi? Bunun bir özel misyonu var mi? Evet var:
Misyon, bir beyin jimnastigi mesabesinde su olabilir mi ki diye düsünmeden kendimizi alamadik...

Hiristiyan inancinca bir insanin Hiristiyan olabilmesi için sartlardan biri su: Hazreti Isa'nin bütün insanligin günahina kefaret olacak sekilde kendi tanrisal konumundan vazgeçip, insan sifati ile kanini akitmasina inanmak temel sarttir. Bunun törensel adi da vaftizdir. Bu itikadi yüreginden hisseden ve inanan her Mü'min Hiristiyan, ne kadar günah islerse islesin, bir sekilde telafisi mümkündür. Çünkü o büyük çobanin kendi ezelden ebede günahlari için kanini akittigina ve sefkatinin yüceliginden tanrisal konumundan - aslinda o konumdan tanri katinda seref itibariyla daha yüksek olan- insan makamina inmis ve buna inanmayi iman sarti olarak bildirmistir.

Bu hadisenin akla yakinlastirilabilmesi için, Islam itikadindaki Hazreti Isa'nin ölmeden göge yükselmesi inancinin yikilmasi icap etmez mi? Öyle ya eger O ölmeden göge çekilmis olsa, kanini bütün insanligin günahina keffaret olmasi için döküldügü iddiasinin savunuculugu Islama göre nasil mümkün olabilir ki?!

Bekleyin belki bir sonraki safha su olabilir:

Evet... Islam Hiristiyan akidesinin bu inanç doktrinine karsi herhangi olumsuz bir fikir öne sürmüyor; Islam sadece Isa'nin -haşa- Allah'in oglu olarak anilmasindan rahatsiz diyebilirler mi ki? Derlerse inanin Hiristiyanlarin buna cevabi hazir olsa gerek.. küçücük arastirmalarimiz sunu bana gösterdi ki... Hiristiyan itikadinda Isa'nin (Hasa) Tanrinin oglu olarak anilmasi yeni versiyona göre temel itikat prensibi degil! Onlara göre bu ogul kelimesi aslinda bütün insanlara samil.... Her insana Tanri kendi katindan kendine ait olan bir yüce ruh hediye etti ve bu ruha sahip çikan, bu ruhun tasarrufuna giren herkes zaten bu anlamda tanrinin mecazi manada ogullaridir ve kelimeden rahatsizlik duymaniza gerek yok, çünkü klasik manada sizin tasavvuf iddiacilariniz demiyorlar mi ki fenafillah! Iste biz de onlar gibi tanrinin katina layik olmak için ahlakli ve münevver insanlar olabilme yolunda adimlar atanlara mecazen tanri katinin yüceleri manasinda bu kelimeyi kullaniyoruz derler ve olayi zihni boyutta bitiriverirler!!!

Ve tabi bu fikir çorbasinin tadi babinda ifade etmek gerekir ki bu oyun kesinlikle daha planli ve programli bir sekilde hayatiyete geçiriliyordur.. ne de olsa erisemedigimiz bilgiler eristigimizden daha fazla...

Buna benzer problemli gözüken bir çok ihtilaf, kolaylikla iyi bir sunusla kafasi karismis, neyin dogru neyin yanlis oldugundan daha ziyade, kim daha iyi bagiriyor! küfrediyor! üste çikiyorun sarhoslugunda televizyonunun basinda, evladi iyâlatiyla bu tartismalari izleyen her biri allame olma sevdalisi! aile reisleri tarafindan merak buyurmayiniz oldukça iyi çözülecektir ve daha nice nice bizim aklimiza bile gelmeyecek uyumluluk projeleri üretilecektir!

Hiristiyan akidesi ile Islami birlestirmeyi bu minvalde becerebildik!(hasa) Peki Yahudi ve onun Tevratini ne yapacagiz?

O çok kolay...

Yahudi için kendi üstünlügünün tasdiklenilmesi ve ona hizmet edilmesi - isteyerek veya istemeyerek sair insanlarin- bir iman sartidir. E zaten hem Incil’de hem Kur'an'in Türkçe Urduca, Rusca v.s v.s meallerinden bunu akla yaklastiran, onlarin üstünlügünü! her firsatta dile getiren ifadeler yogun bir biçimde yer almiyor mu? Demeyin canim simdi bir çok ayette de onlarin fenaligi aktarilmis, pis huylari, ikiyüzlülükleri filan anlatila gelmis! Hayir efendim.. kürkçü sevdigi kürk yerden yere vururmus hesabi hadiseler bunlar.. Allah onlarla çok ilgili oldugundan böyle oluyor! diyerek çiksa yine televizyonlara psikoloji mütehassislari, beynimize beynimize isleyiverse bu düsünceyi, artik karsi durus sergileyecek de degiliz yani?!...

Bakin onlarin meselesi de bitti.. evet tanri ( hasa) bu irki ne hikmetse artik tutmus, sürekli onlardan bahsediyor. vardir bunun bir hikmeti sual sorulmaz tanrinin yaptigi böyle ise biz de kabul edelim artik onlarin bir sekilde farkliliklarini, üstünlüklerini der demez bizlerin yahudi ile hiç bir problemi kalmaz! Onun itikadina göre artik biz hayat sansi bulduk ve kendilerine hizmet ettirme yolunu zaten onlar çok iyi biliyorlar; bu yolu bizim bilmemizde pek de fayda yok aslinda!...

Sonuca gelelim...

Her seyi uyumlulastirdik!.... Tanri bir ve hepimizin inandigi ayni tanri, zaten bunca gelismeden sonra papa çikip ta biz Muhammed aleyhisselam'in peygamberligine inaniyoruz demez mi sandiniz!? Öyle bir der ki feryadini Bozkirin köyündeki Hatça Ana dahi duyar!... Öyle ya ne problem! Zaten kutsal ruh bütün insanlara ahlak ögütleri vermiyor mu? Peygamberin hadislerini devre disi birakip, Kur'an'i kafamiza ve keyfimize göre yorumladigimiz anda Peygamber aleyhisselam’a böyle bir misyon biçmenin hiçbir zarari olmadigi gibi, bir milyardan fazla Müslüman “ helal olsun papaya .. bak Müslüman oldu! kabul etti Rasulullah'in peygamber oldugunu, hem zaten onlar da tek Allah'a inanirlarmis.. yaziklar olsun onlarin bu inanislarini bizden saklayan yobaz alimlere yuuuhhh! “ diyenlerin sesleri Ars’a kadar ulasmaz mi?

En basa gidin ve tekrar okuyun o ilk paragrafi... Buradan itibaren bastaki fikrin dünya insanlarini idare etmek noktasindaki önemini ve nesillerden nesillere miras bir evrensel hakimiyet planinin temel taslarinin ne olabilecegi hususunda aklimiz biraz daha net bir bakisla olaya bakabiliyor mu? Kanununu kendimizin koydugu, statüsünü kendimizin belirledigi bir din!.... Ve bu genel bu mesele sadece Müslümanlari ilgilendirmiyor, bu bir insanlik drami....

Maksat su; beyin evrimini tamamlamislara, beyin evriminde devam edenlerin veya evrime hiç müsait olmayanlarin hizmet etmesi ve bu hizmetlerinde hiçbir biçimde beyin evrimini tamamlamislarin karsisinda, beyin evrimini tamamlamamislarin ne olup bittiginin haberinde bile olmamasi.... !

Bu onlarin oyunu... Bu oyuna Hiristiyan misyonerde düsüyor, Müslüman vaizde... Yani bu global din ! (materyalizm) menfaatine çalisanlarin Müslüman mis, Hiristiyan mis, Budist mis gibi bir ayrimi söz konusu degil.. Kim bu evriminin neresinde, onunla ilgileniyorlar sadece....

Görünen o ki surlarini bombalaya bombalaya nerede ise atilan bombalarla yeni bir kale insa edilecek bu mukaddes Islam dini, onlari hayli ugrastiriyor. Çünkü Müslümanlarin kaleden de öte imanlari ve sapasaglam DNA RNA moleküler yapiya kadar islemis bir alim ve mazi sevgisi var....

Bu aralar bir iki yüzyildir, Bunu kafaya taktilar ve özellikle su siralar nükleer baslikli füze bile kullaniyorlar fikir boyutunda!

Öyle ya televolelerle sersemlestirdikleri halkin önüne sürekli dini degerlerle dalga geçen, zihnini dinmisçesine sunan ve her türlü temel bilgiyi hafife alip, bu degerlere en özünde Islamin ta kendisine tüküren bir zihniyeti, milletin basina sarmalarindan daha büyük, bu millete saldiri mi olurdu?

Bu bizim memleket safhasi, diger yerlerde , dünyanin daha baska mevkilerinde de olaganüstü bir savas sürüyor bu manada...

Onlar her kültürün altini oyup, zihin evrimini tamamlamis kendilerine ! sair insanlari hizmetçi ve bir nevi materyal gibi degerlendire dururken, bu oyunun içinde piyon olmaktan öte hiçbir mana tasimayan birçok aydin, ilerici ve akilci çagdas gencimiz yeni dünya düzeninde materyalizm dinine! bir biçimde hizmete devam ededursunlar! Yahudiyi kendi özgün seriatina teslim ettilerdi, Hiristiyanlari, kutsal bilgelik sevdasina, ahlaka seriatsiz yasantiya... Islam’da ikisi de vardi ya; hem dinin fiili tatbikatlari, hem de olaganüstü saglam ahlak degerleri... Baktilar ki Islam en büyük engel... Müslümanlardan ikisini de almaya karar vermis gözüküyorlar. Hem seriati, hem de ahlaki....

Hadi bu oyunu Allah bozar! ya biz hiç mi düsünmeyelim bu boyutunda bu hadiseyi..

Buradan yola çikarsak kamufle uzmani düsmani en azindan dogru tespit etmis ve belki daha saglikli bir yöne dogru çalismalarimizi kanalize etmis olacagiz.....

Aslinda bu dinleri birlestirme iddiacilarin, neye hizmet ettiklerine bir isaret olsun babinda birkaç düsünce kirintisi idi. Yol açildi fikre gem vurulmuyor ki!...Bizimki sadece bazi görüntülerin bizdeki yansimasi idi...

Son söz:

Herkesin bir plani , hesabi olabilir; ama bütün planlar ve hesaplar Allah Teala Celle ve A'la katinda bozulmaya ve yok olmaya mahkumdur. O'nun istegi olmadan kil kipirdayamaz. Bizler ancak ve ancak O'na teslim bir halde O'nun ve Rasûlunun ve Aleyhisselam'in ardinca giden ulemanin yollarini yol edinmedikçe zillet bizden uzaklasmaz.. diye inaniriz ... Bu da bizim itikadimizdir....
 
Tarih: 17.03.2008    Hit: 149

Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekmekte...
Bu bölüme henüz veri girilmemiş!

Sayfa
  Köşe Yazarları
İsmail ARSLAN 
Aşağıladıkça Büyümek! 
Mazhar ERGENE 
Sarıklı Genç 2 
Hüseyin TÜRKERİ 
Uşşakilik 
Müştâk-ı Cân 
Varidat 
Muhammed Zahid 
Müslümanlık ve Müslümanlık şekli 
Abdullah SAKİZADE 
Rufai Tarikatının Özellikleri 
Ahmet ÖZEN 
Namazın Bahası 
Söyleşiler 
Kenan Çamurcu İle 2 
  Anket
 Hangi Meal-i Şerifi Okuyorsunuz?
 Elmalılı Hamdi YAZIR
 Hasan Basri ÇANTAY
 Ali BULAÇ
 Suat YILDIRIM
 Yaşar Nuri ÖZTÜRK
 Abdülbaki GÖLPINARLI
 Hasan Tahsin FEYİZLİ
 Mahmud USTAOSMANOĞLU



  Günün Hadis-i Şerifi


Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.

  Günün Duası
Ey Rabbim! Girişeceğim her işe doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla ve bana katından destekleyici bir güç bahşet!

Âmîn... Âmîn... Âmîn...
©2005 - 2008 Halidiye.com :: Tüm hakları saklıdır.
Sitemizdeki bilgileri kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
1 - 2 - 3 - 4   Tasarım, hosting: Gisa
eXTReMe Tracker